Son Dakika
03.02.2018 - 02:16 | Güncelleme:

Da Vinci, Bach, Einstein olmanın bilimsel sırları

 

Vasatlığın tahakkümünden kurtulmak için bilim, sanat, hayatta ahkâm kesen değil yenilikler sunan insanlara çok ihtiyacımız var. Ama yaratıcı beyin de öyle kolay yetişmiyor. Onu yeşertecek siyasal ve toplumsal ortamı yaratmak, o zekânın yolunu açmak gerekiyor. Selçuk Erez ve Yeşim Erez, alanındaki nadir örneklerden biri olan bu çalışmada, aklımızın sınırlarını aşmanın nasıl mümkün olduğunu anlatıyor. Tarihten çarpıcı portrelerle yaratıcı bir beynin özelliklerini, evrelerini ve sonuçlarını aktarıyorlar. Az bulunan dâhileri keşfetmek, biraz da zekânın ürünlerine hayranlık duymak için kaçırılmaması gereken bir kitap.

 

"Bir şeyler üretmek için dinlenmeye ihtiyacım var” büyük bir yalanın başlangıç cümlesi. Bach, Mozart, Beethoven dahil 10 önde gelen besteci çalışmaları ve verimlilikleri açısından incelendi, en çok parça besteleyenlerin “en güzel” besteleri yaptıkları ortaya çıktı. Aynı zamanda, en fazla eser ürettikleri dönem, en kaliteli eserlerini ürettikleri dönemdi.

 “Kafamı gereksiz şeylerle meşgul etmeyin” o cümlenin devamındaki ikinci büyük yalan. Yaratıcılıkları ağır basan kişilerin, akıllarındaki sentez yapma yeteneğinden yararlanmak için pek çok konuya merak saldıkları ve bu konularda bilgi edindikleri artık biliniyor.

Yaratıcı insanların başka pek çok ortak özelliği var...

ROWLING, LİFİJ, KAFKA, FYODOROV

Kötü bir çocukluk geçiren J.K. Rowling, yazdığı Harry Potter’ı 12 yayınevi basmasa da ısrarını sürdürdü, Birleşik Krallık’ın en zengin kadınlarından biri oldu.

“Resim günahtır” diye eve götürdüğü kibritlerin üzerindeki resimleri kazıyan bir babaya sahip Hüseyin Avni Lifij (1886- 1927) dayak yese de resim dersi almaktan vazgeçmedi, Osmanlı döneminin en yaratıcı resimlerini yaptı.

Sadece çocukluğu değil, yetişkinliği de despot bir babayla geçen Kafka, bu ezilmişliği verime dönüştürdü, baskının kişiliğindeki etkilerini eserlerine yansıtarak başarıya ulaştı.

Tatlı tesadüfleri kullanıp kafalarındaki ampulü yakan yaratıcı isimler de bulunuyor. Rus göz uzmanı Dr. Fyodorov 1974’te bisikletten düşünce gözlük camı kırıkları gözüne batan bir çocuğa müdahale etti. Müdahale sırasında çocuğun korneası çizildi. Dr. Fyodorov zamanla bu çizik alanların büzülerek çocuğun astigmatının iyileştiğini fark etti. Böylece geliştirdiği yöntem, bugün milyonları gözlükten kurtarıyor.

Web sayfalarında güvenliği sağlamak ve programlara bilgisayar programlarının kullanılması yoluyla girilmesini engellemek için çarpık kelimelerden oluşan şifreler soruluyor ya, buna ‘captcha’ deniyor ve bulan da Luis von Ahn. Ahn, bilgisayar programlarının ancak belli düzende sunulan harfleri okuyabileceğini, buna karşılık insanın çarpık yazılmışları da okuyabileceği gerçeğinden yola çıktı ama bulduğuyla yetinmedi. Yönteminden, eski ve soluk kitaplardaki okunmayan kelimeleri captcha’larda kullanarak anket usulü çözmek için de faydalandı. Neticede çoğunluğun yorumu, çözüm için önemliydi!

ÇOCUKLARDA NASIL DESTEKLENİR?

Yaratıcılık artık bir bilim. Psikolojiden nörolojiye, sosyolojiden bilişime pek çok dal birleşip “İnsan nasıl yaratıcı oluyor” sorusunun cevabını arıyor.

İstanbul Tabip Odası Başkanı, kadın doğumcu Prof. Selçuk Erez ve marka yönetimi ve pazarlama uzmanı kızı Yeşim Erez, birlikte kaleme aldıkları “Yaratıcılık - Aklımızın Sınırlarını Aşmak” adlı çalışmada konunun Türkiye’deki nadir eserlerinden birini sunuyor.

Yaratıcılık tam olarak ne demek? Hangi koşullarda boy verir, hangi koşullarda söner? Kadın-erkek, ırklar arasında bu bağlamda farklar var mı? Zekâ ile doğrudan bağlantılı mı? Beynin hangi bölümleri bu işi görüyor? Onu nasıl ölçebiliriz? Yaratıcı ürünler faydalı olmak zorunda mı? Çocuklarda yaratıcılık nasıl desteklenir?

