Öne Çıkanlar
Son Dakika
17.11.2017 - 07:02 | Güncelleme:

Bütün yönleriyle Reza Zarrab muamması

 

27 Kasım’da ilk kez jürili mahkemede hâkim karşısına çıkacak olan Reza Zarrab’la ilgili gelişmeler hiç normal değil. Bir kere cezaevinde belli aralıklarla gözden kayboluyor. Hakkında “released” yani “salıverildi” notu düşülüyor, sonra hâlâ cezaevinde bulunduğu ortaya çıkıyor.

5 gündür kayıptı, örneğin. Çarşamba akşamı Türkiye Dışişleri nerede tutulduğuyla ilgili bilgi paylaşılması yönünde nota verince ertesi sabah halen cezaevinde olduğu haberi geldi. Avukatlar ve konuyu yakından takip edenlerle konuştuğumda bana daha önce de bir süre kendisinden haber alamadıklarını, daha sonra aynı binada ortaya çıktığını söylediler.

Şayet Zarrab ya da Amerikan güvenlik birimleri bir güvenlik tehdidi hissediyorlarsa gözden kaybolmak istemesi ihtimali üzerinde durulabilir ama kendi avukatlarına neden ulaşamıyor? Ya da ulaşmıyor?

ABD YÖNETİMİNE BİR SORU

5 gün boyunca nerede olduğu bulunamadı Reza Zarrab’ın. Hayatta mı, değil mi, güvende mi, ne yapıyor? Bütün bu sorular cevapsız kaldı. 5 gün sonra son derece pişkin bir şekilde “Hâlâ cezaevinde” yanıtı verildi. Soruyorum: Metin Topuz tutuklandığında “Bizim yetkilimize nasıl dokunursunuz” diyerek bütün Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarına vize yasağı getiren ABD, Topuz’a değil 5 gün, 1 gün, hatta 5-6 saat ulaşılamasa, Metin Topuz gözden kaçırılsa, hakkında “salıverildi” dense ve nerede olduğu bilgisi paylaşılmasa ne yapardı?

ZARRAB İTİRAFÇILIĞI KABUL ETTİ Mİ?

MART 2016’dan beri tutuklu Reza Zarrab. Epey de oradan oraya sürüklendi. Renkli, zengin, jet-set bir hayattan bir anda cehenneme düştü. Üstelik tünelin ucunda ışık olup olmadığı da meçhul. Böyle büyük bir şok insanı nasıl etkiler? Bunu kestirmek güç...

Zarrab’ın durumu ve ne yapacağını anlamak için ona yakın birçok kaynakla konuştum. Gördüğüm kadarıyla herkeste, “Acaba işbirliği yapar mı, itirafçı olur mu?” kaygısı var. Cumhurbaşkanı’nın ve Türk hükümetinin güçlü bir şekilde arkasında durması ona güç veriyor ama öte yandan, “Ceza almadan beni kurtaramadılar, alırsam hiç kurtaramazlar” düşüncesi de ağır basıyor galiba. Bu da işbirliği yapma ihtimalini kuvvetlendiriyor. Belki de ortadan kaybolmalar böyle açıklanabilir...

İTİRAF ETSE NEYİ EDECEK?

BİR kısım muhalefet işin özünü kaçırmaya çalışsa da burada siyaset üstü bir durum var. Bütün Türkiye’ye yönelen bir tehdit bu. İtiraf dedikleri Türkiye-İran arasındaki ticaretin şeklini ve kendi pozisyonunu teyit etmesi Zarrab’ın. Türkiye’nin içine yönelik ne derse desin, bu Amerikan yargısını bağlamaz ki...

DOLAR KULLANMASA TUTUKLANMAYACAKTI

REZA Zarrab’ın tutuklandığı Mart 2016’dan beri kalabalık bir hukuk ekibi ABD’de ambargoyla ilgili bütün yasaları ve düzenlemeleri tarıyor. Bu çok kolay bir iş değil, çünkü statik olmayan, Amerikan politikasına göre değişen bir dayatmadan bahsediyoruz esasen.

İran’a yönelik ambargo Amerikan vatandaşlarını ve şirketlerini bağlıyor. O nedenle de Zarrab, ABD’ye rahatlıkla gitmişti ancak tutuklandıktan sonra yapılan çalışmalar bir detayı atladıklarını ortaya çıkardı. Öyle bir detay ki bu, tutukluluğun ana sebebi olarak onu gösteriyor Amerikan yargısı...

