• Yazı Boyutu:
  • A+
  • A-
HABERTÜRK Gazetesi yazarlarının köşeleri, saat 14:00'den itibaren güncellenmektedir.
Murat Bardakçı

Murat Bardakçı

[javascript protected email address]

SOAS'lıya yakışmadı

09 Eylül 2011 Cuma, 10:31:59

GAZETELERDE okumuşsunuzdur: AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Çelik, Cumhuriyet Halk Partisi'nin Türkiye'nin BAAS'ı olduğunu söylemiş ve Kemal Kılıçdaroğlu'nun Suriye konusundaki son açıklamaları ile ilgili olarak da "Suriye'ye acaba mezhep yakınlığı dayanışmasıyla mı sahip çıkıyorlar?" diye sormuş.
Çelik'in BAAS Partisi benzetmesi, açık söyleyeyim gayet hoş ve maalesef doğrudur! Kaşlarını çatıp suratını asmayı devlet ciddiyeti zanneden, tebessümü bilmeyen, 80 sene önceki devletçiliğin dışına hâlâ bir türlü çıkamayan, kemikleşmiş politbüroların hâkim olduğu bugünkü CHP herhalde Yeşiller'e falan değil, sadece ve sadece BAAS'a benzetilebilir!
Ama, iş Çelik'in iddia ettiği "mezhep yakınlığı dayanışması"na yani Türk Alevîliği ile Suriye'deki Alevîlik arasında bağlantı kurmaya gelince, işte orada durun: Zira böyle bir benzetme, elma ile armudu toplamak gibisinden gereksiz bir mukayeseden ibarettir.

NE ALÂKASI VAR?
Suriye'deki iktidarda bulunan ve bizde de artık "Alevî" denen grupların, Türk Alevîliği ile hiçbir ilgisi yoktur. Asıl adı "Nusayrîlik" olan Suriye'deki inanç sistemi 9. asırda Basra'da doğan Muhammed bin Nusayr tarafından kurulmuş ama "Alevî" adını çok daha sonraları, Birinci Dünya Savaşı yıllarında Fransızlar'dan almıştır. Bu gruplardan bahsederken "Arap Alevîliği", "Suriye Alevîliği" yahut "Akdeniz Alevîliği" gibi isimlerde kullanılmasının sebebi, Türk Alevîleri'nden tamamen farklı olduklarını, hattâ aralarında hiçbir münasebetin bulunmadığını göstermektir.
Nusayrîler "batınî" kabul edilen, yani dinî kuralları dinin dışında, kendilerine mahsus ve yanlış şekilde yorumlayan bir grup olarak görülür ve bu yüzden bazı araştırmacılar tarafından apayrı bir din sayılırlar.
Kur'an'a saygı gösteren ama kutsal kitap olarak "El Mecmû" adında başka bir kaynağı benimseyen Nusayrîlik'te kelime-i şehâdet "Ali bin Ebû Tâlib'den başka ilâh, Muhammed Mahmud'dan başka hicâb, Selmân-ı Fârisî'den başka bâb olmadığına şehadet ederim" şeklindedir. Nusayrîlik'te "melek" kavramı da başka şekilde algılanır, meselâ Hazreti Muhammed'in iki torununun Hasan ile Hüseyin'in aslında birer melek olduğuna inanılır, Hazreti Muhammed peygamber ama Hazreti Ali "Allah" kabul edilir. Zekât, Şeyh'e verilen para ile sınırlıdır ve inanç sisteminde tenasühün yani reenkarnasyonun geniş yeri vardır... Dolayısı ile bünyesinde eski Türk geleneklerinden izler taşıyan ve tamamen bize mahsus bir inanç sistemi olan Alevîlik ile Nusayrîler arasında hiçbir ilişki yoktur. Aralarındaki tek benzerlik isimlendirmede, yani Nusayrîler'e de "Alevî" denmesindedir ve bu yanlış isimlendirmenin sorumluluğu, sadece Fransızlar'a aittir.

HÜSEYİN BEY İYİ BİLİR
Peki, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Çelik bu farkları, yani Türk Alevîliği ile Arap Nusayrîliği'nin bambaşka şeyler olduğunu bilmez mi?
Gayet iyi bilir... Londra Üniversitesi'nin en seçkin araştırma merkezlerinden olan SOAS'ta Türkiye'nin ciddî anlamdaki ilk organize siyasî muhalefeti "Yeni Osmanlılar Cemiyeti" üzerine araştırmalarda bulunan ve doktorasını da Ali Süavî hakkında yapan Hüseyin Bey'in böyle birşeyi bilmemesine zaten imkân yoktur!
Ama âh o siyasetçilik ve muhalifini birkaç kelime ile perişan etme hevesi yok mu! Bu heves memleketin yabancı unsurlarla karışmadan en saf şekilde kalabilmiş grubunu, yani Aleviler'i bile iki cümle ile işte böyle bir anda Arap'ın Nusayrîsi'nin seviyesine indirtebiliyor ve bu işi de her Türkoloğa nasip olmayan bir eğitim görmüş olan Hüseyin Çelik'e yaptırtıyor.

Diğer Yazıları

Siz sadece pop yapın hanımefendi!

  • Yayın Tarihi: 25/05/12 09:39
  • [javascript protected email address]
POP müzik dünyasında son senelerde yeni bir moda çıktı: İşin tâââ başından buyana bu müzikle meşgul olan sanatçılar şimdi ardarda alaturka albüm çıkartıyor ama tavır ile üslûp bilmedikleri için alaturka müziğin canına okuyorlar!Bu albümleri yapanların...
Devamını Oku

Yeni kahraman yaratma heveslileri

  • Yayın Tarihi: 23/05/12 09:28
  • [javascript protected email address]
19 Mayıs'a bu sene bir haller oldu...Resmî kutlamaların yapılıp yapılmaması, stadyumlarda öğrencilerin katıldığı gösterilerin bundan böyle de düzenlenip düzenlenmemesi yahut Anıtkabir'e çıkılıp çıkılmaması meselelerinin yanısıra, 19 Mayıs 1919...
Devamını Oku

Osmanlıca hocalarına KPDS şartı

  • Yayın Tarihi: 21/05/12 09:31
  • [javascript protected email address]
BAŞBAKAN Tayyip Erdoğan, Osmanlıca'nın okullara seçmeli ders olarak konması gerektiğini söyledi. Şimdi, bu dersi liselerin tarih mi yoksa edebiyat öğretmenlerinin mi verecekleri tartışılıyor.Mesele ise, bu dersi verebilecek bilgiye sahip hocaların...
Devamını Oku

Çek kadın politikacıyı astıran kadın savcı davadan 58 yıl sonra, 88’inde hapse girdi

  • Yayın Tarihi: 20/05/12 12:59
  • [javascript protected email address]
28 Şubat'ın ardından 27 Mayıs darbesinin de yargılanması talepleri ve zamanaşımı tartışmaları, bana bundan dört sene önce Çek Cumhuriyeti'ndeki bir yargılamayı hatırlattı: Çekler'in, ülkenin demokrat liderlerinden olan kadın politikacı Milada Horakova'yı...
Devamını Oku

18 Mayıs 1944

  • Yayın Tarihi: 18/05/12 09:33
  • [javascript protected email address]
TÜRKİYE, birkaç seneden buyana, 1910'lardan 1950'lerin sonuna kadar yaşanan bazı tatsızlıklarla yüzleşme merakında..."Tatsızlık" derken Anadolu'da meydana gelen toplu göçlerin, azınlıkların ve harekâtlarda can veren sivil vatandaşlarımızın kaderinin...
Devamını Oku
Tüm Yazıları