Bu ve benzeri sorulara cevap veren kitap, yaratıcılıklarıyla öne çıkan, bir kısmı dâhi diyebileceğimiz isimlerin yaşamlarına da odaklanıyor.

1997’de yayımlanan “Trendelenburg Pozisyonu” kitabından beri takip ettiğim Selçuk Hoca, üzerinde durulması ve ilerletilmesi gereken çok önemli bir çalışmaya imza atmış kızıyla birlikte. En azından çocuklarınız için faydalanmanız ümidiyle...

BEYİN FIRTINASI (BRAINSTORMING) GEREKSİZ Mİ?

1958’de bir grup Yale araştırmacısı beyin fırtınasının pek işe yaramadığını hatta yaratıcılığı sınırladığını ileri sürdü. Aynı sayıda kimsenin, ayrı ayrı düşündüklerinde, bir arada düşündükleri zamandan daha fazla ve daha iyi düşünceler ürettiklerini iddia ettiler. Konuyu bilimsel yollarla inceleyen diğer bazı araştırmacılar da, bu girişimlerin, üretilen fikirlerin sayı ve kalitesini yücelttiğini, yaratıcılığı geliştirdiğini yansıtan veriler elde edememişlerdir. 

Selçuk Erez’e sordum, cevapladı: ‘Şu günah, bu yadırganırla olmaz’

Yaratıcı kişilerin öne çıkan en temel özellikleri nelerdir?

Yaratıcı kişinin en önemli özelliği belli bir konuya odaklanabilmeleri, kolay pes etmemeleri ve çözüm ararken bağnaz olmamaları, “şu günahtır”, “bu yadırganır” gibi kısıtlamaları, engelleri aşabilmeleridir.

IQ ile yaratıcılık arasında doğrudan bağlantı var mı?

Yaratıcılık belli bir IQ’dan fazlasını gerektiriyor. Bunun bir sınırı var: 120’ye varıncaya kadar yaratıcılık ile zekâ arasında bir paralellik var ama bunu aşınca paralellik bahis konusu olmuyor. Yani IQ’su 120 olan bir kimsenin, IQ’su 157 olan birinden daha fazla yaratıcı olması olasıdır.

Daha yaratıcı ırk diye bir şey var mı?

İnsanlarda bazı laboratuvar hayvanlarında olduğu gibi safkan ırk diye bir şey yok. Hepimiz dünyanın değişik yerlerinden gelmiş insanların karışımıyız. Bu nedenle antropologların çoğu artık insanları “ırk” değil “ortak bir kültüre, dine ve dile sahip sosyal topluluklar” olarak tanımlanan “etnik” farklara göre sınıflamayı tercih ediyorlar. Bu topluluklar arasında hangisinde örf, âdet gibi baskısı çoksa yaratıcılık o kadar az görülüyor. Türklerin bu açıdan başka milletlerin vatandaşlarından farkları yok: Baskılı ortamda yetişen ve yaşayan Türkler genellikle baskısız ortamda yaşayan Türklerden daha az yaratıcı oluyor.

IQ, EQ gibi bir CQ (Yaratıcılık Katsayısı) skalası olması gerekmez mi? Olsa nasıl ölçülü?

Böyle bir katsayı yok; çünkü yaratıcılığı ölçmek için tek bir test konusunda fikir birliğine varıldı. Kişide yaratıcı düşünce tarzının bileşenlerinin varlığını arayan testler ve de ürettiğinin yaratıcılık ürünü olup olmadığını değerlendiren testlerin belli oranlarda yaratıcılık potansiyelini saptadığına inanılıyor. Ancak kişinin gelecekte bu potansiyeli yanında sosyal ortamdan kaynaklanan ve zamanla değişen koşullar da bu konuda rol oynayacağından bu testler belli bir skalanın oluşturulması için kullanılamamakta.

En yaratıcı isimlerden bazıları

Fransa’nın II. Dünya Savaşı sonundaki Dışişleri Bakanı Robert Schuman “Savaşta galip olan mağlubu ezer, bitirir” ilkesinin geleceğin savaşlarının en önemli nedenlerinden olduğunu fark etti. II. Dünya Savaşı’nın galiplerinden olan ülkesiyle bu savaşın mağluplarından Almanya’nın her iki ülkenin kömür madenleri ve çelik fabrikalarını beraber yönetmelerini sağladı. Böylece pek çok kez savaşmış bu ülkelerin uzun sürmüş ve sürecek görünen dostluk ve işbirliğine yol açtı.

Francis Galton, özgün bir yöntemle “dağdaki çobanın oyunun kentteki profesörünki kadar hesaba katılması gerektiğini” göstermiştir.

Birden çok alanda yaratıcılık sergilemiş olan Leonardo da Vinci.

‘Neşeli çocuk daha yaratıcı’

Yaratıcı çocuk nasıl anlaşılır?

Birçok konuyu merak eden, kendine güvenen, neşeli, imgesi zengin çocukların yaratıcı olma şansları fazladır.

