Son Dakika
05.01.2018 - 06:51 | Güncelleme:

Morrissey’in gençlik acıları

 

Rock müziğin efsane ismi Morrissey’in hayatından bir kesit aktaran “İngiltere Benim” (England is Mine), alışılagelmişin aksine bir zirveye çıkış ya da başarı hikâyesi anlatmıyor. Bunun yerine, Morrissey’in şarkı söylemeye başlamadan önceki yıllarına odaklanıyor

ADINI The Smiths’in bir şarkısının sözlerinden alan film, İngiliz müzisyen Morrissey’in 1970’lerin Manchester kentinde geçen gençlik yıllarını anlatıyor. Ama Morrissey’in solistliğini yaptığı efsane grup The Smiths’in ilk provaları, kendi müziğini bulması ya da ilk albümüyle ilgili bir başarı öyküsü seyretmiyoruz. Çeşitli sıkıntılar ve başarısızlıklarla geçse de Morrissey’in müziğine ilham veren yıllar geliyor karşımıza.

O günlerde onun için zor olan, ne yapacağından ziyade nasıl yapacağı… Çünkü en yakınlarının önünde bile şarkı söyleyemiyor. Solist arayan gruplarla görüşmeye gidemiyor. Arkadaşının zoruyla gitse bile son dakikada kaçıyor. Gidip görüşse, bu kez tutulup kalıyor. Kaldı ki filmde onu şarkı söylerken gördüğümüz sahnelerin sayısı çok değil.

Film, Morrissey’e esin kaynağı olan punk rock atmosferini, dönemin müzik kültürünü anlatmayı ihmal etmiyor ama “İngiltere Benim” tipik bir müzik filmi değil. Kaldı ki, Morrissey (Jack Lowden) de müzisyenden ziyade okumayı çok seven, asosyal ve sessiz bir genç olarak resmediliyor... Çalıştığı vergi dairesinden kaçmak, hayata tutunmanın bir yolunu bulmak ve kendi sözünü söylemek istediği belli ama içe dönüklüğünü aşamıyor.

MELANKOLİK BİR FİLM

Peki, Morrissey’i kilitleyen mesele ne? Kendine güvensizlik mi, başarısızlık korkusu mu? Ya da baş edilemez bir utangaçlık sorunu mu? Film bu sorulara açık bir yanıt vermediği gibi sorunu nasıl aştığına dair kesin açıklamalardan da uzak duruyor. Bu yanıyla, başarının pes etmeden sürekli mücadele ederek geleceğine inanan Amerikan geleneğine uymayan bir film. Hatta tam aksine, sanatsal yaratıcılığın bazen yalnızlıkla, okuyarak, kendini dinleyerek geleceğine inanan bir yanı olduğu dahi söylenebilir.

Yönetmen Mark Gill, Morrissey’in gençliğinin geçtiği sokakları, gece kulüplerini, yaşadığı evi, sanatçı Linder Sterling’le (Jessica Brown Findlay) arkadaşlığını ve dönemin Manchester’ını, pastel tonlarındaki sıcak ışıkların mat bir karanlığa karıştığı melankolik bir renk paletiyle getiriyor karşımıza. Hikâyenin mutlu sona bağlanacağını bilmemiz, filmdeki o yoğun hüzün duygusunu bastıramıyor. Film, bizi kendi gençliğimizle, o yıllardaki ruh hallerimiz ve arayışlarımızla da yüzleştiriyor.

Ne var ki, Morrissey’in müziğinin ve The Smiths’in ilk dönemlerinin pas geçilmesi galiba bir tatminsizlik hissi bırakıyor. Filmin “Bir insanın kendi olabilmesiyle” ilgili sorunları pek iyi geliştirdiğini de düşünmüyorum. Biz de ailesi ve arkadaşları gibi Morrissey’e yakınlaşamıyoruz. Ama seyrettikten sonra duygusu güçlenen, karakterleri ve sahneleriyle akılda kalan bir film. Özellikle finalde Morrissey’in acılarına şahitlik eden mekânların boş görüntüleri etkileyici.

