'Uludere'yle ilgimiz yok...'
ABD Büyükelçisi Francis Ricciardone, görevine başladığında basın özgürlüğü üzerinde konuşunca, Başbakan Erdoğan'ın "acemi büyükelçi" nitelendirmesiyle karşılaşmıştı.
O günden bu yana bir yıl geçmiş; ancak tartışmalı konudaki görüşleri değişmemiş.
Gazetelerin Ankara temsilcileriyle konutunda bir yılını değerlendirirken başta Uludere olmak üzere çeşitli konulardaki soruları da içtenlikle yanıtladı.
ABD Büyükelçiliği'nde aksayan basınla ilişkilerin yeni bir seyirde devam edeceğini de bizzat söyledi.
Ricciardone ile sohbetin en önemli konusu tabii ki Uludere oldu.
HEDEFİ TÜRKİYE SEÇER
İşte Ricciardone'ye sorularımız ve yanıtları:
■ Kılıçdaroğlu, Uludere olayının istihbaratının ABD ve İsrail'den gelmiş olabileceğini söylüyor. O istihbaratı siz mi verdiniz?
Uludere'deki hedeflerle ilgimiz yok. Tabii ki PKK ile ilgili istihbarat veriyoruz; ama hedef seçimi tamamen Türkiye'nindir. Türkiye'nin de bu konuda kendi kapasitesi var.
■ İstihbarat paylaşımında bir zafiyet var mı? Hükümetin elinde bulunan dört saatlik Uludere olayı görüntüsü içinde Predatorların verileri de yer alıyor mu?
Bizim bir ilgimiz olmadı. İstihbarat toplamadaki zafiyete gelirsek, kimse mükemmel değildir. Özellikle de çatışma ve savaş durumlarında. ABD her zaman askerlerine en iyi teknik istihbaratı verir. Bazen istihbarat sır değildir. Orada olan şeyin bilgisidir. Sosyolojik, coğrafi, insani, orada hangi köyde ne tür insanlar yaşıyor gibi. Ben Irak ve Afganistan'da çalıştım. Hatalar yaptık. Afganistan'da yetersiz bilgiden dolayı yaptığımız hata nedeniyle özür dilemek zorunda kaldım. Bu normal. Bölge ve orada bulunan insanlarla ilgili daha iyi istihbarat ve bilgi arıyoruz. Ama bu olay açıkça trajik bir hata... Ben açıklamalarını Türk tarafına bırakıyorum.
■ Uludere'de yanlış bilgilendirme mi var?
Belli ki bir yanlış anlaşılma, istihbarat zaafı var.
■ Kaynağı Predator olan görüntü var mı?
Biz Predator, teknik istihbarat desteği veriyoruz. Nerede, ne zaman, nasıl olduğunu söyleyemem. Bunlar askeri sırlar. Askerlerinizin çıkarı için bunların saklanması gerekiyor. Bu bilgiye PKK da ulaşmamalı.
NASIL HAPİSTE OLURLAR?
■ Göreve geldiğinizde "Basın özgürlüğü sorununu anlamıyorum" demiştiniz ve Başbakan ile tartışmıştınız. Acemiliğiniz bitti, şimdi ne diyorsunuz?
Türkiye tarihiyle büyük emelleri olmuş bir ülke. Askeri darbelerle emelleri engellense bile, her defasında demokrasiye geçişi başardı. Ama ifade özgürlüğü hâlâ devam eden sorun. Her ülkede nefret söylemleri olabilir. İnsanlar aptalca şeyler söyleyebilir, hükümetlerin canını sıkan söylemlerde de bulunabilir. Geçen yıl "Bunları anlayamadım" dedim. Yine saygıyla söylüyorum, yine anlamıyorum. Kopenhag kriterlerine uyarak birinci sınıf demokrasiyi istediniz. Atatürk'ün başlattığı AB yolunda ilerlediniz. Komşularınızı değil, en iyisini hedef aldınız. Bunu hem hükümet, hem de muhalefet istiyor; gönüllerinizle ruhlarınızla istiyorsunuz. 1982 Anayasası'nı bir kenara bırakıyorsunuz. Demokrasisi bu kadar ilerlemiş bir ülke asla demokrasiden vazgeçemez. Nasıl olur böyle bir ülkede entelektüeller ve gazeteciler hapiste olur? Bunu anlamıyorum. Terörle ilgili olanları anlıyorum. Ama ülkenin liderlerinin bile tutukluluk sürelerinin uzunluğundan yakındığını görüyorum. Anayasa değişikliğine destek verenler bunları anlamıyor.
■ Aptalca ve yanlış şeyler söyleyebilir insanlar demiştiniz. Teksas Valisi'nin değerlendirmeleri de bu kapsamda mı?
Güzel, mükemmel bir örnek.
■ Anlamadığınız ne?
Entelektüeller ve gazeteciler nasıl oluyor da içeri giriyor? Devlete karşı bomba atsalar, şiddeti teşvik etseler anlarım. Nahoş şeyler, sevilmeyen ifadeler söyledikleri için hapse atılmamalı. Aydınlar her şeyi söyleyebilmeli, toplumdan aykırı söylemlerde bulunabilmeli. Entelektüeller özgür olmalı. Görünen o kadar da kara değil. Bardağın yarısından daha fazlası dolu...
Ricciardone, Irak Başbakanı Maliki'nin Türkiye'ye yönelik sözleriyle ilgili soruları yanıtlarken, "Irak'ın bir bütün olarak demokrasiye geçişi için Türkiye ile birlikte uğraştıklarını" söyledi.
HAYALETLERİYLE YÜZLEŞMELİ
Fransa Senatosu'nda kabul edilen Ermeni soykırım tasarısıyla ilgili olarak da, Türkiye'nin 2023'te G-10 arasına girmeyi hedeflediğini anımsattı ve "Türkiye bu noktaya gelmesi için geçmişin hayaletleriyle yüzleşmeli. Tarihçiler açık şekilde bu konuyu ele almalı" dedi.
Ricciardone, İsrail ile ilişkilerin geliştirilmesini arzu ettiklerini de kaydetti.
"Suriye'de şiddet içermeyen bir geçiş istediklerini" bildiren büyükelçi, Suriye Devlet Başkanı Esad için de "Bizdeki inandırıcılığı tüm iyi niyetimize rağmen bitti" dedi.
Esad'ın yönetimi bırakmasını isteyen büyükelçi, Suriye'ye yönelik bir müdahale öngörmediklerini, BM'nin karar almasını beklediklerini vurguladı ve "Suriye hükümetinin halkını öldürmesine destek veren ülkeler yanlış yerdedir" dedi.
İran'a müdahaleyi bu aşamada istemediklerini ancak yaptırımların devam etmesi gerektiğinin de altını çizen büyükelçi, Türk şirketleri ve hükümetinden destek istedi.