'Taktik hamleler...'
"ÇÖZÜM süreci"nin bir şekilde bir yanıyla ilişkisi bulunan kiminle konuşsam dün aynı cümleyi duydum:
"Hızlı ama temkinli olmalıyız..."
Sitemleri, medyanın desteği biraz abartıp, "temenniler ile gerçekleşme ihtimali olanları birbirine karıştırıp" umudu fazla yukarı çekiyor olması.
Veya bazı kişilerin bireysel öngörülerini olacakmış gibi yansıtması.
Örnek mi; "Nevruz'da PKK'nın eylemsizlik kararını açıklayacağına" yönelik öngörünün alınmış bir karar gibi sunulması...
AKDOĞAN'IN BAKIŞI
Başından bu yana sürecin en önemli kilit isimlerinden biri olan Başbakan Erdoğan'ın en yakınındaki isim; AK Parti Milletvekili Yalçın Akdoğan'ın dünkü sohbetimizdeki şu cümlesi de bunu anlatmaya yeterliydi:
"Zaten şu an bir eylemsizlik süreci yaşanmıyor mu? Bir ay kadar önce size de söyledim, yazdınız. Bu işin ilk adımı sınır ötesine silahlı unsurlarının çıkmasıdır... Yoksa diğerleri taktik hamlelerdir... "
Altını çizmeliyim ki, süreç başladığından bu yana Akdoğan bu tavrından ödün vermedi; sürece en temkinli ve akılcı yaklaşanı oldu.
Geçmişte, Habur sürecinin içinde bulunan, eski milletvekilli DengirMir Mehmet Fırat'ın iki yıl önce gösterdiği "ihtiyatlı" yaklaşımı bugün Akdoğan sergiliyor.
Nitekim dünkü sohbetimizde baktım Dengir Mir Mehmet Fırat benzer tavrını bugün de koruyor.
Hatta Fırat'ın sürecin çalıştırılma yöntemine dönük bazı itirazları da var.
"Ben olsam süreci Mahmur'dan başlatırdım" diye söze girince, Başbakan Erdoğan'ın bunu ikinci aşama olarak sıraladığını anımsattım.
"Mahmur çok daha önemli ve çözümü daha da hızlandıracak etkide" deyip ekledi:
"Mahmur'u Habur sürecinde Kürdistan Bölgesel Başkanı Mesud Barzani ile bizzat konuştum. Mahmur, sürekli sıkıntı üretiyor. Ayrıca orada kalanlar köyleri yakıldığı için Türkiye'den kaçmış, BM gözetimindeki bu kampa yerleşmiş. Nasıl Van'ı bir yılda yeniden inşa ettiysek, onların yerleşimlerini de yeniden inşa edip dönüşlerini sağlayabiliriz. Bu sürece hepsinden daha büyük katkı yapar."
Fırat da sorunun çözümünün yeni Anayasa olduğunu vurguladı, "anayasal vatandaşlık, Kürtçe eğitim ve yerel yönetimlerin yeniden yapılandırılması" olmadan çözümün kolay sağlanamayacağını söyledi.
CANLI BOMBA NİYE?
Süreci düşünce kuruluşları arasında yakından takip eden Ankara Strateji Enstitüsü Başkanı Prof. Dr. Mehmet Özcan'ın bakışı da aynı...
"Sanki her şey yoluna konulmuş gibi bir algının sürekli pompalanmaya çalışıldığını" belirten Prof. Özcan'ın şu sorusu oldukça ilginçti:
"Madem Nevruz'da silahların tamamen ortadan kaldırılması tartışılıyor, Yüksekova'da Nevruz için canlı bomba hazırlığı niye yapılıyor? Ayrıca PKK'nın İran ve Suriye kolları da unutulmamalı... Suriye'nin kuzeyine dönük beklentiler ile Anayasa referandumu olmazsa nelerin olabileceğinin hesabı da bugünden yapılmalı... "
Habur sürecinden farklı olarak bugün Ankara'da hemen herkesin umudu çok daha yüksek.
Ancak geçmişin yarattığı derin izlerin bir anda silinmesinin kolay olmayacağı da kabul gören bir gerçek.