Doğru hamleyi yapmakta sürekli geciken, kendi iç dünyasına kilitlenip kalmış bir gencin öyküsünü seyretmek ve Morrissey’i Morrissey yapan o yıllara, müziğinin şekillendiği döneme şahit olmak istiyorsanız görmenizi öneririm.

Filmin notu: 6.5

 

 


Değerli Haberturk.com okurları.

Haberturk.com ekibi olarak Türkiye’de ve dünyada yaşanan ve haber değeri taşıyan her türlü gelişmeyi sizlere en hızlı, en objektif ve en doyurucu şekilde ulaştırmak için çalışıyoruz. Yoğun gündem içerisinde sunduğumuz haberlerimizle ve olaylarla ilgili eleştiri, görüş, yorumlarınız bizler için çok önemli. Fakat karşılıklı saygı ve yasalara uygunluk çerçevesinde oluşturduğumuz yorum platformlarında daha sağlıklı bir tartışma ortamını temin etmek amacıyla ortaya koyduğumuz bazı yorum ve moderasyon kurallarımıza dikkatinizi çekmek istiyoruz.

Sayfamızda Türkiye Cumhuriyeti kanunlarına ve evrensel insan haklarına aykırı yorumlar onaylanmaz ve silinir. Okurlarımız tarafından yapılan yorumların, (yorum yapan diğer okurlarımıza yönelik yorumlar da dahil olmak üzere) kişilere, ülkelere, topluluklara, sosyal sınıflara ırk, cinsiyet, din, dil başta olmak üzere ayrımcılık unsurları taşıması durumunda yorum editörlerimiz yorumları onaylamayacaktır ve yorumlar silinecektir. Onaylanmayacak ve silinecek yorumlar kategorisinde aşağılama, nefret söylemi, küfür, hakaret, kadın ve çocuk istismarı, hayvanlara yönelik şiddet söylemi içeren yorumlar da yer almaktadır. Suçu ve suçluyu övmek, Türkiye Cumhuriyeti yasalarına göre suçtur. Bu nedenle bu tarz okur yorumları da doğal olarak Haberturk.com yorum sayfalarında yer almayacaktır.

Ayrıca Haberturk.com yorum sayfalarında Türkiye Cumhuriyeti mahkemelerinde doğruluğu ispat edilemeyecek iddia, itham ve karalama içeren, halkın tamamını veya bir bölümünü kin ve düşmanlığa tahrik eden, provokatif yorumlar da yapılamaz.

Yorumlarda markaların ticari itibarını zedeleyici, karalayıcı ve herhangi bir şekilde ticari zarara yol açabilecek yorumlar onaylanmayacak ve silinecektir. Aynı şekilde bir markaya yönelik promosyon veya reklam amaçlı yorumlar da onaylanmayacak ve silinecek yorumlar kategorisindedir. Başka hiçbir siteden alınan linkler Haberturk.com yorum sayfalarında paylaşılamaz.

Haberturk.com yorum sayfalarında paylaşılan tüm yorumların yasal sorumluluğu yorumu yapan okura aittir ve Haberturk.com bunlardan sorumlu tutulamaz.

Haberturk.com yorum sayfalarında yorum yapan her okur, yukarıda belirtilen kuralları, sitemizde yayınlanan Kullanım Koşulları’nı ve Gizlilik Sözleşmesi’ni peşinen okumuş ve kabul etmiş sayılır.

Bizlerle ve diğer okurlarımızla yorum kurallarına uygun yorumlarınızı, görüşlerinizi yasalar, saygı, nezaket, birlikte yaşama kuralları ve insan haklarına uygun şekilde paylaştığınız için teşekkür ederiz.

SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!
2000
Hava Durumu
Salı 14 MPH 28°
Kısmen Güneşli