Öne Çıkanlar
Son Dakika
27.10.2017 - 06:53 | Güncelleme:

Ayla’nın hüzünlü öyküsü

 

1950’de Kore Savaşı sırasında yetim kalan bir kıza sahip çıkan Süleyman Astsubay’ın öyküsünü anlatan ‘Ayla’ gösterime girdi. İsmail Hacıoğlu, Murat Yıldırım, Ali Atay ve Çetin Tekindor gibi oyuncuların rol aldığı film, Türkiye’nin Oscar adayı

Bir çocuğu sahiplenmek kuşkusuz sadece kan bağıyla ilgili değildir. Analık- babalık, biyolojik ebeveynliğin ötesinde bir sorumluluktur. Özellikle zor koşullar altında bağlar daha da güçlenip derinleşir. ‘Ayla’ sadece bu bağı değil, bir babayla kızının zorunlu ayrılığını anlatıyor. 1950 yılında, Kore Savaşı sırasında Astsubay Süleyman ile Koreli küçük yetim Ayla birbirlerine bağlanıyor, ayrılmak istemiyorlar ama otoritelerin dediği oluyor.

ÜNLÜ OYUNCU KADROSU

Çarpıcı bir hikâye bu... Sinemaya uyarlanması da doğru bir karar. Peki, senaryosunu Yiğit Güralp’in yazdığı, Can Ulkay’ın yönettiği film, hikâyenin hakkını veriyor mu? Eğer mesele, öncelikle Türkiye gişesinde başarılı olacak bir film çekmekse, “Evet” diyebiliriz. Türkiye’de başarılı olan dizi ve filmlerin senaryo, yönetmenlik ve yapım anlayışı temel alınırsa, gereken her şey yapılmış. Ünlü bir oyuncu kadrosu toplanmış, kısa roller için dahi yıldız isimlerle anlaşılmış.

Fahir Atakoğlu film boyunca çok az susan ve seyirciye nerede, nasıl duygulanacağını önceden haber veren bir film müziği hazırlamış. Jean-Paul Seresin’in dünya standartlarındaki başarılı görüntü çalışmasıyla birlikte yapımcı Mustafa Uslu prodüksiyon kalitesinde belirli bir düzeyi tutturmuş. Savaş ve çatışma sahnelerinden de kaçınılmamış.

‘Hikâyenin hakkını verme’ konusuna dönersek, soruya kendi adıma olumlu yanıt vermem mümkün değil. Ayla ile Süleyman arasındaki baba-kız bağının oluştuğu süreci anlatırken dahi film bizi müziğe ve duygusal coşkuya boğuyor. Oysa burası öykünün şekillendiği, sevgi ve şefkatin ortaya çıktığı yer değil mi? Fakat film, bu duygusal bağdan ziyade filmdeki erkek karakterler arasındaki ilişkilere, savaşa ve kahramanlıklara daha çok odaklanıyor.

KAVUŞMA ANI ÇOK ÇARPICI

‘Baba-kız sevgisi’ ile ‘katı bürokrasi’ arasındaki çatışma yeterince vurgulanmıyor. Aslında ‘kötü adam’, babayla kızı ayıran bürokrasi ama filmden “Ayla için en doğrusu Kore’de kalması fakat Süleyman Astsubay bunu kabullenemiyor” gibi bir izlenim bile çıkıyor.

Asıl amaç, kahraman ve fedakâr Türk askerlerinin Kore’nin özgürlüğüne yaptığı katkıları vurgulamak, zulüm gören halklara yardımcı olduğumuz mesajını vermekse film hedefine ulaşıyor. ‘Ayla’ bu haliyle öncelikle milli bir film, bir kahramanlık öyküsü... Yaşanmış bir hikâyeyi anlatma görevini yerine getirse de kendi sözünü söyleyemiyor. Hikâye, Süleyman Astsubay’ın katı bürokrasiye karşı verdiği ve kaybettiği bir mücadele olarak anlatılsaydı, gerçek babalığın anlamı vurgulansaydı, filmin Oscar’da daha fazla şansı olabilirdi. Kuşkusuz abartısız, sakin ve daha sade bir anlatımla...

