• Yazı Boyutu:
  • A+
  • A-
HABERTÜRK Gazetesi yazarlarının köşeleri, saat 14:00'den itibaren güncellenmektedir.
Murat Bardakçı

Murat Bardakçı

[javascript protected email address]

Itrî Yılı

01 Şubat 2012 Çarşamba, 10:06:37

UNESCO, 2012'yi "Itrî Yılı" ilân etti. Bugün tedavülde olan yüz liralık banknotların üzerinde hayâlî bir resmi bulunan "Itrî", yahut tam adı ile "Buhûrîzâde Mustafa Itrî Efendi" 17. yüzyılın meşhur bestecisidir. Bugüne gelebilmiş olan az sayıdaki eseri klasik musiki konserlerinde sık sık icra edilir, ama hayatı sadece bir efsaneler yumağından ibarettir.
Itrî hakkında bugün bilinen, daha doğrusu hiçbir kaynağa dayanmadan ortaya atılan söylentilerin bir kısmını nakledeyim: 1640'ta doğmuş, imparatorluğun "Esirciler kethüdalığı"nı yapmış, kendi adını verdiği "Mustabey" diye bir armut çeşidini yetiştirmiş, 1712 de vefat etmiştir ve mezarı Edirneka-pı'dadır! Ve, iddiaların belki de en önemlisi: Bugün bütün İslâm dünyasında okunan "tekbir" ile "salât-ı ümmiye"nin de Itrî'nin bestesi olduğu söylenir, durur...

HEP YANLIŞ BİLİNDİ!
Ama bu iddiaların hiçbiri doğru değildir! Itrî'nin doğum yahut ölüm tarihi hakkında elimizde kayıt yoktur, esirciler kethüdalığı yaptığı yahut Mustabey armudunu yetiştirdiği hakkında ortaya şimdiye kadar bir belge konmamıştır, Edirnekapı da ona ait olduğu iddia edilen mezarın üzerindeki taşta bir başka isim yazılıdır. Hattâ eski asırlardan kalma dinî musiki kitaplarında da "tekbir" ile "salât-ı ümmiye"nin de Itrî'nin bestesi olduğu yolunda bir kayda rastlanmaz. Üstelik bu iki eser İslâm dünyasına değil, sadece Türkiye'ye mahsustur, diğer Müslüman memleketlerde başka başka okunurlar ve hacca gitmiş olan hemen herkes bu değişik nağmeleri mutlaka işitmiştir!
İşte, UNESCO'nun 2012'yi ismine tahsis ettiği Itrîhakkında bütün bildiklerimiz bunlardan ibarettir, daha doğrusu bildiğimizi zannettiğimiz hususların tamamı hiçbir belgesi ve kaydı olmayan söylentilerden ve sadece bilinmeyenlerden ibarettir.
Peki, Itrî konusunda hiç mi belge, kayıt yok? Tabii ki var, arşivlerde duruyor ve yayınlanacakları zamanı bekliyorlar. Meselâ mesleğinin ne olduğu ve hayatını ne ile kazandığı konusundaki kayıtlar bundan birkaç sene önce tesadüfen ortaya çıktı ama henüz yayınlanmadılar.

