Öne Çıkanlar
Son Dakika
02.11.2017 - 09:28 | Güncelleme:

Osman Kavala’yı tutuklamanın anlamı

 

TÜRKİYE’de kimi sözcüklerin çağrışımı üzerine sağ-sol demeden genele yayılan büyük bir uzlaşma var: ABD, Soros, sivil toplumculuk hemen her zaman ajan, komplo, CIA’yla eşleştiriliyor. Bir şekilde yolunuz Osman Kavala gibi ABD’yle, Soros’la falan kesişirse tam olarak ne yaptığınıza ya da kim olduğunuza bakılmadan ithamlar otomatik olarak atfediliyor.

Her iddiasına girerim, bir süre sonra hata olduğu fark edilip salınınca ortaya çıkacaktır ki Osman Kavala’nın tutuklanmasına neden faaliyetleri değil. Aksine özellikle sağ-ulusalcı kesimin ona yönelik paranoyası ve şahsına yüklenilen türlü anlamlar.

Kavala kendisine atfedilen birtakım gizemli efsanelerle anılıyor, bu efsaneler de kulaktan kulağa dolanınca bire bin katılarak hayali bir tehdit oluşuyor. Osman Kavala böyle icat edilen bir korku.

Ne Batı’nın (ya da sadece ABD’nin) Türkiye’yi karıştırmak için görevlendirdiği gizemli bir karakter, ne de Soros’un üzerinden Türkiye hakkında gizli planını hayata geçireceği gizli adamı. Kavala, Batı eğitimi görmüş ve Batı’da rastladığı düşünen, sorgulayan, entelektüel hayata dahil olan zengin tipolojisinin Türkiye’deki karşılığı sadece.

GÖZE BATIYOR

Osman Kavala paranın belli bir entelektüel bedeli olduğunu düşünen, kendi inandığı doğruların yayılması, toplumun aydınlanması için imkânları doğrultusunda girişimlerde bulunan bir zengin.

Sanırım Türk geleneklerinde zenginler sivil toplumun öncüleri olmadığı için Osman Kavala göze batıyor. Türkiye’nin ultra-zenginleri vergilerini vererek topluma borçlarını ödüyor, kendilerinden bunun ötesinde bir beklenti de yok zaten. Hele hele dev patronların siyasete karışmalarına pek rastlanmadığı gibi, ilanlarla hükümet deviren TÜSİAD’dan beri hiç hoş da karşılanmıyor siyaset nezdinde de.

Oysa Amerika’nın en büyük zenginlerinden Koch ailesi yıllardır ülkede sağ politikalara maddi kaynak sağlıyor. Michael Bloomberg ise kendi inandığı davalarda milyarlarca dolar harcayıp sol politikalara destek veriyor.

Türkiye’de Osman Kavala’nın alışılageldik olanın dışına çıkıp yayınevine destek vermesi, siyasi hareketlere kendilerini duyurmaları için mekân açması ya da bir bağımsız gazeteye borç vermesine hep kuşkuyla, paranoyayla yaklaşılıyor. Çünkü Kavala hayatını başka ülkelerin âdetlerine göre yaşıyor, kendi topraklarıyla ise bir uyuşum sorunu ortaya çıkıyor.

SOYUT BİR KAVRAM

Osman Kavala somut bir kişilik değil, soyut bir kavramdır Türk entelektüel hayatını kutuplaştıran tartışmalarda. Liberaller ona tapınır, sağ-ulusalcılar düşmanlaştırır. Oysa kendi başına gerçeğin peşinde koşan, doğruyu bulmaya çalışan, kendi inandığı yolda ilerleyen bir bireydir Kavala.

Yayınevine para vermesine alışık olunmadığı için altında illaki bir gizli motivasyon aranıyor.

Hadi, diyelim, gerçekten gizli bir hesabı, ideolojik bir planı var. Osman Kavala’yı soyut bir kavram olarak çözümlediğimizde ortaya çıkan Türk tipi sivil toplumculuk, ikinci cumhuriyetçilik, anti-Atatürkçülük, PKK romantizmi, FETÖ’yle diyalog ve hoşgörü turları gibi bileşimleri bile icat edilen tehdidin ne kadar yersiz olduğunun kanıtı.

Yıllarca Türkiye’nin entelektüel hayatında çokça tartışılan bu ideoloji çoktan çöktü, hiçbir kıymeti kalmadı. Ne tehdidi, ne tutuklaması... Kendi kendilerini hatalar yapa yapa bitirdi zaten İletişim Yayınları, Murat Belge’ler, Radikal Gazetesi zihniyeti, Firuzağa Camii ve Cezayir Lokantası’nın yemekleri. Osman Kavala’yı da gözlerinde büyütenler onu birey olarak görmeye başladığında tutuklanmasının yanlışlığı ortaya çıkar.

