Habertürk
    Takipte Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

        Türk futbolunun üzerindeki en olumsuz etkilerden biri "Futbolu Digitürk yönetiyor" algısı.

        Türk futbolunda fanatizmin yöneticiler tarafından körüklenme argümanlarından biri "Digitürk istedi böyle oldu" gazlaması.

        Türk futbolunun en önemli şehir efsanelerinden biri "Digitürk puan farkının açılmasını istemez. O yüzden lidere operasyon yaptılar" fısıltısı.

        Türk futbolunda en çok pompalanan 'korku ögesi' "Digitürk batarsa hepimiz batarız" cümlesi.

        Türk futbolunun bu yıl en çok duyulan isyan cümlesi "Her şey paramı? Ya ahlaki değerler?" soruları...

        Özetle Türkfutbonunun en önemli aktörlerinden biri olan Digitürk; korkunun-ayak oyunlarının-işverenliğin- işbirlikçiliğin adresi olarak gösteriliyor hep. Adeta Türk futbolunun "Karanlıklar Prensi" olarak nitelendiriliyor.

        * * *

        Ben futbolu Digitürk'ün yönetmediğini çok iyi biliyorum. Ama artık Federasyon üzerindeki etkilerinin gittikçe arttığına şahit oluyorum. Bu sene ortaya çıkan 'Play-Off Ucubesi'nin mimarı Digitürk. Bunu onlarca kulüp başkanı defaatle söyledi. Önceki TFF Başkanı Aydınlar, "Hayır bu benim projem" diye sanki kendi şirketiymişcesine Digitürk'ü savunsa da en son Ali Koç'un da itiraf ettiği gibi Play-Off tamamen Digitürk'ün planı. Bir kere baştan beri bu gerçeği yalanlayarak yanlış yaptılar. Sonra Aydınlar TFF'sine "Ya sözleşmemizi 3 sene daha uzatın ya da biz bu paraları ödeyemiyoruz" çıkışı yaptılar. Aydınlar TFF'sinden istediklerini alamadılar.

        * * *

        Yıldırım Demirören TFF'si göreve geldiğinden bu yana Digitürk'ün etkisinin giderek arttığı söylentisi ayyuka çıktı.

        Bir kere Yıldırım Demirören Digitürk'ün 4 yıl sonra bitecek sözleşmesini ihalesiz 3 yıl uzatma fikrine sıcak bakıyor. Rekabet Kurumu'ndan sinyal alsa anında bu uzatma işlemini hayata geçirir.

        İkincisi Play-Off'un adının "Süper Final"e çevrilmesi de Demirören'in değil Digitürk'ün fikri. Digitürk'ün pazarlama sloganlarından birini TFF resmi ismi olarak belirledi. Ancak en mühim konu "seyircisiz oynama cezaları" ile ilgili. Digitürk Süper Final'de kadın-çocuk seyirci istemiyor. Hatta bunu da gündeme getirdiler. Bugüne kadar bir tek Başbakan'ın açıklamalarında sesini duyuran Yıldırım Demirören, Digitürk'ün isteği diye seyircisiz oynama cezası konusunu sürüncemede bırakıyor. Size birtüyo daha vereyim. Digitürk bu sene uygulanan "Deplasmana seyirci gelmesin" yasağının da kalkmasını istiyor. Demirören TFF'si o kuralı da değiştirmeye hazırlanıyor. Digitürk şak diye rica ediyor; Demirören tak diye yapıyor algısı inanılmaz boyutlarda.

        Hatta Digitürk Play-Off'un seneye de uygulanacağını söylüyor. Hiçbir futbol adamının istemediği Play-Off seneye de uygulanacaksa; seyircisiz oynama yasağı bir sezon sonraya kalacaksa; sözleşmeler ihalesiz uzatılacaksa ve her şey Digitürk istediği için yapılacaksa Yıldırım Demirören istifa etsin yerine de Digitürk Genel Müdür Ertan Özerdem gelsin. Böylece biz de "Futbolu Digitürk yönetiyor" şehir efsanesinden kurtulmuş olalım.

        Peki mali kriter uyumsuzluğu yüzünden yasak gelirse?

        Bazı kulüpler ile basın mensuplarının bir kısmı "X-Y-Z takıma ceza vermeyecekler diye herkesi yakacaklar" argümanına sıkı sıkıya sarılmış durumda. Şimdi 3 soru 3 cevap oyunu oynayalım:

        ■ UEFA Mali Kriterlerini içeren Finansal Fair Play kurallarına uyan kaç büyük takımımız var?

        Cevap: Şu an için sadece Fenerbahçe.

        ■ UEFA 2 yıl sonra bu kriterlere uymayanı turnuvalarına almayacağını söyledi. Bu kriterlere göre şu anki mali veriler ışığında kimler UEFA turnuvalarına kesin olarak gidemez?

        Cevap: Beşiktaş ve Galatasaray.

        ■ Şike soruşturmasının savcılığını ve hakimliğini üstlenen isimlerin kaçından bu kriterlerle ve yaklaşan tehlikeyle ilgili bir kelime duydunuz?

        Cevap:..........

        Meriç Müldür haklı; Aydınlar başkanlığa hazırlanıyor

        Geçtiğimiz haftalarda sevgili dostum Meriç Müldür; HTSpor'da manşete taşınan bir habere imza atmıştı: "Aydınlar 100 milyon Dolar ile F.Bahçe başkanlığına aday olacak..." Aynı gün bir başka gazetede "50 milyon Euro ve 3 yıldız ile F.Bahçe başkanı oluyor" haberi de çıkınca Aydınlar; "Böyle bir şeyi kimseyle paylaşmadım" deyip istihbaratın doğru olmadığını ima etti.

        Ancak kaynaklarım Meriç Müldür'ün duyumunun doğru olduğunu söylediler. Mehmet Ali Aydınlar; 100 milyon Dolar hibe edeceğini belirterek başkan adayı olma planları yapıyor. Bana bu istihbaratı veren kaynağım; "Büyük ihtimal bu sene; olmazsa 3 yıl sonra Aydınlar aday olur" dedi. Zamanla göreceğiz.

        Diğer Yazılar