• Yazı Boyutu:
  • A+
  • A-
HABERTÜRK Gazetesi yazarlarının köşeleri, saat 14:00'den itibaren güncellenmektedir.
Murat Bardakçı

Murat Bardakçı

[javascript protected email address]

Whitney Houston ve ezik kültür

15 Şubat 2012 Çarşamba, 10:23:37

WHITNEY Houston geçen cumartesi günü Los Angeles'taki bir otel odasında tek başına can verdi...
Ne diyeyim; dinince dinlensin, toprağı bol olsun ama akıbetinden diğer uyuşturucu müptelâları da kendilerine ders çıkartsınlar!
Whitney'in Amerikalı, Avrupalı ve dünyanın dört bir yanındaki her milletten hayranı günlerden buyana hüngür de hüngür... Hele hele Ertuğrul Özkök öylesine yıkılmış ki, Houston'un göçüp gitmesinden dolayı nasıl perişan olduğunu ifade edebilmek için ertesi günün gazetesini bile bekleyeme-miş, hissiyatını Hürriyet'in internet sayfasında yıldırım baskı yaparcasına ifade etmiş!
Başka bir kültürün tepesine çöktüğü yerel kültürleri ve sanatları unutturması, yani "kültür emperyalizmi" denen şey işte budur: Kendi memleketinin kültürü ile hiçbir şekilde ilgilenmemek, hattâ haberdar bile olmamak ama ithal edilmiş kültürleri sonuna kadar benimsemek, onlara aşırı şekilde bağlanmak ve hayranlık krizlerine girmek!

HATIRLAYAN VAR MI?
Böylesine hayranlık krizlerine dalıp çıkanlar benzer bir hüznü İngiliz şarkıcı Amy Winehouse'ın geçen sene henüz 27 yaşında iken yine uyuşturucu yüzünden rahmet-i rahmana kavuşmasından sonra da yaşamış, mahv ü perişan olmuşlardı...
Bize ait olanların bilinmediği, merak bile edilmediği, bilmemek bir yana, burun kıvrıldığı tuhaf mı tuhaf bir devirdeyiz. Entelektüellik kendi kültüründen bîhaber kalmış, Batı'yı bildiğini zanneden ama birkaç şablon ezberlemek dışında o kültürün derûnuna hiçbir şekilde inememiş olanların tekelinde... Kültürün seviyesi artık yerlerde süründüğü için pop ikonları "evrensel değer" diye algılanıyor, yerli sanatlar bir çevrenin uhrevî ve mistik çerçevesine hapsedilmiş, Batı'nın klasik müziğine meraklı olanlar ise bu müziği siyasallaştırıp ideolojik kavram haline getirmişler ve ortada sahiplenecek pek birşey kalmadığı için yazarlarımız, çizerlerimiz ve kerametleri kendilerinden menkul aydınlarımız Whitney Houston'a ağıt yakmadalar!
1998'de koskoca Safiye Ayla göçüp gittiği zaman bile böyle feryâd edilmemiş, gazetelerimiz vefat haberini "Atatürk'e şarkı söyleyen Safiye Ayla öldü", "Mirasını filân vakfa bıraktı" yahut "Cenazesinde falanca da vardı" gibisinden ucuz başlıklarla vermişlerdi. Safiye Hanım, onlar için eskimiş, sıradan ve hattâ "gülünç" addedilen bir "şarkıcı" idi.
Hatırlatayım: İcra ettiği müziği seversiniz yahut sevmezsiniz, ama bir devrin sembolü olmuş koskoca Müzeyyen, Ege taraflarında bir yerde, senelerden buyana ecelle boğuşuyor!

