Habertürk
    Takipte Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

        “KARŞINA silahlı çıkana, daha güçlü silahının olduğu, silahla devletin hizaya gelmeyeceği gösterilir...”

        Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, iki gün önce Dubai’deki sohbetimizde, demokratik açılım ve terörle mücadeleyle ilgili sorumuza bu yanıtı verdi.

        Aynı saatlerde AK Parti Grubu’nda Başbakan Tayyip Erdoğan benzer söylemde bulundu: “Terör örgütüyle mücadele ederiz; siyasi temsilcileriyle de müzakere ederiz...”

        Devletin zirvesinden gelen sözlerden yola çıkarak iki gündür konunun ilgilileriyle konuşuyorum.

        SİLAHSIZ OLMAZ

        Şunu söyleyebilirim ki, bunlar terörle mücadelede uygulamaya konulan yeni konseptin ipuçları.

        Gördüğüm kadarıyla, mücadele de üç sütunda yükselecek.

        İlki Gül ve Erdoğan’ın sözlerine yansıyan, silaha karşı silahla yanıt... Yani, “demokratik açılımların sonuçlarını görmek pahasına” dahi olsa, silahlı mücadele durmayacak.

        “Sıkı takip, silaha karşı silahla mücadele ve KCK operasyonları, PKK silah bırakana kadar” kesintisiz sürdürülecek.

        TECRİDE DEVAM

        Terörle mücadelenin sonlandırılması sürecinde, kimlerin muhatap alınacağı konusuna gelirsek...

        Aylardır birkaç yakını dışında kimseyle görüştürülmeyen Abdullah Öcalan’a yönelik tecrit uygulaması en katı haliyle devam edecek.

        Bundan böyle muhatap olarak da kabul görmeyecek.

        Bu kararda, Öcalan’ın demokratikleşme ve açılımlar konusundaki sözleri terör örgütü üzerinde yer bulurken, “silahın bırakılması, eylemlerin bitirilmesine yönelik çağrılarının dikkate alınmaması” etkili olmuş.

        PKK’daki çok başlı liderliğin, Öcalan’ı kaale almayan tutumu da dikkate alınmış.

        MUHATAP BDP

        Bu durumda muhatap kim olacak?

        Şu kadarını söylemeliyim, MİT’in, PKK’nın önde gelen isimleriyle Oslo’da yaptığına benzer buluşması bundan böyle bir daha yaşanmayacak.

        Yeni konseptte muhatap olarak BDP kabul görecek.

        İsimleri listeye ister Kandil, ister İmralı tarafından konulmuş olsun, “halkın oyuyla seçilmiş milletvekilleri siyasi temsilci olarak kabul görecek ve müzakere bunlar aracılığıyla parlamento zemininde” yapılacak.

        Dağa çıkışı durdurmak için bölgedeki gençliğin sorunları gerçekçi ele alınacak. Bölgedeki kamu kurumlarının bürokratik yapılanması yeniden şekillenecek.

        BARZANİ İLE İLİŞKİ

        İçerideki bu yapılanma, dışarıya da yansıyacak.

        Kuzey Irak Kürt Yönetimi Başkanı Barzani’den, PKK’ya yönelik ortak mücadele talep edilirken, devletin bir başka birimi aracılığıyla kendisine yönelik tehdit içeren söylemlere yönelinmeyecek.

        Aksine bir zamanlar kırmızı pasaport verilen Barzani yönetimiyle ilişkiler sıcak tutulacak.

        İran ve Suriye içinde yaşayan Kürt grupları yakın takibe alınacak.

        Suriye’de yaşayan Kürtlerle yakın temas kurmaktan kaçınılmayacak.

        Daha ilerisi istihbarat ve görüntü paylaşımı ötesinde ABD ile birlikte PKK’ya karşı çok daha geniş kapsamlı mücadele konsepti hayata geçirilecek.

        Avrupa konusunda ise; PKK yönetiminin eskiyen 330 kişilik listesinin yenileneceğini söylemem yeterli...

        Hükümet çevrelerinden yükselen “Bu yaz terör bitecek” söyleminin gerisinde de bunlar yatıyor.

        Diğer Yazılar