Habertürk
    Takipte Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

        SEÇİLELİ bir yılını bile doldurmadı.

        Oysa son iki ay içinde yaşananlara bakılsa, sanki dönem sonuna gelmiş de seçime hazırlanan bir Meclis görüntüsü hâkim.

        Bütün bunlara neden de yasama döneminin gerilimlerle başlaması, milletvekillerinin tutuklu olması, uzlaşma kültürünün ve hoşgörünün gittikçe yok olması.

        Bundan sonra da bu gerilim azalmayacak, artarak sürecek.

        TBMM'de aranan uyum her geçen gün biraz daha bozulacak; bugün olmasa yakın gelecekte Anayasa hazırlama sürecini de ciddi anlamda etkileyecek.

        Hatta tıkayacak.

        Yakın geçmişte içtüzük, MİT Yasası değişikliği ve Milli Eğitim Yasası'nda görüldüğü gibi yeni gerilimlere sahne olacak.

        Her gün bir yenisinin yaşandığı Meclis'te ise sanılmasın ki işler iyi gidecek; yıpranan bir parti veya grup değil, siyaset kurumunun tamamı olacak.

        KOMİSYON DA YOKSA

        Gelelim önceki gün Milli Eğitim Komisyonu'nda yaşananlara...

        İşin bu noktaya varacağı olaydan iki gün önce belliydi.

        Taraflar kanun değil de kavga çıkarmaya odaklı tavır geliştirince işin bu noktaya

        varması da doğaldı.

        Daha yeni seçilip gelmiş bir Meclis'e yakışmadı.

        Ayrıca, yıllarca üzerinde tartışılan bir görüş de önceki gün yok edildi.

        Şöyle ki...

        Yıllardır "Genel kurul aşamasında kanunların bu kadar tartışılmasına gerek yok, komisyonlarda yeterince tartışılsın, işin uzmanları da konuşsun, genel kurulda ise genel çerçevesi üzerinde durulup bitirilsin" anlayışı dile getirildi.

        1983'te parlamenter demokratik sistemin önü yeniden açılınca da bu görüş hep dile getirildi.

        Bu amaçla Meclis İçtüzüğü Turgut Özal hükümeti döneminden başlamak üzere değişikliğe uğradı.

        Her bir adımda da milletvekillerinin genel kuruldaki konuşma süresi kısıtlandı.

        Milletvekillerinin komisyonlarda konu hakkında söz alıp kanunun hazırlanma aşamasında sağlıklı oluşması için uğraş vermesinin önü açılmak istendi.

        Ancak dün itibarıyla milletvekillerine tanınan bu olanak da yok edildi.

        Komisyon üyesi bir milletvekiline madde üzerinde söz verilmeyerek, sadece muhalefete değil, iktidara da haksızlık yapıldı.

        Oradan gelecek doğru yöndeki bir uyarının ileride sağlayacağı olumsuzluğu baştan giderme olanağı kalmadı.

        "Bir hafta sonra çıksın, daha sağlıklı ve demokratik olgunluk içinde sorun çözülsün" anlayışı ortadan kaldırıldı.

        Meclis yara aldı.

        Ayrıca grupta, komisyonda, genel kurulda yeterince tartışılmadan çıkan yasaların, uygulama aşamasında nelere mal olduğu ortada iken, aynı yöntem bir daha denendi.

        GENEL KURULA KALDI

        Kısaca 4+4+4 diye isimlendirilen, üzerinde fırtınalar koparılan yasa teklifinin bundan sonraki sürecinin ne olacağına gelirsek...

        Farklı görüşler dile getirilebilir ancak AK Parti Grup Başkanvekili Nurettin Canikli'nin de vurguladığı gibi Meclis Başkanı idari işlemlerde devreye girebilir.

        Bundan sonra başvurulacak yer Anayasa Mahkemesi'dir.

        Anayasa Mahkemesi'nin ise genel kuruldan çıkış şekliyle ilgilendiğini, komisyon aşamasında ne olduğuna bakmadığını geçmişte birkaç kez ortaya koyduğu anımsanırsa aslında yapılacak fazla bir şey yoktur.

        Diğer Yazılar