Cimbom'un en büyük rakibi iç gerilimi
ANTALYASPOR yardımcı antrenörü maç öncesi Lig TV'ye verdiği röportajda "Önde basacağız. Galatasaray'a gömülerek oynamak doğru değil" dedi. Ama 80. Dakikaya kadar Antalya G.Saray ceza sahasına sadece 2 kez gelebildi. Bırakın önde basmayı kontratağa bile düzgün çıkamadılar. Tek düzgün kontratakta golü buldular.
Peki böyle bir Antalya karşısında G.Saray ne yapmış olabilir? G.Saray ise üretim sıkıntısı yaşayan rakibine karşı ilk 45 dakikada sadece 1 kez net pozisyon yakaladı. Ujfalusi sağ bek mevkiinden ileri çıkıp ortasını yaptı; Elmander'in kafa şutunu Ömer çeldi; o kadar. Diğer tüm karamboller pozisyonumsular duran toplardan geldi. Bu kadar haldır haldır canlı futbola rağmen pozisyon üretilememesi Fatih Terim'in bu yılki en büyük eksikliği. Yine de penaltı golü ile devreye eşitlikle girildi. 2. Yarıda Baros ve Sabri hamleleri hem düşük tempoyu artırma hem de bir türlü işlemeyen çift santraforsuz sistemi değiştirme amaçlıydı. Amaç hasıl oldu. 55 -70 arası Antalyaspor neredeyse yarı sahasından çıkamadı. Bir iki final pası doğru verilse ev sahibi öne geçerdi. Ama işte açıkça aptalca denmesi gereken bir kırmızı kart dengeyi değiştirdi. Baros hakeme söylediklerinden dolayı atıldı. Sonraki dakikalar eksilen büyük takımın kısa bir süre hırsla bastırması ve biraz daha rakip alanda gözüken ama ne yaptığını tam olarak bilmeyen misafir ekip ağırlığı şeklinde geçti.
★ ★ ★
Baros'un atılması bir yana Sarı-Kırmızılı takımda anormal ve gereksiz bir gerilim var. G.Saray'ın kendi içindeki gerilimi; artık açıkça bilinen Fatih Terim karşıtı ve yandaşı yönetim bölünmesi bence takıma da sirayet ediyor.
Mesela sezonun en iyi futbolunun oynandığı F.Bahçe zaferi sonrası Abdürrahim Albayrak; Terim karşıtı yöneticilere mesaj veriyor. Tam 14 hafta boyunca tek kelime övgü sözcüğü sarf etmeyen Aysal'ın sınıf arkadaşı Mehmet Ali Birand 14 hafta sonraki ilk mağlubiyette Terim'e "Gidersin haaa" zarfı atıyor. "Drogba'ları; Ronaldinho'ları Terim istemiyor abicim" diye dışarıya üfleyen "Başkan'ın adamları" hocaya ala ala Necati'yi alıyor.
Eh bu gerilim de Terim'e; oradan da sahaya yansıyor.
Mesela Felipe Melo ligin itiraz krallığına koşuyor. Kaptan Ujfa; vatandaşı Baros'u sakinleştireceğine hakeme dalıyor. Selçuk Hakan'a; Engin Emre'ye fırça atıyor. Keskin sirke küpüne zarar veriyor. Hiç gereği olmayan bu gerilim G.Saray üstündeki baskıyı giderek artırıyor. Ünal Aysal'ın bu saçma çekişmeye el koyması şart.