Daha yaratıcı çocuklar için ailelere neler önerirsiniz? Daha çok ders çalışıp sınavlara mı hazırlansınlar, yoksa daha çok kitap mı okusunlar?

Tekdüze kafeslerde büyütülen tavşanların beyinlerinin doğada serbest gezen tavşanlarınkinden daha küçük olduğu, beyin hücreleri arasında daha az bağlantı bulunduğu saptanmış. Çocukla elden geldiğince fazla ilgilenmenin, onunla beraber gezmenin, tartışmanın, onu kitapçıya götürüp kitap seçtirmenin, sevdiği kitapları bol okuma şansı sağlamanın ve baskılamamanın beyindeki hücreler arasındaki bağlantıları çoğalttığına inanılıyor. Ülkemizdeki sınava yetiştirme ve uygulama şekillerinin çoğu çocuktaki yaratıcılık eğilimlerini törpülemektedir.

İKİ TAVSİYE

Dünya ekonomisiyle bütünleşmeye başladığı 19. yüzyılda Osmanlı sadece bağımlı mı oldu yoksa iktisaden büyüdü de mi? Yeniden baskıda Prof. Pamuk anlatıyor. Dünyanın en büyük döviz rezervine sahip Çin, dengeleri nasıl değiştirecek? Siyasal tercihlerinin ardındaki ekonomik nedenler neler? Bu da uzmanların kaleminden...

Osmanlı Ekonomisinde Bağımlılık ve Büyüme Şevket Pamuk İş Bankası Yayınları

Yeni Çin Seddi Eric Helleiner Jonathan Kirshner Koç Üniversitesi Yayınları


Değerli Haberturk.com okurları.

Haberturk.com ekibi olarak Türkiye’de ve dünyada yaşanan ve haber değeri taşıyan her türlü gelişmeyi sizlere en hızlı, en objektif ve en doyurucu şekilde ulaştırmak için çalışıyoruz. Yoğun gündem içerisinde sunduğumuz haberlerimizle ve olaylarla ilgili eleştiri, görüş, yorumlarınız bizler için çok önemli. Fakat karşılıklı saygı ve yasalara uygunluk çerçevesinde oluşturduğumuz yorum platformlarında daha sağlıklı bir tartışma ortamını temin etmek amacıyla ortaya koyduğumuz bazı yorum ve moderasyon kurallarımıza dikkatinizi çekmek istiyoruz.

Sayfamızda Türkiye Cumhuriyeti kanunlarına ve evrensel insan haklarına aykırı yorumlar onaylanmaz ve silinir. Okurlarımız tarafından yapılan yorumların, (yorum yapan diğer okurlarımıza yönelik yorumlar da dahil olmak üzere) kişilere, ülkelere, topluluklara, sosyal sınıflara ırk, cinsiyet, din, dil başta olmak üzere ayrımcılık unsurları taşıması durumunda yorum editörlerimiz yorumları onaylamayacaktır ve yorumlar silinecektir. Onaylanmayacak ve silinecek yorumlar kategorisinde aşağılama, nefret söylemi, küfür, hakaret, kadın ve çocuk istismarı, hayvanlara yönelik şiddet söylemi içeren yorumlar da yer almaktadır. Suçu ve suçluyu övmek, Türkiye Cumhuriyeti yasalarına göre suçtur. Bu nedenle bu tarz okur yorumları da doğal olarak Haberturk.com yorum sayfalarında yer almayacaktır.

Ayrıca Haberturk.com yorum sayfalarında Türkiye Cumhuriyeti mahkemelerinde doğruluğu ispat edilemeyecek iddia, itham ve karalama içeren, halkın tamamını veya bir bölümünü kin ve düşmanlığa tahrik eden, provokatif yorumlar da yapılamaz.

Yorumlarda markaların ticari itibarını zedeleyici, karalayıcı ve herhangi bir şekilde ticari zarara yol açabilecek yorumlar onaylanmayacak ve silinecektir. Aynı şekilde bir markaya yönelik promosyon veya reklam amaçlı yorumlar da onaylanmayacak ve silinecek yorumlar kategorisindedir. Başka hiçbir siteden alınan linkler Haberturk.com yorum sayfalarında paylaşılamaz.

Haberturk.com yorum sayfalarında paylaşılan tüm yorumların yasal sorumluluğu yorumu yapan okura aittir ve Haberturk.com bunlardan sorumlu tutulamaz.

Haberturk.com yorum sayfalarında yorum yapan her okur, yukarıda belirtilen kuralları, sitemizde yayınlanan Kullanım Koşulları’nı ve Gizlilik Sözleşmesi’ni peşinen okumuş ve kabul etmiş sayılır.

Bizlerle ve diğer okurlarımızla yorum kurallarına uygun yorumlarınızı, görüşlerinizi yasalar, saygı, nezaket, birlikte yaşama kuralları ve insan haklarına uygun şekilde paylaştığınız için teşekkür ederiz.

SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!
2000
Hava Durumu
Cumartesi 26 MPH 25°
Kısmen Güneşli ve Sağanak Yağışlı