KAYBOLAN DEFTER
Konu şimdi biraz şahsîleşecek ama mutlaka yazmam gerekiyor:
Müzik tarihi çevrelerinde, neredeyse bir asırdan buyana Itrî ve hocası Hâfız Post'un müştereken hazırladıkları elyazması bir "güfte defteri"nden bahsedilirdi. Eseri vakti zamanında görmüş olanlar sayfalarının tezhibini ve yazılarındaki güzelliği anlata anlata bitiremezlerdi...
1900'lerin başında gayet zengin bir özel kolleksiyonda bulunan defter, sahibinin vefatından sonra kayboldu ve kime intikal ettiği ettiği hakkında hiçbirşey öğrenilemedi... Derken son defa görülmesinin üzerinden 70 küsur sene geçti ve Hâfız Post ile Itrî'nin müşterek eseri olan elyazması, kimbilir nereleri dolaştıktan sonra bundan dört sene önce bana geldi, musikinin iki zirvesinin bestelerini kendi elyazıları ile kaydetmiş oldukları bu musiki hazinesini satın aldım. Şimdi, nâçiz kütüphanemin en kıymetli eserlerinden biri olarak emin bir yerde muhafaza altında duruyor!
Itrî'nin "Alub âgûş-i merâma" sözleri ile başlayan ve artık bilinmeyen bir eserini, şimdi bu sütunda kendi elyazısından görüyorsunuz...
UNESCO, geçen seneyi "Evliya Çelebi Yılı" ilân etmişti ama ortaya Evliya'nın şânına lâyık tek bir işin bile konmamış olması bir yana, tarihimizin bu renkli ve çok önemli şahsiyetinin gerçek ismini ortaya çıkartacak bir çalışma bile yapılmadan koskoca sene hebâ oldu!
Hayalim, Itrî senesinin de böyle hebâ edilmemesi ve birilerinin arşivlere girip musikimizin büyük isminin bilinmeyen hayatını ortaya çıkartmasıdır!

Diğer Yazıları

Siz sadece pop yapın hanımefendi!

  • Yayın Tarihi: 25/05/12 09:39
  • [javascript protected email address]
POP müzik dünyasında son senelerde yeni bir moda çıktı: İşin tâââ başından buyana bu müzikle meşgul olan sanatçılar şimdi ardarda alaturka albüm çıkartıyor ama tavır ile üslûp bilmedikleri için alaturka müziğin canına okuyorlar!Bu albümleri yapanların...
Devamını Oku

Yeni kahraman yaratma heveslileri

  • Yayın Tarihi: 23/05/12 09:28
  • [javascript protected email address]
19 Mayıs'a bu sene bir haller oldu...Resmî kutlamaların yapılıp yapılmaması, stadyumlarda öğrencilerin katıldığı gösterilerin bundan böyle de düzenlenip düzenlenmemesi yahut Anıtkabir'e çıkılıp çıkılmaması meselelerinin yanısıra, 19 Mayıs 1919...
Devamını Oku

Osmanlıca hocalarına KPDS şartı

  • Yayın Tarihi: 21/05/12 09:31
  • [javascript protected email address]
BAŞBAKAN Tayyip Erdoğan, Osmanlıca'nın okullara seçmeli ders olarak konması gerektiğini söyledi. Şimdi, bu dersi liselerin tarih mi yoksa edebiyat öğretmenlerinin mi verecekleri tartışılıyor.Mesele ise, bu dersi verebilecek bilgiye sahip hocaların...
Devamını Oku

Çek kadın politikacıyı astıran kadın savcı davadan 58 yıl sonra, 88’inde hapse girdi

  • Yayın Tarihi: 20/05/12 12:59
  • [javascript protected email address]
28 Şubat'ın ardından 27 Mayıs darbesinin de yargılanması talepleri ve zamanaşımı tartışmaları, bana bundan dört sene önce Çek Cumhuriyeti'ndeki bir yargılamayı hatırlattı: Çekler'in, ülkenin demokrat liderlerinden olan kadın politikacı Milada Horakova'yı...
Devamını Oku

18 Mayıs 1944

  • Yayın Tarihi: 18/05/12 09:33
  • [javascript protected email address]
TÜRKİYE, birkaç seneden buyana, 1910'lardan 1950'lerin sonuna kadar yaşanan bazı tatsızlıklarla yüzleşme merakında..."Tatsızlık" derken Anadolu'da meydana gelen toplu göçlerin, azınlıkların ve harekâtlarda can veren sivil vatandaşlarımızın kaderinin...
Devamını Oku
Tüm Yazıları