Seyfi Teoman'ın ardından...
SEYFİ Teoman önceki gün, 1 6 Nisan'da geçirdiği trafik kazasının ardından girdiği ölüm kalım savaşını kaybetti ve aramızdan ayrıldı.
Boğaziçi Üniversitesi Mithat Alam Film Merkezi Direktörü Yamaç Okur'un ikimizi tanıştırdığı an hâlâ aklımda. Yamaç, o günlerde Bulut Film'i yeni kurmanın heyecanı içersindeydi ve ilk projesini genç bir yönetmenle gerçekleştirmek istiyordu. "İşte sana sözünü ettiğim projenin yazarı ve yönetmeni" diye Seyfi Teoman'ı takdim etmişti bana. Karşımda açık renk gözlü, mütevazı, sempatik, samimi bir genç duruyordu.
Seyfi Teoman 2008'de ilk filmi "Tatil Kitabı"yla Berlin Film Festivali'nin Forum bölümüne kabul edildi. Film, daha sonra yerli yabancı birçok festivalde de gösterildi; İstanbul Film Festivali'nde Ulusal Yarışma'da en iyi film seçildi. Barış Bıçakçı'nın aynı adlı romanından uyarladığı ikinci filmi "Bizim Büyük Çaresizliğimiz" (2011) ise Berlin Film Festivali'nde yarışmalı bölüme seçilme başarısını gösterdi. Bunlar genç bir yönetmen için çok önemli ve kayda değer başarılardı. Farklı bir sözü olmasa buralara gelemezdi.
Kaldı ki, her iki film de Teoman'ın Türk sinemasında pek keşfedilmemiş bölgelere girmek istediğini gösteriyordu. "Tatil Kitabı" sadece bir taşra filmi değildi. Erkeklerin kuşaktan kuşağa aktardıkları zaafların, günahların ve sorunların filmiydi. "Bizim Büyük Çaresizliğimiz" ise Türk sinemasında hiç anlatılmamış erkek karakterlerini ve farklı bir arkadaşlığı çıkarıyordu karşımıza.
KUŞAĞININ EN İYİ YÖNETMENLERİNDEN BİRİYDİ
Seyfi Teoman, kimseye özenmeden, kimseyi taklit etmeden, kendi sesini, kendi hikâyelerini arayan bir yönetmendi. Daha önce de yazdım, birçok yerde söyledim. "Beğendiğim genç yönetmenlerle" ilgili fikirlerim sorulduğunda adını hep andım. Seyfi Teoman kendi kuşağının en iyi film yönetmenlerinden biriydi. 35 yaşındaydı ve kuşkusuz, çekeceği çok film, anlatacağı çok hikâye vardı daha...
Seyfi Teoman arkadaş çevresinde de çok sevilen, sayılan biriydi. Kazadan beri hepimiz iyi haberi duymak istiyor, aramıza döneceği günleri bekliyorduk... Ama olmadı ve adını tüm dünyaya duyurabilecek, daha büyük başarılar kazanabilecek, çok yetenekli, duyarlı ve birikimli genç bir sinemacımızı kaybettik.
Burası artık sözün bittiği, acının hükmettiği yer... Seyfi Teoman'ı çok özleyeceğiz.
Ailesi ve arkadaşları başta olmak üzere hepimizin başı sağolsun!