Darısı Play-Off'a
BEŞİKTAŞ ilk 10 dakikada ikisi Mustafa biri Fernandes olmak üzere üç pozisyon bularak maça başladı. Biraz şans biraz da beceri olsa 11. dakikada Manisa nakavt olmuştu. Beşiktaş'ın böylesine iştahla oyuna başlayacağı belliydi. Avrupa'dan elenmek, ligde de zirveden uzak kalmak futbolcuları stresten uzak tutar ve rahatlatır. Rahat olan Siyah-Beyazlı takım da istediği gibi oynayıp sonuca gitmek istedi, işler Almeida'nın attığı klasik gole kadar çok iyi gitti. Baskı, ablukaya alma her şey vardı. Baskı kurulan dilimde dönen toplar ise Beşiktaş adına tehlike oluşturabilirdi. Ani ataklarda Manisaspor, Ahmet ve İsaac'le etkili olamayınca bu cılız ataklar da konuk ekip adına bir şey vermedi. Manisaspor eski gücünden çok uzaklaşmış, havaları, her şeyleri bitmişti. Yoksa daha etkin bir takım ilk yarıda beraberliği sağlayabilirdi. Carlos Carvalhal, Atletico önünde yaptığı gibi takımını 4-4-2 ile çıkardı. Bu karar maalesef gecikmiş bir karar... Portekizli teknik adam sezon başından beri bu diziliş ile sahne alsa puan kaybettiği çoğu maçı alabilirdi. Büyük takımlar 'büyük' gibi oynamalı. Özellikle kendi mabedinde elinde gole dönük kim varsa oynatmalısın.
Almeida-Mustafa ikilisi rakip savunmayı dün yıprattı. Özellikle Pektemek, Fernandes'in de katkılarıyla araya iyi dalışlar yaptı. Bitirici özelliğini kullansa biraz da şansı yaver gitse en az iki kez ağları havalandırırdı. Son dönemde aldığı sonuçlarla moral olarak demoralize olmuş bir Beşiktaş için bu oyun ve skor Play-Off yolunda umut demek, İsmail dün gayretliydi. Ancak kendisinden çabuk adamlara karşı etkisiz kalmaya devam ediyor. Dün de İsaac'e öyle bir pozisyon verdi ki İsaac kendini yere atsa kesin penaltı. Aynısını Madrid önünde de yapmıştı. Bu arada İsaac yüzde yüzlük golü atsa kimbilir neler yaşanırdı? Bu pozisyonun kazasız belasız atlatılmasında Cenk'in de payını es geçmemek lazım. Zaten Manisa'nın en ciddi şansı da buydu. Carvalhal, oyun 1 -0 iken önce Mustafa'yı aldı. Sonra mecburi bir değişiklikle Almeida'yı yanına oturttu. O anlar da araları limoni olan Ouaresma forvetteydi. Santrafor menşeili kimse sahada yoktu. Bu bir riskti. Skor 1 -1 olsa fatura yine ister istemez Carvalhal'a kesilecekti, imdadına zoraki konuştuğu Q7 yetişti. Önce Simao'nun alda at dediği pozisyonu bomboş kaleye yolladı. Sonra yine jeneriklik bir golle İlker'i avladı. Bu gole kaleci İlker bile şapka çıkardı. Ouaresma belli ki futboldan ayrı kalamıyor. Hırslı başladı ayağına gelen ilk topta golü attı. Belki de kısa süreli kadro dışı kalması ona yaradı. Beşiktaş'ın iyilerini sayarsak Fernandes, Egemen, Simao, Ouaresma desek abartmayız. Fernandes, Ouaresma'ya nispet yaparcasına mükemmel bir gol attı. Belli ki onun da gözü futbolun kalbi İngiltere'de... Dünkü oyunununu ve golünü izlemişse ingilizler fiyat bile artırabilir. Bir ara Fernandes ile Ouaresma birlikte şov yaptı.
Bunları gördükçe niye daha önce yapmadınız demek geliyor insanın aklına? Umarız Play-Off'fa kendilerini affettirirler.