**************

BU GÖZLER... 

- MELİH Gökçek’in Ankara’dan gittiğini...

- Ulusalcı söylemin iktidar mahallerinde etkinlik kazandığını...

- Osman Kavala’nın bile tutuklandığını...

- Harvey Weinstein’ın muhteşem düşüşünü...

- Murat Belge’nin sevgilisi Hale Soygazi’nin magazin gündeminde tartışıldığını...

- Bir de önceki gün Beverly Hills Hotel’de kahvaltıda Kendall Jenner’ı... Gördü.

**************

#WestHollywood

CADILAR BAYRAMI’NDAN BİLDİRİYORUM

- DOĞRUSU, 500 bin kişinin katıldığı şenlikte aşırı hayran kaldığım bir kostüm olmadı. Çok emek verilmiş, üzerinde düşünülmüş birkaç tane gözüme çarptı ama yaratıcılık sınırlarını zorlayanına rastlamadım. Bir-iki tane Hugh Heffner, bir Prince, Chucky derken en çok galiba Daisy Buchanan ve Jay Gatsby olarak gelen çifti beğendim.

- Harvey Weinstein olarak gitmeyi planlıyordum, kadınları tecavüz ve taciz etmekle itham edilen birinin kılığına girmenin doğru olmadığına ikna oldum. Kostümsüz gittim.

- Cadılar Bayramı gay nüfus sayesinde “drag show”a dönüştü ve üzerine emek harcanan bir Amerikan karnavalı oldu. Gay’lerin ağırlıkta olduğu West Hollywood’da yereller pek şenliğe katılmıyor artık. Tabii gay hareketinin artık kendini gösterme, kendini göstererek hak arama ihtiyacı da yok.

- Türkiye’den gelen Halloween fotoğraflarındaki kostümlere bakıyorum... Zorro, Dracula gibi çok bilinen kostümler, hiçbir yaratıcılık yok. Madem kutlamaya özeniyorsunuz, bari kostümlerde taklitçilikten sakının. Neden birisi Barış Manço olarak giyinmez, neden birinin aklına Süleyman Demirel olarak gitmek gelmez?

**************

OKURU HABERE KARŞI KORUMAK

HAFTADA bir kimi internet siteleri mutlaka alıntıladığı için yazılarına maruz kaldığım bir Yeniçağ yazarı var. Her seferinde ortalığı sarsacak, Türkiye’yi değiştirecek, iktidarı yerle bir edecek bir senaryo geliştiriyor, bunu da kendisini “Abdullah Gül’ün eski danışmanı” diye tanıtarak yapıyor ki inandırıcı gözüksün.

KİM BU KAYNAK?

Gül’le belki beş dakika çalışmış olabilir, ama yazdıklarının tamamının yalan olduğuna hiç mi hiç şüphe yok. Bir insan bu kadar kolay mı atabilir? Nasıl bu kadar palavra üretebilir? Hiçbir dediği tutmuyor.

Bütün varlığı Erdoğan karşıtlığı üzerine kurulu bir başka yazar da “Saray’a yakın kaynaklardan duyduğuma göre” diye sık sık yazıyor. Abdülkadir Selvi’ye bile bu kadar bilgi sızmıyor, ona nasıl gidebilir? Kimi kandırıyorlar?

Okurları isimsiz kaynaklara dayalı haber ve yorumlara karşı sık sık uyarmamız gerekiyor. Hele hele “sahte haber” çağında kendi temennisini icat edilmiş hayali kaynaklara dayandıran yazarlara karşı tedbir almamız şart. Basit bir akıl yürütme kimin yalan kimin doğru yazdığını kolaylıkla ortaya çıkarsa bile...


Değerli Haberturk.com okurları.

Haberturk.com ekibi olarak Türkiye’de ve dünyada yaşanan ve haber değeri taşıyan her türlü gelişmeyi sizlere en hızlı, en objektif ve en doyurucu şekilde ulaştırmak için çalışıyoruz. Yoğun gündem içerisinde sunduğumuz haberlerimizle ve olaylarla ilgili eleştiri, görüş, yorumlarınız bizler için çok önemli. Fakat karşılıklı saygı ve yasalara uygunluk çerçevesinde oluşturduğumuz yorum platformlarında daha sağlıklı bir tartışma ortamını temin etmek amacıyla ortaya koyduğumuz bazı yorum ve moderasyon kurallarımıza dikkatinizi çekmek istiyoruz.

