İktidarsızlık
SÜRMEKTE olan siyasi ve sosyal krizler, erkeklerde sertleşememe ve erken boşalma şeklinde gösteren cinsel sorunlara neden oluyormuş.
Herkeste bir cinsel isteksizlik hali varmış.
Kadınlar da bu işin dışında kalamamışlar, onlar da etkilenmişler bu kriz ortamından.
Gerçi onların isteksizliğinin siyasi krizden mi yoksa bu kadar zor sertleşen ve sertleştiği takdirde de erken boşalan adamlarla seks yapmanın tatsızlığından mı kaynaklandığı net belirtilmemiş Cinsel Sağlık Enstitüsü'nün araştırmasında.
Ama yine de ortada bir sorun olduğu belli.
Bu tür konuların uzmanı olarak bu meseleye nasıl yaklaşmam gerektiği konusunda kararsız kaldım.
*
Çünkü bu meselede ikisi de doğru olabilecek iki yaklaşım hatta iki doktrin var diyebiliriz.
Bir tanesi, bu tür yaygın cinsel fonksiyon bozukluğu ortamının AK Parti'nin işine yaradığıdır.
Çünkü gördüğüm kadarıyla, AK Parti seçmeni olan ve derin halk olarak da nitelendirilebilecek insanlar hiçbir koşulda cinsellikten soğumuyorlar.
Yarın İstanbul'un üzerine atom bombası atılsa, nüfus azalacak yerde bu insanlar sayesinde yine ikiye, üçe katlanır.
Cinsel fonksiyon bozukluğu beyaz Türklere özgü bir şeydir.
Beyaz Türkler, cinsel isteksizlik duymak için durmadan yeni bahaneler bulurlar. Örneğin, benim bir arkadaşım var; martinisinin içine yeşil zeytin yerine limon atıldığı zaman seks arzusu azalıyor.
Başka bir arkadaşım ise son bahane olarak, "Ne yapayım, Bangladeş'teki çocuklara üzülüyorum, elimde değil" dediği zaman, o gün karısı tarafından kapının önüne konulmuştu. Bugüne kadar da üç yıldır geriye dönemedi.
Kadın, adamla mahkemede karşılaşmak istemediğinden onu boşamıyor da. Adamı dün gece bir barda gördüm, yanında genç bir kadın vardı ve ona Rusya ile Ukrayna arasındaki meseleden nasıl olumsuz etkilendiğini anlatıyordu.
Demek istediğim, bu son krizden cinsel açıdan bir tek beyaz Türkler etkilenmiştir. Bunun da anlamı, beyaz Türklerin nüfusu düşerken AK Parti seçmeninden oluşan ahalinin sayısının artacağıdır.
Bu, Türkiye nüfusunun sadece onlardan oluşması riskini taşıyor. Bu da AK Parti'nin her koşulda güçlü bir şekilde iktidara gelmesi demek olacak ve beyaz Türklerin geride kalanları da intiharla aramızdan ayrılmaları anlamına gelecek.
Çünkü nüfusunun büyük çoğunluğu AK Partili seçmenlerden meydana gelen bir Türkiye'de yaşamanın anlamı olmayacağı da ortada.
*
Dediğim gibi, meseleye iki türlü yaklaşım yapılabilir.
Bir tanesini yukarıda anlattım, diğeri de "Cinsel bozukluk sadece beyaz Türkleri değil tüm nüfusu eşit olarak etkiliyor" diye varsaymaktır.
Eğer bu doğruysa yaşadığımız bu krizi bitirmemek, ne pahasına olursa olsun sürdürmek gerekiyor; çünkü kriz bittiği takdirde şu an krizde olan insanların büyük bir cinsellik patlaması yaşamaları ihtimali var.
Bu ise had safhada tehlikeli olan bir şey.
Derin halk, zaten kendi başına son derece tehlikeli ve eğer mümkünse fazla bulaşılmaması gereken bir şey. Bir de bunlar, testosteronları zirve yapmış halde etrafta dolaşmaya başlarlarsa, her biri genetiği değiştirilmiş organizmalara dönüşürler.
Bunlar sadece yoğun seks yapmakla yetinseler, belki bu travmayı bir şekilde atlatabiliriz ama ya seks sonunda kadınlara sıcak duygular da beslemeye başlarlarsa o zaman ne yaparız, ne ederiz bilemiyorum.
Çünkü biliyorsunuz, bizde âşık olunan kadının öldürülmesi geleneği de var.