O detaya göre ambargoyu delme suçu Amerikan vatandaşları için ve “bilerek, isteyerek” şartıyla geçerli. Bir de Amerikan Doları kullanmak, Amerikan bankalarının devreye girmiş olması dolayısıyla suç kapsamında sınıflandırılması için yeterli sebep. O nedenle İran ile Reza Zarrab’ın Euro olarak yaptığı ticarete ses çıkaramıyorlar. Kısacası Amerikan Doları ile bu alışverişi yapmasa ABD dokunamayacaktı! Almanya, Fransa gibi ülkeler de İran’la ambargoya rağmen birçok iş yapıyorlar, oralarda ihalelere giriyorlar ama Euro üzerinden...

İRAN’LA İŞ YAPAN BİRÇOK AMERİKAN ŞİRKETİ VAR

BİR yandan da İran’la iş yapan birçok Amerikan şirketi var ve onlar tabii ki dolar kullanıyor. 17/25 sürecinde iki tanesi çok konuşulmuştu: Bunge ve Cargill. İsrail ve Amerikan firmaları bunlar ve yıllarca İran’la ticarete aracılık ettiler. ABD zaten açıkça, “İran’la sadece benim tescillediğim şirketler üzerinden çalışabilirsin” diyor, yani mahallenin kabadayısı olarak “Bensiz İran’la ticaret yapamazsın” demek bu.

İTİRAFÇI OLMASININ TÜRKİYE’YE BEDELİ NE OLUR?

BU soruyu günlerdir birçok kişiye soruyorum. Uluslararası hukuk uzmanlarına, davayı başından beri takip edenlere, uluslararası siyaset üzerine çalışanlara. Bütün cevapları bir araya getirdiğimde ve 2013’ten beri yaşanan süreci göz önüne aldığımda vardığım sonuç şu:

Şayet 27 Kasım’a kadar seyir değişmez ve Zarrab jürinin ve hâkimin önüne çıkarsa işbirliği yapmamış da olsa önüne ses kayıtları konacak. Kendi sesini reddedemeyeceğine göre Türk devleti ile İran arasındaki ticarette oynadığı rolü mecburen kabul etmek zorunda kalacak. Bunun Türkiye’ye hukuki bir yaptırımı yok ama ekonomik ve siyasi olarak çok açık bir şekilde Türkiye sıkıştırılabilir. 

YARIN:

- Zarrab itirafçı olursa süreç nasıl işler?

- Halkbank Genel Müdür Yardımcısı Hakan Atilla’nın Zarrab’a yaklaşımı nasıl?

- Türkiye 27 Kasım’a kadar ne yapmak istiyor?

- İlginç tesadüf ve Türkiye’nin hataları...

 


Değerli Haberturk.com okurları.

Haberturk.com ekibi olarak Türkiye’de ve dünyada yaşanan ve haber değeri taşıyan her türlü gelişmeyi sizlere en hızlı, en objektif ve en doyurucu şekilde ulaştırmak için çalışıyoruz. Yoğun gündem içerisinde sunduğumuz haberlerimizle ve olaylarla ilgili eleştiri, görüş, yorumlarınız bizler için çok önemli. Fakat karşılıklı saygı ve yasalara uygunluk çerçevesinde oluşturduğumuz yorum platformlarında daha sağlıklı bir tartışma ortamını temin etmek amacıyla ortaya koyduğumuz bazı yorum ve moderasyon kurallarımıza dikkatinizi çekmek istiyoruz.

Sayfamızda Türkiye Cumhuriyeti kanunlarına ve evrensel insan haklarına aykırı yorumlar onaylanmaz ve silinir. Okurlarımız tarafından yapılan yorumların, (yorum yapan diğer okurlarımıza yönelik yorumlar da dahil olmak üzere) kişilere, ülkelere, topluluklara, sosyal sınıflara ırk, cinsiyet, din, dil başta olmak üzere ayrımcılık unsurları taşıması durumunda yorum editörlerimiz yorumları onaylamayacaktır ve yorumlar silinecektir. Onaylanmayacak ve silinecek yorumlar kategorisinde aşağılama, nefret söylemi, küfür, hakaret, kadın ve çocuk istismarı, hayvanlara yönelik şiddet söylemi içeren yorumlar da yer almaktadır. Suçu ve suçluyu övmek, Türkiye Cumhuriyeti yasalarına göre suçtur. Bu nedenle bu tarz okur yorumları da doğal olarak Haberturk.com yorum sayfalarında yer almayacaktır.

Ayrıca Haberturk.com yorum sayfalarında Türkiye Cumhuriyeti mahkemelerinde doğruluğu ispat edilemeyecek iddia, itham ve karalama içeren, halkın tamamını veya bir bölümünü kin ve düşmanlığa tahrik eden, provokatif yorumlar da yapılamaz.

Yorumlarda markaların ticari itibarını zedeleyici, karalayıcı ve herhangi bir şekilde ticari zarara yol açabilecek yorumlar onaylanmayacak ve silinecektir. Aynı şekilde bir markaya yönelik promosyon veya reklam amaçlı yorumlar da onaylanmayacak ve silinecek yorumlar kategorisindedir. Başka hiçbir siteden alınan linkler Haberturk.com yorum sayfalarında paylaşılamaz.