Sayfamızda Türkiye Cumhuriyeti kanunlarına ve evrensel insan haklarına aykırı yorumlar onaylanmaz ve silinir. Okurlarımız tarafından yapılan yorumların, (yorum yapan diğer okurlarımıza yönelik yorumlar da dahil olmak üzere) kişilere, ülkelere, topluluklara, sosyal sınıflara ırk, cinsiyet, din, dil başta olmak üzere ayrımcılık unsurları taşıması durumunda yorum editörlerimiz yorumları onaylamayacaktır ve yorumlar silinecektir. Onaylanmayacak ve silinecek yorumlar kategorisinde aşağılama, nefret söylemi, küfür, hakaret, kadın ve çocuk istismarı, hayvanlara yönelik şiddet söylemi içeren yorumlar da yer almaktadır. Suçu ve suçluyu övmek, Türkiye Cumhuriyeti yasalarına göre suçtur. Bu nedenle bu tarz okur yorumları da doğal olarak Haberturk.com yorum sayfalarında yer almayacaktır.

Ayrıca Haberturk.com yorum sayfalarında Türkiye Cumhuriyeti mahkemelerinde doğruluğu ispat edilemeyecek iddia, itham ve karalama içeren, halkın tamamını veya bir bölümünü kin ve düşmanlığa tahrik eden, provokatif yorumlar da yapılamaz.

Yorumlarda markaların ticari itibarını zedeleyici, karalayıcı ve herhangi bir şekilde ticari zarara yol açabilecek yorumlar onaylanmayacak ve silinecektir. Aynı şekilde bir markaya yönelik promosyon veya reklam amaçlı yorumlar da onaylanmayacak ve silinecek yorumlar kategorisindedir. Başka hiçbir siteden alınan linkler Haberturk.com yorum sayfalarında paylaşılamaz.

Haberturk.com yorum sayfalarında paylaşılan tüm yorumların yasal sorumluluğu yorumu yapan okura aittir ve Haberturk.com bunlardan sorumlu tutulamaz.

Haberturk.com yorum sayfalarında yorum yapan her okur, yukarıda belirtilen kuralları, sitemizde yayınlanan Kullanım Koşulları’nı ve Gizlilik Sözleşmesi’ni peşinen okumuş ve kabul etmiş sayılır.

Bizlerle ve diğer okurlarımızla yorum kurallarına uygun yorumlarınızı, görüşlerinizi yasalar, saygı, nezaket, birlikte yaşama kuralları ve insan haklarına uygun şekilde paylaştığınız için teşekkür ederiz.

SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!
2000
  • Misafir 03 Kasım 2017 Cuma 12:43
    tabiki herşey paranoya. arap ülke sınırları masa başında çizilmedi. başlarına konan kişiler, çizgicilerce seçilmedi, ülkemizde tek büyük dışardan emir alan yahudi şirketi yok. ülkemizde eli silahlıların arkasında kimse yok. biz salağız.
  • Misafir 02 Kasım 2017 Perşembe 19:41
    SAHI ABDULLAGULE NE OLDU ? NEREDEDIR, NELER YAPIYOR. NEDEN GOZLERDEN IRAK OLDU BIRDENBIRE. BUNCA BIRIKIM. BUNCA AKEDEMIZM ?? VE BIR SAYIN GOZLERDEN IRAK OLANLARI ? ESKI YOLDASLARI ESKI CEMMETI ? NEREDELER?
  • Misafir 02 Kasım 2017 Perşembe 10:34
    osman kavala kankanız galiba bu kadar net konuştuğunuza göre.dünya iyisi bir vatansever zengin demek istemişsiniz.bylock bağlantıları çıktığı halde bir sürü güzelleme yapmışsınız garip.ama inanın halk sizin gibi düşünmüyor geçti o günler
  • Misafir 02 Kasım 2017 Perşembe 09:18
    Yazinizi okurken gaZeteci kimliginizden cok avukat oldugunuzu dusundum buna sebep olan sey baska ulkede mesru gorunen seyi ornek gostererek kendi ulkendeki bir sahisi masum gostermek istemeniz kaldiki o sahisin tam olarak hangi delillerden dolayi ceza aldigini bilmeden masumdur demek. Ben bugun gazeteci degilim canim avukatlik yapmak istedi demekle bence ayni sey. İyi gunler bay insan sarrafi
Kalan karakter : 2000
Hava Durumu
Cumartesi 11 MPH 18°
Kısmen Güneşli