‘Ayla’ bu haliyle tümüyle duygulara seslenen, seyircinin gözlerini yaşartacak Türk usulü bir film. En çok oyuncu yönetimini, diyalogları ve oyuncuları beğendim. En etkili yanıysa, hikâyenin kendisi. Özellikle finaldeki o birkaç saniyelik gerçek kavuşma anı çok çarpıcı...

Filmin notu: 6 

 

 


Değerli Haberturk.com okurları.

Haberturk.com ekibi olarak Türkiye’de ve dünyada yaşanan ve haber değeri taşıyan her türlü gelişmeyi sizlere en hızlı, en objektif ve en doyurucu şekilde ulaştırmak için çalışıyoruz. Yoğun gündem içerisinde sunduğumuz haberlerimizle ve olaylarla ilgili eleştiri, görüş, yorumlarınız bizler için çok önemli. Fakat karşılıklı saygı ve yasalara uygunluk çerçevesinde oluşturduğumuz yorum platformlarında daha sağlıklı bir tartışma ortamını temin etmek amacıyla ortaya koyduğumuz bazı yorum ve moderasyon kurallarımıza dikkatinizi çekmek istiyoruz.

Sayfamızda Türkiye Cumhuriyeti kanunlarına ve evrensel insan haklarına aykırı yorumlar onaylanmaz ve silinir. Okurlarımız tarafından yapılan yorumların, (yorum yapan diğer okurlarımıza yönelik yorumlar da dahil olmak üzere) kişilere, ülkelere, topluluklara, sosyal sınıflara ırk, cinsiyet, din, dil başta olmak üzere ayrımcılık unsurları taşıması durumunda yorum editörlerimiz yorumları onaylamayacaktır ve yorumlar silinecektir. Onaylanmayacak ve silinecek yorumlar kategorisinde aşağılama, nefret söylemi, küfür, hakaret, kadın ve çocuk istismarı, hayvanlara yönelik şiddet söylemi içeren yorumlar da yer almaktadır. Suçu ve suçluyu övmek, Türkiye Cumhuriyeti yasalarına göre suçtur. Bu nedenle bu tarz okur yorumları da doğal olarak Haberturk.com yorum sayfalarında yer almayacaktır.

Ayrıca Haberturk.com yorum sayfalarında Türkiye Cumhuriyeti mahkemelerinde doğruluğu ispat edilemeyecek iddia, itham ve karalama içeren, halkın tamamını veya bir bölümünü kin ve düşmanlığa tahrik eden, provokatif yorumlar da yapılamaz.

Yorumlarda markaların ticari itibarını zedeleyici, karalayıcı ve herhangi bir şekilde ticari zarara yol açabilecek yorumlar onaylanmayacak ve silinecektir. Aynı şekilde bir markaya yönelik promosyon veya reklam amaçlı yorumlar da onaylanmayacak ve silinecek yorumlar kategorisindedir. Başka hiçbir siteden alınan linkler Haberturk.com yorum sayfalarında paylaşılamaz.

Haberturk.com yorum sayfalarında paylaşılan tüm yorumların yasal sorumluluğu yorumu yapan okura aittir ve Haberturk.com bunlardan sorumlu tutulamaz.

Haberturk.com yorum sayfalarında yorum yapan her okur, yukarıda belirtilen kuralları, sitemizde yayınlanan Kullanım Koşulları’nı ve Gizlilik Sözleşmesi’ni peşinen okumuş ve kabul etmiş sayılır.

Bizlerle ve diğer okurlarımızla yorum kurallarına uygun yorumlarınızı, görüşlerinizi yasalar, saygı, nezaket, birlikte yaşama kuralları ve insan haklarına uygun şekilde paylaştığınız için teşekkür ederiz.

SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!
2000
  • Misafir 07 Kasım 2017 Salı 14:42
    Komedinin bu kadar öne çıktığı "GİŞE" için böylesine bir filmin yapılmış olması bile tek başına 6 puan almaz mı? Film ise görsellik ve oyuncular ile üstüne bir iki puan daha koymaz mı?
Kalan karakter : 2000
Hava Durumu
Cumartesi 11 MPH 18°
Kısmen Güneşli