HABERTÜRK Gazetesi yazarlarının köşeleri, saat 9:00'dan itibaren güncellenmektedir.
Murat Bardakçı

Murat Bardakçı

[javascript protected email address]

Nefret Suçları Yasası

27 Ağustos 2012 Pazartesi, 09:25:01Güncelleme: 14:32:52

SEDAT Ergin, Hürriyet'teki köşesinde geçen gün Türkiye'de bugüne kadar pek ele alınmamış bir konuya, kişilerin etnik kimlikleri ve dinleri sebebiyle hor görülmesinin ve etnik kimliğin hakaret maksadıyla kullanılmasının suç sayılmasına, yani "nefret suçu"na ve "Nefret Suçları Yasası"na temas etti...
Sedat'ın ayrıntılarını anlattığı ama "şarttır" diye açıkça söylemediği bu eksiğimizi ben dile getireyim: Türkiye'nin bir "Nefret Suçları Yasası"na âcilen ihtiyacı vardır! Hoşlanılmayan kişilerden sırf karalama maksadıyla "Ermeni", "Rum", "Yahudi" yahut "Sabetayist dönme" gibisinden sözlerle bahsedilmesinin artık sıradan bir hakaret hâlini almış olması, bu yasanın âcilen çıkartılmasını gerektirmektedir.

BİR MEVLEVÎ AİLE
Çamur atıp tutmasa bile iz bırakma çabasına örnek mi arıyorsunuz? Buyrun, bildiğim kadarıyla öyle sıradan bir Müslüman aileden değil, Çanakkale Mevlevîhânesi'nde şeyhlik edip Mevlevîlik tarihinde yer bulmuş isimlerin soyundan gelen, yani şeyhlerin torunu olan Ali Bayramoğlu'nu karalamak için bir müddet önce ortaya atılan "Ermenilik" iddiasını hatırlayın!
Kişileri karalama maksadıyla gayrımüslim aileden geldikleri iddiasından medet ummak, "O herif mi, Ermeni'dir", "Siz bilmezsiniz, anası Rum'dur" yahut "O ne Yahudi'dir o! Ama, çıfıt olduğunu herkesten saklar" gibisinden herzeler yumurtlamak bizde geçmişi birkaç asır öncesine dayanan kalleşçe bir âdettir. Âdetin temelini imparatorluğun çöküş döneminden itibaren Avrupa karşısında ardarda yaşadığımız yenilgilerden sonra gayrımüslimleri "teb'anın aşağı tabakalarına mensup" addetmemiz şeklinde beliren tuhaf düşünce teşkil etmiştir. Ama, Allah'ın bir kulu çıkıp da "Adam Ermeni veya Rum olsa bile bunda ne var?" deme cesaretini gösteremediği için iddiaları ortaya atanlar gittikçe azıtmışlar ve bu iş bu şekilde zamanımıza kadar gelmiştir!
Dikkat ederseniz, bu gibi ucuzlukların son senelerde daha da arttığını, özellikle de bir "dönme" ve "Yahudi" yaftalamasının moda hâlini aldığını farkedersiniz...
Moda son on-on beş sene içerisinde yayınlanan ama bilimsel hiçbir dayanağı bulunmayan, bazı erkek adları ile aile isimlerini "şifre" olduğu iddia edilen abuk subuk yorumlar vasıtası ile İbranice kelimelere götürme çabası gösteren birkaç kitap ile başlamış; bunu Türkiye'nin önde gelen hemen her ismini bir Yahudi köke bağlama ve Türkiye'de gerçek gücü elinde tutan hayâlî bir dönme kadronun mevcudiyetini ispat maksadı ile yazılmış cildler dolusu karalamalar takip etmiştir. Birkaç kişinin hem para kazanmak, hem de kendilerine hayran cahil bir güruh yaratmak maksadı ile çaldıkları bu yalan mayası maalesef tutmuştur ve Türkiye'de şu anda azımsanamayacak kadar geniş bir kesim "Yahudi" ve "dönme" paranoyası içerisindedir.

HADDİ AŞAN CEHALET
Aynı tuhaf kafa bu zırvaları her gün daha da allayıp pullayarak hayâsızca ortaya sürüyor; üstelik sağcısı da, solcusu da, dindar geçineni de, lâiki de derin bir aczi ifadeden başka birşey olmayan bu silâha sarılıyor... Cehaletleri ise haddi öylesine aşmış ki, "Ermeni olduğunu" söyledikleri, daha doğrusu Ermeni olmakla "suçladıkları" gazetecinin Mevlevî şeyhlerinin torunu olduğunu bile farkedemiyorlar...
Dolayısı ile kişileri başka dinlere mensupmuş gibi göstererek aşağılama çabasının, asırlardan buyana bizimle beraber hayat süren, hattâ bu topraklardaki geçmişleri bizden daha kıdemli olan gayrımüslim vatandaşlarımızın daha fazla hakarete uğramalarının ve en önemlisi, âdemoğlunun böyle ucuz şekilde harcanıvermesinin artık önüne geçmek lâzımdır...
"Nefret Suçları Yasası", işte bu yüzden şarttır!

Diğer Yazıları

‘Düşünce özgürlüğü’ denen şey bu mu?

  • Yayın Tarihi: 24/10/14 05:25
  • [javascript protected email address]
GEÇEN gün, hükümetin Meclis'e sunduğu yeni yargı paketinde yeralan ve sosyal medya vasıtası ile yapılan hakaretlere beş sene hapis cezası verilmesini öngören hükmü desteklediğimi yazdım. Destekliyorum, zira artık eleştiri, hakaret ve küfür arasındaki...
Devamını Oku

Fazıl Say ve mâlûm işgüzarlar

  • Yayın Tarihi: 22/10/14 01:29
  • [javascript protected email address]
KÜLTÜR Bakanlığı, Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası'nın sezon programından Fazıl Say'ın eserlerinin çıkartılmasını istemiş ve program orkestranın talebi kabul etmesi üzerine onaylanmış. Bakanlık, bu konuda iki günden buyana açıklama yapmadığına göre,...
Devamını Oku

Yargı paketi ve sosyal medya

  • Yayın Tarihi: 20/10/14 07:14
  • [javascript protected email address]
HÜKÜMETİN Meclis'e sunduğu yeni yargı paketi hakkında çok şey yazılıp söyleniyor...Pakette yeralan "makul şüpheli" kavramının sınırlarının, avukatların dosyalara erişememeleri iddialarının yahut adaletin âdil şekilde uygulanmasına engel teşkil edeceği...
Devamını Oku

‘Maçlarda eskiden olay çıkmazdı’ sözü palavradır, sahada kan bile dökülürdü!

  • Yayın Tarihi: 19/10/14 03:00
  • [javascript protected email address]
Galatasaray ile Fenerbahçe maçlarında sadece seyirci değil, oyuncu da dövüşürdü. Meselâ 1929'da Fenerli bir futbolcu tekme atarak Galatasaraylı oyuncunun bacağını kırmış, sonra "Keşke iki bacağı da kırılsaydı" demişti. Son senelerde ortaya atılan...
Devamını Oku

Festival!

  • Yayın Tarihi: 17/10/14 06:09
  • [javascript protected email address]
ANTALYA'daki mâlûm festivalde gelenek bu sene de bozulmadı ve yine kıyamet koptu...Ortalığın karışması için sebep mi yok? Kavga eskiden olduğu gibi jüriyi beğenmeme yüzünden de yaşanabilirdi, sıralamadan vesaireden de çıkabilirdi, hattâ havanın çok sıcak...
Devamını Oku
Tüm Yazıları