Haberturk.com yorum sayfalarında paylaşılan tüm yorumların yasal sorumluluğu yorumu yapan okura aittir ve Haberturk.com bunlardan sorumlu tutulamaz.

Haberturk.com yorum sayfalarında yorum yapan her okur, yukarıda belirtilen kuralları, sitemizde yayınlanan Kullanım Koşulları’nı ve Gizlilik Sözleşmesi’ni peşinen okumuş ve kabul etmiş sayılır.

Bizlerle ve diğer okurlarımızla yorum kurallarına uygun yorumlarınızı, görüşlerinizi yasalar, saygı, nezaket, birlikte yaşama kuralları ve insan haklarına uygun şekilde paylaştığınız için teşekkür ederiz.

SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!
2000
  • Misafir 18 Kasım 2017 Cumartesi 22:08
    Türkiye, abd nin eyaleti mi. Türkiye nin ticareti abd yi niye ilgilendirir. dolarla iş yapmış da, falan da filan da, madem paran o kadar özel, niye dünyaya saçıyorsun. kurt, kuzu hikayesi vesselâm.
  • Misafir 17 Kasım 2017 Cuma 21:06
    ​1. bu adam aslen iranlı. ama ne hikmetse biz öz vatandaşmızmış gibi ve hatta genç yaşta bu kadar varlığı dürüstçe çalışarak nasıl edindiğini sorgulamadan neden bu kadar sahipleniyoruz? 2. bu adamın iranla yaptığı ticaretteki (her ne işiyse artık) iş ortağı zencani olduğu biliniyorken ve zencani de iran devletini dolandırmak suçundan hapisteyken biz bu adamı niye bu kadar sahipleniyoruz? 3. yarası olan gocunsun demek gerekirken biz hükümetçe niye bu kadar gocunuyoruz? varsa suçu delilleri ile ortaya çıkartılır ve cezasını da çeker yani bize ne. 4. öküz altında buzağı olduğu aranmasına gerek kalmayacak kadar belli. ama ucu bizim hükümete dokunacak endişesi var galiba. ne diyelim yarası olan gocunurmuş.
  • Misafir 17 Kasım 2017 Cuma 16:39
    ses kayıtları ister gerçek ister gerçek olmasın abd için fark etmez . abd gerçek der olur biter kendi şirketleri iranla her şeyi yapabilir serbest bir de israile .
  • Misafir 17 Kasım 2017 Cuma 15:06
    Hocaların klasik bir lafı vardır. Kopya çekmek serbest, yakalanmak yasak. Yakalanmayacaktın. Ya da gidip teslim olmayacaktın (ki, bence durum bu). Teslim olduysan, itirafçı olacaksın tabi, bundan doğal ne var ki?
  • Misafir 17 Kasım 2017 Cuma 14:37
    Sen de 'itirafci' tabirini kullanarak aslinda Zarrab'in bir suc abidesi oldugunu itiraf ediyorsun.
  • Misafir 17 Kasım 2017 Cuma 13:48
    BİZDE İNCİRLİK ÜSSÜNÜ KAPATIRIZ..SAVAŞACAKSAKTA SAVAŞIRIZ..YPG İLE KARŞIMIZA ÇIKACAKLAR..ONLARI BURALARI DAR EDERİZ..HİÇTE KORKUMUZ YOK..HERŞEYİ DENEDİLER BECEREMEDİLER..YİNE BECEREMEYECEKLER..BİLİNMEYEN GÜÇLER BİZİMLE..SAKIN ENDİŞE KORKU OLMASIN..KORKAN ONLAR ONDAN BU KADAR UFACIK ÜLKEYLE UĞRAŞIYORLAR..UNUTULMASIN FİRAVUNU ÖLDÜREN KÜÇÜCÜK SİNEKTİ
  • Misafir 17 Kasım 2017 Cuma 11:38
    Olmayan uluslar arası hukuk önünde ,bu ülkeyi suçlu duruma düşürme çabasıdır.Bu kadar açık olan bir oluşum, nasıl anlaşılamaz olur bazıları için anlamak mümkün değil.
  • Misafir 17 Kasım 2017 Cuma 11:28
    Bu iranlı için müzik notası mı verildi
  • Misafir 17 Kasım 2017 Cuma 09:10
    E hani ses kayitlari sahte idi.simdi kendi sesini inkar edemez diyorsunuz.O kayitlar gercekse neden ismi gecenlere iki kelime etmiyorsunuz.Vah ülkem vah
Kalan karakter : 2000
Hava Durumu
Perşembe 18 MPH 16°
Kısmen Güneşli