HABERTÜRK Gazetesi yazarlarının köşeleri, saat 9:00'dan itibaren güncellenmektedir.
Murat Bardakçı

Murat Bardakçı

[javascript protected email address]

İşte, Lozan'ın gizli maddeleri

25 Temmuz 2012 Çarşamba, 09:20:52Güncelleme: 13:37:55

DÜN, Lozan Anlaşması'nın imzalanmasının 89. yıldönümüydü.
Bu yıldönümü vesilesi ile size bu anlaşmanın gizli tutulan, dolayısı ile bilinmeyen bir başka özelliğinden bahsedeyim...
Lozan'ın, üzerinde "çok gizli" yazan 21 maddelik bir ek protokolü vardır ve 24 Nisan 1923 günü imzalanmış olan anlaşmanın asıl maddeleri, işte bu bölümdedir! Herkesin bildiği yayınlanmış maddelerin hükmünün sadece yüz seneliğine, yani geçici olduğu ifade edilir, son maddede de anlaşmanın asıl hükümlerinin, imzalanmasının 100. yıldönümünde, yani 24 Nisan 2023'te yürürlüğe gireceği vurgulanır.
Bendeniz, anlaşmaya taraf olan bir Avrupa ülkesinin devlet kasasında muhafaza edilen bu gizli protokolü yani Lozan'ın bilinmeyen maddelerini bundan senelerce önce çok güçlü bir dostumun vasıtası ile okuyup notlar alma bahtiyarlığına erişmiş nâdir kişilerden biriyim. Ama, yıllardır muhafaza ettiğim bu tarihî sır zamanla bana son derece ağır gelmeye başladı, taşıyamaz oldum ve bir başlangıç olarak, bazı maddeleri sizlerle paylaşmaya karar verdim... Bu kararı almamın ardında hem tarihe ve gerçeklere hizmet arzusu, hem de bir gazeteci sıfatıyla Lozan'ın aslını yayınlama önceliğine sahip bulunma hissi vardı...

BUYURUN, OKUYUN!
İşte, Lozan Anlaşması'nın gizli maddelerinden bazıları:
MADDE 2: Türkiye, Boğazlar üzerindeki hâkimiyetinden 24 Nisan 2023'ü 25 Nisan 2023'e bağlayan geceyarısı tamamen vazgeçecek ve bölge, anlaşmada imzası bulunan diğer devletlerin hâkimiyeti altına girecektir.
MADDE 7: Türkiye 24 Nisan 2023 tarihi itibariyle bütün yeraltı servetlerini ve doğal kaynaklarını kullanma hakkından feragat edecek, bu hak anlaşmada imza sahibi olan diğer memleketlerin olacaktır. İşbu maddeye ormanlar, madenler ve bütün enerji kaynakları da istisnasız dahildir.
MADDE 9: Türkiye, Fener Patrikhanesi'nin ekümenik olduğunu kabul edecektir. Patrikhane 24 Nisan 2023'ten itibaren milletlerarası hükmî şahsiyete sahip olacak, Aya Yorgi Kilisesi merkez kabul edilerek 25 kilometre çapında ve Ayasofya'yı da içine alacak olan arazi bedelsiz olarak Patrikhane'ye devrolunacak ve burada daha sonra kurulacak olan Vatikan benzeri yeni devlet, geçmişin Bizans'ının hatırasını ihyâ edecektir.
MADDE 10: Ayasofya yeniden kilise hâline getirilecek ve Yeni Bizans Devleti'ne ait olacaktır.
MADDE 13: Hristiyan dünyasının organize edeceği her türlü misyonerlik faaliyeti serbest bırakılacak, Türkiye din değiştirmek isteyen vatandaşlarına her türlü desteği verecektir.
MADDE 17: Bu anlaşmanın imzalanmasından önce yürürlükte bulunan ama Türkler'in 1919 ile 1922 seneleri arasında sürdürdükleri silâhlı başkaldırı yüzünden uygulama imkânı kalmayan Sevr Anlaşması'nın bazı maddeleri de yine 24 Nisan 2023'ten başlamak üzere hayata geçirilecek, öncelik Ermenistan, Lâzistan ve Kürdistan projelerine verilecektir.
MADDE 21: İşbu anlaşma 24 Temmuz 1923 günü Lozan Palas Oteli'nin kömürlüğünde Türkiye Hariciye Vekili İsmet ile İstanbul'daki İngiliz Yüksek Komiseri Sir Horace George Montagu Rumbold tarafından gizli olarak imzalanmıştır.

