Yorgunluk ve sinir
BU hafta da Carlos Carvalhal'in dediği olacak ve 6 günde 3 maça çıkarak 13 haftada da en çok müsabaka oynayan takım Beşiktaş olacak. Carvalhal, haftalardır bu konunun altını çiziyor, takımına uygulanan fikstür zulmünden devamlı bahsediyor Bu yorgunluk, sakatlıklarla doğan eksikliklerle birleşince Beşiktaşlı futbolcularda ciddi anlamda sinirlilik hali oluştuğu çok net bir şekilde gözlemlendi. Normalde sakin olan futbolcular olan Fernandes'in, Ernst'in, Sivok'un ve hatta Necip'in stres ve gerginlikleri çok belliydi.
★ ★ ★
Beşiktaş, ligin en dirençsiz takımı olan Kayseri'ye karşı maça, muhtemelen sertlik ve mücadele dozajını yüksek tutarak, bunun yanında ilk 20 dakikada da bir gol bulup işi ilk yarıda bitirme planı ve ümidi ile başladı Ama daha 47. saniyede Ekrem'in hatası ile gelen Kayseri golü, zaten "bu soğukta burada ne işimiz var!" diye sahaya çıkmış gözüken oyuncuları iyice gerdi. Simao'nun golü atamayan Mustafa'ya, Egemen'in Sivok'a, Fernandes'in de Necip'e fırçaları Carlos'un Beşiktaş'ında pek görmeye alışık olmadığımız sahnelerdi. 53 gün sonra sahaya dönen Queresma yaptığı spektaküler hareketlerle tribünleri coştursa da onun gelmesiyle takımın mücadele gücü iyice azaldı. Koca bir ilk yarı boyunca iyi paslaşan ve sahaya iyi yayılıp Beşiktaş'ı yoran Kayseri, doğru dürüst pozisyon üretemedi Neredeyse ikinci golü bulmak için çaba sarfetmediler. Kayseri'nin sadece Kujovic'in savunma arkasına yaptığı koşularla atak aramasına rağmen Beşiktaş bir türlü organize olamadı. Fernandes'in de atılması ile ikinci yarı tam bir kabus oldu.
Karşılaşmanın ikinci yarısı, ilk yarıdaki tempo ve pas trafiğinin yarı kalitesine bile ulaşamadı. Ne bir kişi fazla oynayan Kayseri daha fazla top yapmayı düşünebildi, ne de Beşiktaş formasyon değişikliği yapabildi Carvalhal'in bence en temel eksikliği bu. İşler kötüye gidince A oyuncusunu çıkartıp B oyuncusunu alıyor ve yeni giren oyuncuların bireysel yetenekleriyle bir şeyler yapmasını bekliyor. Oysa bu gibi durumlarda bazen formasyonu da değiştirmek gerekir. Carlos'ta bunu hiç göremiyorum. Tüm bunlara rağmen Holosko'nun 'al da at' dediği pası Edu değerlendirebilse Beşiktaş belki maçtan galip de ayrılabilirdi. Ancak bu Carlos'un başarısından çok Şota'nın ve takımının eksikliği olurdu.
Not-1: Fenerbahçe-Beşiktaş derbisi pazartesi günü oynanabilir. Federasyon bu kararı alabilir. Böylece Beşiktaş 6 günde 3 maç yapmak gibi bir saçmalığa maruz kalmaz.
Not-2: Mustafa Pektemek, giderek 'genç Semih'leşiyor. 11'de başladığı hiçbir maçta iyi performans sergileyemiyor. Sadece Beşiktaşlılar'ın değil Abdullah Avcı'nın da onunla ilgili büyük hayalleri var. Bu fırsatı daha iyi değerlendirmeli.