Habertürk
    Takipte Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

        MİT Yasası değişikliği gömleğin aceleyle yanlış iliklenmesine benzedi.

        Böyle bir düzenlemeye gerek olup olmadığı sorgulanmadan, gereksiz panik yapıldı. Böyle olunca da teklif yasalaşmadan üzerinde üç günde beşinci değişiklik yapıldı.

        Hafta başından bu yana vurguladığım gibi yapılan değişiklikler de yasanın sağlıklı işlemesine yaramayacak.

        Aksine MİT Yasası başta olmak üzere ilerde diğer yasalarda da çok daha karmaşık durumlarla yüz yüze kalınmasına yol açacak.

        Bundan böyle her bir kurum veya kişilerle ilgili benzer bir düzenlemeye ihtiyaç duyulacak.

        Polis de gerektiğinde teröre veya suçlulara karşı mücadelesinde rahat olmak için benzer bir zırh arayacak.

        Onu diğerleri takip edecek.

        Ayrıca bugüne kadar bir başka kurumla ilgili hüküm içermeyen, kendine özgü olan MİT Yasası da "Başbakan tarafından özel yetkiyle görevlendirilmiş, kamu görevlileri" ile kapsam genişlemesi yapacak.

        BİR GÜNDE 3 DEĞİŞİKLİK

        Gelelim, her gün değişen yasa teklifinin seyrine...

        Teklif TBMM'ye geldiğinde, usul yanlışı yapıldı, "madde gerekçesi" unutuldu; "tekliflerde olabilir" hoşgörüsü içinde hareket edildi. Yoğun eleştiriler ve AK Parti'nin hukukçu akil insanlarının devreye girmesi sonucu teklifin eksik hazırlandığının farkına varıldı.

        Komisyonda bir madde daha eklenip, "devam etmekte olan soruşturma ve kovuşturmalar" da kapsam içine alındı.

        Düzenlemenin yetmeyip, "Anayasa Mahkemesi'nden döneceğine" ilişkin uyarıların samimiyeti ise sonradan fark edildi. Benzer durumun TİB Yasası'nda da yaşandığı, Başbakan'a "özel yetkili kişiler ataması" veren yasanın Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edildiği geç anımsandı. Bunun üzerine yasaya "kamu görevlileri" ibaresinin konulmasına karar verildi.

        Yetmedi, teklifin Genel Kurul'da görüşüleceği dün dördüncü değişiklik geldi.

        Teklife, "operasyonel nitelikte olmayan uygulamaların izin kapsamı içinde kalacağı" ibaresi eklendi.

        Akla son anda gelen bu cümledeki, "operasyonel" kelimesinin hukuktaki karşılığı bulunamayınca da 5 saat sonra metinden çıkarıldı.

        Bu da beşinci değişiklikti...

        İKİ AKİL ADAM

        Oysa işin uzmanı, hukukun iki akil ismi, Prof. Dr. Hikmet Sami Türk ve Prof. Dr. Sami Selçuk'a sorulsaydı ne bu kadar uğraşılır, ne de bu kadar değişiklik yapılırdı.

        Prof. Türk, dünkü sohbetimizde "CMK 250'nci maddenin sonuna bir cümle eklemenin" yeteceğini bu kadar değişikliğe gerek olmadığını söyledi.

        Vatan hainliği, darbe gibi göreviyle ilgili olmayan işlere girenler hakkındaki "soruşturma ve kovuşturmada kanun hükümlerinin saklı olduğunun" vurgulanmasının yeterli olacağı görüşünü yineledi.

        Memurların yargılanmasına ilişkin yasa ortadayken savcının yanlış yaptığını vurguladı. Prof. Selçuk ise koruma zırhının tamamen kaldırılması gerektiğinin altını çizdi. Prof. Türk'ün de belirttiği gibi, savcının yaptığı yanlışı düzeltmek için Meclis en önemli gündem maddesi haline getirdiği tek madde üzerinde üç gündür didiniyor.

        Bulduğu yöntemin, sorunun çözümüne çare olmayacağı ise gün gibi ortada duruyor.

        İlhan Cihaner olayında da karşılaşılan "makama girip alma" veya "suçüstü yapılma" durumunda ise ne yapılacağını kimse öngöremiyor.

        Diğer Yazılar