YOKSA İNANDINIZ MI?
Lozan'ın nasıl kan ve gözyaşı ile dolu senelerin ardından ve hangi şartlar altında imzalandığını düşünmeyi bir türlü akıl edemeyip yıllardan buyana "Lozan'ı zafer falan zannetmeyin, apaçık bir yenilgidir", "Bağımsızlık belgesi falan değil, Türkiye'yi ele geçirme planıdır", "İmzalanmasının üzerinden hele bir asır geçsin, bilmemnemizi işte o zaman göreceğiz" diye geveleyenler var ya...
Aslı astarı olmayan hayâlî bir gizli protokolün maddeleri imişçesine yukarıda yazdığım maddeleri bu zavallıların verdiği ilhamla uydurdum...
Ama uydurduklarım da birşey mi? Bunlar "Lozan zafer değil, hezimettir" diye geveleyenlerin daldıkları ruyada saçmaladıklarının ve etraflarını sarmış birkaç zavallıyı da ikna ettikleri palavralarının yanında zemzemle yıkanmış gibi kalır!

Diğer Yazıları

Buda’nın ruhu

  • Yayın Tarihi: 19/12/14 00:29
  • [javascript protected email address]
GAZETELERDE geçen gün pek dikkat çekmeyen, küçük bir haber çıktı: Dalay Lama, yani Tibet Budizmi'nin ruhanî ve Tibet'in senelerdir sürgünde yaşayan hem ruhanî hem de siyasî lideri bir demeç vermiş, bu makama geçen ve bu unvanı taşıyan son kişi...
Devamını Oku

Yalakalık ve sanat

  • Yayın Tarihi: 17/12/14 01:08
  • [javascript protected email address]
CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu, Hülya Avşar için "Hülya Avşar kim? Sanatçı mı? Sanatçılığı tartışılır, kimse kusura bakmasın. Yalakadan sanatçı olmaz arkadaşlar. Herkes bunu böyle bilmek zorundadır. Sanatçı dik durur. Sanatçı aykırı insandır. Gücün...
Devamını Oku

Yine Şeb-i Arus’a dair...

  • Yayın Tarihi: 15/12/14 06:46
  • [javascript protected email address]
GEÇEN gün Şeb-i Arus, yani Mevlânâ'nın vefat yıldönümü hakkında yazdım; sadece Şeb-i Arus'un değil Mevlevî kültürünün de çığrından çıkartıldığından, panayıra çevrildiğinden, sünnetlerde ve düğünlerde bile semâ edilir olmasının tatsızlığından ve...
Devamını Oku

İşte, Latin Alfabesi’nin Türkçe’de ilk kullanılışının asırlar önceki örnekleri

  • Yayın Tarihi: 14/12/14 02:18
  • [javascript protected email address]
Latin harflerini bizde ilk kullananlar arasında Üçüncü Selim'in kızkardeşi Hatice Sultan da vardı ve sarayın Fransız mimarı Antoine Ignace Melling ile Türkçe ama Latin harfleri ile mektuplaşmıştı. Osmanlıca tartışmaları gündemi hâlâ işgal ediyor. Bugün...
Devamını Oku

‘Şeb-i arus’ yani ‘düğün gecesi’ kimin düğünüdür?

  • Yayın Tarihi: 12/12/14 01:43
  • [javascript protected email address]
ÖNÜMÜZDEKİ hafta "şeb-i arus" yani Mevlânâ'nın vefat yıldönümü ya, koşuşturmalar haftalar öncesinden başladı... Koşuşturma dedimse o gece naatı kimin okuyacağından, hangi âyinin icra edileceğinden, posta kimin geçeceğinden yahut semâzenlerin...
Devamını Oku
Tüm Yazıları