Habertürk
    Takipte Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

        İspanyol ressam Francisco de Goya (1746-1828), yağlıboya ve gravürlerinin yer aldığı kapsamlı bir seçkiyle Pera Müzesi'nde yer alıyor. Küratörlüğünü Marisa Oropesa ile Maria Toral'nın yaptığı bu sergi, İtalya ve İspanya'nın önemli müze ve özel koleksiyonlarından derlenmiş yapıtlardan oluşuyor.

        MODERNLİĞİN ÖNCÜSÜ

        Geleneksel resim eğitimi alan, bir dönem kraliyet ressamı olarak da çalışan sanatçı, çalışmalarında ölümü, acıyı ve ideolojik baskıları sıklıkla işlemiştir. "Geleceğin sanatının habercisi" olarak nitelenen Goya, kendi dönemini aşmış ve modernizmi en çok etkileyen sanatçılardan biri olmuştur. Bunun en önemli nedenleri, görsel dilindeki ustalığının ve farklılığının yanı sıra, seçtiği konular ve bu konuları ele alış şeklidir hiç kuşkusuz. Karnavallar, boğa güreşleri, portreler, dinsel temalar, çocuk oyunları ve natürmortlara yer verdiği eserlerinde, temelde eleştirel bir tavrı benimsemiş, döneminin çalkantılı yapısını etkileyici bir dille yansıtmıştır.

        Gerçekçi ressamlardan etkilenmiş olmasına rağmen dünyaya ve insanlara bambaşka bir gözle bakan Goya, portrelerindeki modellerini tüm çirkinlikleri, açgözlülükleri ve aptallıklarıyla ortaya koyuyordu. Bu onun gericiliğe, acımasızlığa ve baskıya bir karşı duruşuydu aynı zamanda.

        ZAMANININ GERÇEK TANIĞI

        Gelenekleri altüst eden Goya, her ne kadar kendi dönemine dair tanıklığını aktarsa da, kendi zamanıyla sınırlandırılamayacak bir konuma yükselmiştir. "Goya, Zamanının Tanığı" sergisinde sanatçının "Kapriçyolar", "Savaşın Felaketleri", "Boğa Güreşi", "Atasözleri" ya da "Zırvalar" başlıklı gravürlerinin yanı sıra, aralarında dönemin kralı IV. Carlos ve kraliçe Maria Luisa'nın portreleri ile çocuk oyunlarının da yer aldığı yağlıboyalarını görmek mümkün.

        "Kapriçyolar", sanatçının yaşadığı toplumsal yapıya dair gözlemlerini eleştirel bir dille aktardığı gravürlerinden oluşan çarpıcı bir seri. Din, eğitim, evlilikler gibi toplumsal öğelerin işlendiği "Kapriçyolar" onun ironik tavrının inceliğini en iyi anlatan serilerden biri.

        1808 yılında patlak veren İspanyol Bağımsızlık Savaşı onun yaşamında ve sanatsal üretimlerinde bir dönüm noktası olmuştur. İspanya'nın ve tüm Avrupa'nın sarsıntılı dönemine tanıklık eden Goya, "Savaşın Felaketleri" başlıklı gravürlerinde, Fransa'nın İspanya'yı işgali sırasında olan biteni tüm çıplaklığıyla yansıtmıştır. Bu seride, sanat tarihinde sıkça karşılaştığımız zafer sahneleri yerine, savaşın getirdiği felaketleri anlatma yoluna giderek, yaşananları sansürsüz bir biçimde gözler önüne sermiştir.

        Gravürlerinde konu edindiği olayları zaman zaman kabuslarıyla da besliyor, yarattığı farklı dünyalara ait figürleri resmediyordu Goya. "Zırvalar ya da Atasözleri" onun en sıkıntılı günlerinde ortaya çıkardığı yapıtlarıydı. İşitme yetisini kaybettiği bu dönemde gittikçe daha fazla içine kapanan sanatçı, bu seride hayal dünyasının karmaşık yapısını da görselleştirmiştir adeta.

        Büyük ustanın bu sergisi 29 Temmuz'a kadar Pera Müzesi'nde devam edecek.

        Diğer Yazılar