Fatih Altaylı'ya tavsiye
YAYIN yönetmeni önceki gün itibarıyla boşuna enerji harcayacağı bir işe girişti.
Yılmaz Özdil 'den çözüm önerisini açıklamasını istedi.
Bu, nafile bir çaba. Türkiye'de bunu en iyi bilen ben olmalıyım.
Ben yıllardır Emin Çölaşan'ın siyasi çözüm önerilerini öğrenmek için mücadele ediyorum ama bunu başaramadım.
Yılmaz Özdil ile Emin Çölaşan'ın aynı düşündüklerini söylemiyorum, çünkü aslında ne dediklerini kimse bilmediğinden aynı düşünüyor da olabilirler, tamamen farklı düşünüyor da.
Onları birleştiren şu: İktidarın yaptığı her şey yanlış, her şey gizli bir planın sonucu ve kendilerinin görevi de bu iktidara alaycı bir kötümserlikle, yıpratıcı bir tavırla yaklaşmak ve temelde küfür kavramları olan bazı anahtar kelimelerle iktidarı her gün taşlamak.
Tamam bunu yap da bir defa da sana göre iktidara yol göster, neyin daha doğru olduğunu nedenlerini açıklayarak söyle. Bir fikir sahibi ol. İnsan sadece tavırdan ibaret olamaz, o tavrını fikirle desteklemek zorundadır.
Birlikte çalıştığımız Hürriyet Gazetesi yıllarında Emin Çölaşan'a bir yazıda "Senin hangi tür iktidardan yana olacağını yaz da bilelim" demiş ve tabii ki net bir cevap alamamıştım.
Bu soruya net cevap veremeyenler daima namuslu, dürüst, vatansever gibi büyük ifadeler kullanırlar; sevmedikleri de gayet tabii bunun tersi, yani sahtekâr, namussuz, vatan haini olurlar. Sözüm ona analizleri bu anahtar kelimelerle belirlenir ve iyi yazar da olduklarından söyledikleri sanki çok anlamlıymış gibi destek görür. Taraftarları çoğalır.
İşin ilginci somut alternatif koymadan yapılan bu yıkıcı "karşıtlık" (dikkat edin "muhalefet" demiyorum çünkü muhalefet, bir fikir yapısı gerektirir), iktadarın da işine gelir. Çünkü iktidarlar toplumun bir bölümünde nefret hisleri yarattıklarını bilirler. Bazı köşe yazarlarının saldırgan yazıları bunların gazını alıp onları sakinleştirdiğinden aslında bu, iktidarın işine de gelir. İktidarlar aslında sakin biçimde yanlışları gösteren yazılardan daha çok korkarlar. Diğerleri ise sinir bozucu olsalar da fazla yıpratıcı değillerdir. Bu yüzden Sözcü Gazetesi'nin ve Hürriyet'te Yılmaz Özdil'in yükselişine iktidardan fazla itiraz gelmez. Onlardan çok daha ılımlı dil kullanarak yanlışları gösteren yazarlara ise tepki anında konulur.
Yıllardır ben tüm çabama rağmen öğrenemedim bunların çözüm önerilerini, umarım Fatih Altaylı başarır bunu.
Bana kalırsa hiç yormasın kendisini.
'Müslüm Baba'nın zamansız ölümü'
MÜSLÜM Gürses hastanede yatarken medyada yaşananlar gazeteler ile yeni ve yükselen medya arasındaki farkları ve yeni trendleri ortaya koydu.
Özellikle sosyal medya tarafından desteklenen dijital medya dünyasında aşırı, kontrolsüz, kaynaklara dayanmadan söylenen sözlerin sansasyon yaratma ve söyleyene şanında şöhret sağlaması nedeniyle, Müslüm Gürses henüz sağken birçok kişi onun öldüğünü ilan etti. Bütün bu ilanlar Twitter ve Facebook gibi mecralarda çok takip edildi ve anında trending topic oldular.
Bu, yalan haberler yazanlara ne tür haz sağlıyor, bunu bilemiyorum, ama 5 dakikalık şöhretin sağladığı bazı avantajlar da olmalı herhalde.
Batı dünyasındaki gazetelerde geleneksel medyada, "obituary" denilen bir yazı türü vardır. Burada ölenin haberini ilk veren olmak değil ölenin hayatı hakkında, onun arkasından kapsamlı ve eleştirel bir değerlendirme yapmak önemlidir. Obituary yazarları daima gazetenin en usta yazarları arasından seçilirdi. Çünkü bu zor bir yazı türüdür.
Ölüm haberini erken vermek marifet değildir klasik medyada, hele yalan ölüm haberi vermek büyük bir utanç nedenidir. Yayın yönetmeniyken bir sabah gazeteye geldiğimde yazı işlerinde ölüm sessizliği vardı. Sonra anladım ki sabaha karşı arkadaşlar henüz hayatta olan Bülent Ecevit'in öldüğü haberini birinci sayfaya koymuşlar. Nasıl utandığımı, üzüldüğümü hatırlıyorum. Yeni ve yükselen medyada bu tür hisler yok, bu tür duygular yeni gazeteciliğin önünde engel olarak bile görülebiliyor.
Bence Müslüm Gürses'in ölümü sürecinde yaşananlar gerçekten utanç verici ve medyanın geleceği hakkında insanın kafasında şüpheler doğuruyordu.
Medyanın in ve out'ları
GLOBAL medya sektöründeki gelişmelere göre uzun yazıya dayalı türde gazetecilik, uluslararası haberler ve araştırmacı gazetecilik "out" olmuş. "In" olanlar ise insanların kullanabileceği türde kısa yazılmış haberler, yerel gazetecilik, spor haberleri, eğlence dünyası, hava ve trafik durumu.
Yani "in" olanlara göre yeni okuyucu kitlesinin 10 yaşındaki bir çocuğun konsantrasyon yeteneğine sahip olması yetiyor.
Eğer talep olursa
ARTIK eti için kesilen hayvanların tüm organlarını kullanarak yemek yapma modası var.
Her organdan nasıl yemekler yapılacağını anlatan ve tarifler veren harika bir kitap var elimde: "The Whole Beast: Nose to Tail Eating". Yazarı Fergus Henderson. Eğer isterseniz ve eğer bu yönde olağanüstü bir talep gelirse, vasatın hiçbir yönünden hoşlanmayan halkımızdan bu tür vasatın dışına çıkan tarifler öğrenmek için talepler gelirse ben zevkle bu köşede bir yeni yemek tarifleri bölümü açabilirim. Ben halka hizmet için varım.