• Yazı Boyutu:
  • A+
  • A-
HABERTÜRK Gazetesi yazarlarının köşeleri, saat 14:00'den itibaren güncellenmektedir.
Murat Bardakçı

Murat Bardakçı

[javascript protected email address]

Rejimi koruyan kadeh

03 Ağustos 2011 Çarşamba, 09:37:40

DİNİN yasakladığı herşeyi 11 ay boyunca yapanlar Ramazan'ın gelmesi ile beraber bir anda dindar kesilirler, içenler içkiye ara verirler ve hattâ gazetelerimiz bile pek mübarek bir hâl alır ve arka sayfa güzellerini bile kaldırırlar ya...
Söylendiğine göre, Asmalımescit de bir aylığına imana gelmiş... Sokakları sükûnete ermiş, masa, sandalye ve işgal tartışmaları son bulmuş... Meyhanesi, birahanesi, restoranı, vesairesi gene faaliyette imiş ama artık sokakta değil, sokak kapısının ardında!..
Fikret Âdil'in "Asmalımescit 74" isimli kitabını okuduğunuzda, oraların tâââ 1930'lardan buyana nasıl sıradışı ve hattâ uçuk bir yer olduğunu hemen görürsünüz. İçkinin envâîsi, çeşit çeşit tuhaflık, hattâ bol bol "Beyzâ Hanım" yani kokain ve modern sanatımızın şimdi önemli isimleri kabul edilen dünya kadar sâkini, hep Asmalımescit'tedir...

STATÜ VASITASI
Kitaba ismini veren "74" sayısı Fikret Âdil'in evinin gûya dış numarasıdır ama adresini açıkça vermekten çekinip numarayı tersyüz etmiştir. Yani, ses sanatçısından ressamına, heykeltraşından bestekârına kadar bir grup sanatçının tatlımsı bir hayat yaşadıkları Fikret Âdil'e ait Asmalımescit'teki ev, içi zamanla çöken ve şimdi sadece dış duvarları ayakta duran 47 numaradaki binadır.
Asmalımescit, son haftalarda gündemin ana konularından biri hâline geldi, zira belediye sokakları işgal eden masaları kaldırttı ve bence çok da iyi yaptı!
Türkiye'de bazı kavramların, özellikle de içki konusunun artık nasıl tuhaflaştırıldığının ve hiç alâkası olmayan başka meselelerle nasıl bağlantılı bir hâle getirildiğinin bilmem farkında mısınız?
İçki, bizde son senelerde bir "sosyal statü edinme vasıtası" oldu. Alkol kullanan genç kendini artık büyümüş, yetişkin ve hattâ ermiş gibi görüyor; bazı hanımlar istedikleri zaman istedikleri yerde içtikleri takdirde kendilerince özgürleşiyorlar ve hattâ lâikleşiyorlar! Dolayısı ile serhoşluğa karşı çıktığınız takdirde hemen "yobaz" olmakla, şeriatçılıkla damgalanıyorsunuz.
Alkole ve alkol yüzünden aklın başından gitmesine karşı olmakla irtica arasında ne alâka varsa!...
Belediyeler yolları dolduran, yayaları o sokağa girdiğine pişman eden, cankurtaranın yahut itfaiyenin geçmesine imkân bırakmayan masa terörüne son verip sokakları olmaları gereken hâle mi getiriyorlar? Yorumlar hazırdır: "İçki yasağı geliyor!", "Şeriat provası!" yahut "Din devriminin ilk adımı!"...

ŞERİAT NASIL GELİR?
Herhalde hatırlarsınız: Aynı alâkasız benzetmeler ve tuhaf bağlantılar Türkiye'de 1995 seçimlerinden sonra da işitilmişti. Refah Partisi'nin seçimden birinci parti olarak çıkması üzerine bazı çevreler "İçki yasağı gelecek mi" yahut "Genelev kapatılacak mı?" tartışmasına girişmişler ve meyhane ile kerhane, maalesef rejimin garantisi zannedilmişti. Kadeh ise, en güçlü muhafız!
Senelerden buyana yazılıp çizildi ama hâlâ anlaşılamadı: İslâm Devrimi ve şeriat böyle içki yasakları, genelevlerin kapatılması yahut örtünme konusundaki değişikliklerle değil, Medenî Kanun'un bazı maddelerinde yapılacak küçük oynamalarla gelir.
Tekrar söyleyeyim: Belediye, Asmalımescit'teki masa, şişe ve kadeh işgaline son vermekle gerekeni yapmıştır. Darısı sâkinlerine hayatı zehir eden diğer yerlerin, meselâ Teşvikiye'nin son görgüsüzlük mekânı olan Atiye Sokağı'nın başına!

Diğer Yazıları

Siz sadece pop yapın hanımefendi!

  • Yayın Tarihi: 25/05/12 09:39
  • [javascript protected email address]
POP müzik dünyasında son senelerde yeni bir moda çıktı: İşin tâââ başından buyana bu müzikle meşgul olan sanatçılar şimdi ardarda alaturka albüm çıkartıyor ama tavır ile üslûp bilmedikleri için alaturka müziğin canına okuyorlar!Bu albümleri yapanların...
Devamını Oku

Yeni kahraman yaratma heveslileri

  • Yayın Tarihi: 23/05/12 09:28
  • [javascript protected email address]
19 Mayıs'a bu sene bir haller oldu...Resmî kutlamaların yapılıp yapılmaması, stadyumlarda öğrencilerin katıldığı gösterilerin bundan böyle de düzenlenip düzenlenmemesi yahut Anıtkabir'e çıkılıp çıkılmaması meselelerinin yanısıra, 19 Mayıs 1919...
Devamını Oku

Osmanlıca hocalarına KPDS şartı

  • Yayın Tarihi: 21/05/12 09:31
  • [javascript protected email address]
BAŞBAKAN Tayyip Erdoğan, Osmanlıca'nın okullara seçmeli ders olarak konması gerektiğini söyledi. Şimdi, bu dersi liselerin tarih mi yoksa edebiyat öğretmenlerinin mi verecekleri tartışılıyor.Mesele ise, bu dersi verebilecek bilgiye sahip hocaların...
Devamını Oku

Çek kadın politikacıyı astıran kadın savcı davadan 58 yıl sonra, 88’inde hapse girdi

  • Yayın Tarihi: 20/05/12 12:59
  • [javascript protected email address]
28 Şubat'ın ardından 27 Mayıs darbesinin de yargılanması talepleri ve zamanaşımı tartışmaları, bana bundan dört sene önce Çek Cumhuriyeti'ndeki bir yargılamayı hatırlattı: Çekler'in, ülkenin demokrat liderlerinden olan kadın politikacı Milada Horakova'yı...
Devamını Oku

18 Mayıs 1944

  • Yayın Tarihi: 18/05/12 09:33
  • [javascript protected email address]
TÜRKİYE, birkaç seneden buyana, 1910'lardan 1950'lerin sonuna kadar yaşanan bazı tatsızlıklarla yüzleşme merakında..."Tatsızlık" derken Anadolu'da meydana gelen toplu göçlerin, azınlıkların ve harekâtlarda can veren sivil vatandaşlarımızın kaderinin...
Devamını Oku
Tüm Yazıları