JACK BİN ABDURRAHMAN
Şimdi, bazılarının "Safiye Ayla yahut Müzeyyen Senar ile Whitney Houston nasıl mukayese edilir?" diye mırıldandıklarını duyar gibi olduğum ve böyle eleştirileri daha önceleri de defalarca işittiğim için söyleyeyim:
Whitney'i, Amy'yi, Ricky'yi vesaireyi tabii ki sevebilir, hayran olabilirsiniz. Ama Safiye'yi yahut Müzeyyen'i bilmeden ve öğrenmeden elinizin tersiyle itip reddettiğiniz ve sadece ötekileri baştâcı ettiğiniz takdirde mukayese de, hatırlatma da şarttır! Zira "kendinizden" olanı zevk almasanız bile bilmek zorundasınızdır; diğerine ise ancak size ait olanı öğrendikten sonra bağlanabilirsiniz.
Suudi Arabistan'da bundan senelerce önce sık sık rastladığım bir garabet vardı: "Abdurrahman bin Abdürrezzak" yahut "Saad bin Tamimî el-Muhtasarîn" gibisinden tumturaklı isimler taşıyan gençler kendilerini "Jack", "George" yahut "Michael" gibisinden isimlerle tanıtırlar, "Merhabaya Abdurrahman!" dediğinizde suratları asılır, "My name is Jack" derlerdi.
Aynı haltı Filipinli işçilerin ettikleri de olur, İspanyolca isimler yerine İngilizce adlar kullanır; "Marcos"u "Mike"a, "Jose"yi de "Jimmy"ye çevirmeye bayılırlardı.
O merhaleye varmamıza galiba çok az kaldı!

Diğer Yazıları

Siz sadece pop yapın hanımefendi!

  • Yayın Tarihi: 25/05/12 09:39
  • [javascript protected email address]
POP müzik dünyasında son senelerde yeni bir moda çıktı: İşin tâââ başından buyana bu müzikle meşgul olan sanatçılar şimdi ardarda alaturka albüm çıkartıyor ama tavır ile üslûp bilmedikleri için alaturka müziğin canına okuyorlar!Bu albümleri yapanların...
Devamını Oku

Yeni kahraman yaratma heveslileri

  • Yayın Tarihi: 23/05/12 09:28
  • [javascript protected email address]
19 Mayıs'a bu sene bir haller oldu...Resmî kutlamaların yapılıp yapılmaması, stadyumlarda öğrencilerin katıldığı gösterilerin bundan böyle de düzenlenip düzenlenmemesi yahut Anıtkabir'e çıkılıp çıkılmaması meselelerinin yanısıra, 19 Mayıs 1919...
Devamını Oku

Osmanlıca hocalarına KPDS şartı

  • Yayın Tarihi: 21/05/12 09:31
  • [javascript protected email address]
BAŞBAKAN Tayyip Erdoğan, Osmanlıca'nın okullara seçmeli ders olarak konması gerektiğini söyledi. Şimdi, bu dersi liselerin tarih mi yoksa edebiyat öğretmenlerinin mi verecekleri tartışılıyor.Mesele ise, bu dersi verebilecek bilgiye sahip hocaların...
Devamını Oku

Çek kadın politikacıyı astıran kadın savcı davadan 58 yıl sonra, 88’inde hapse girdi

  • Yayın Tarihi: 20/05/12 12:59
  • [javascript protected email address]
28 Şubat'ın ardından 27 Mayıs darbesinin de yargılanması talepleri ve zamanaşımı tartışmaları, bana bundan dört sene önce Çek Cumhuriyeti'ndeki bir yargılamayı hatırlattı: Çekler'in, ülkenin demokrat liderlerinden olan kadın politikacı Milada Horakova'yı...
Devamını Oku

18 Mayıs 1944

  • Yayın Tarihi: 18/05/12 09:33
  • [javascript protected email address]
TÜRKİYE, birkaç seneden buyana, 1910'lardan 1950'lerin sonuna kadar yaşanan bazı tatsızlıklarla yüzleşme merakında..."Tatsızlık" derken Anadolu'da meydana gelen toplu göçlerin, azınlıkların ve harekâtlarda can veren sivil vatandaşlarımızın kaderinin...
Devamını Oku
Tüm Yazıları