Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

        DÜNYAYI kana bulamaya niyetli çılgın savaşçıların iktidara gelmelerini engellediği için tekrar seçilmesini Türkiye ve bölgemiz açısından bir şans saydığım Amerikan Başkanı Obama'yı büyük tehlikelerin beklediğini düşünüyorum.

        O çılgın savaşçılar gücü ellerine geçirmek için Obama'ya, Kennedy'ye yapılan türde bir suikast düzenlemek de dahil her türlü çılgınlığı yapacak şekilde azmış durumdalar ve harekete geçmeye hazırlar.

        O çılgınların kimler olduğunu daha iyi anlayasınız diye dün bu köşede "İsrail-Türkiye Savaşı ve Armageddon" başlıklı bir yazı yazdım. Bu insanların düşünüş biçimlerini, çılgınlık düzeylerini ve bizlere saçma gelebilecek hikâyelere inanıp her türlü kötülüğü, belayı yapabileceklerini anlatmaya çalıştım.

        MERKEZ AMERİKA'DIR

        Dünkü yazım İsrail'le ilgiliydi ama bu insanların düşünüşü yönlendiren esas akımın aslında Amerika'da olduğunu da unutmayın. İsrail'in aslında kutsal bir savaşta olduğu ve sonunda Armageddon'un geleceği inancı Amerika'da kısıtlı bir çevrede başlayıp, yeraltında üretilerek dağıtılan filmler ve romanlarla tüm topluma yayılmış ve hayli de taraftar toplamıştır

        "End of times" genel başlığı altında toplanan romanlar çok da kötü yazılmışlardır ve bilimkurgu gibi de okunabilirler ama hepsi kutsal kitaplara dayandırılarak yazılmıştır. Kitleler bunları büyük duygusallıkla okur.

        POPÜLER KÜLTÜRDE ARMAGEDDON

        Edebiyatın bu türüne "apocalyptic literature" adı veriliyor ve yazarlarının en meşhuru Tim La Haye'dir. Onun Left Behind adını verdiği roman dizisinin milyonlarca okuyucusu olmuş ve bunlarla ilgili yeraltı filmleri de yapılmıştı.

        Bu insanların Amerika ölçeğinde etkileri arttıkça devletin çeşitli düzeylerinde etkin konumlarda yandaşları da oluşmuştur. Özellikle Pentagon'un sivil kadroları ve Washington'daki güvenlik ve istihbarat çevrelerinde taraftarları ve hatta militanları pek boldur.

        Büyük bölümünün hayatlarında Amerika kadar önemli diğer ülke de İsrail'dir. Bazılarının İsrail pasaportu da vardır. İsrail vatandaşı olmayanlarını da sık sık dini kıyafetler içinde İsrail'de konferanslar verirken görebilirsiniz.

        Hepsinin de İsrail'deki aşırı dindar güçlerle alakaları vardır. Onların düşüncesine Washington'dan ayar verirler. İsrail'in bölgede böyle patavatsız olabilmesinin temelindeki neden, arkasındaki bu Washington gücüdür. Obama ilk döneminde bu gücü kırmaya girişti. İsrail ile arasına mesafe koydu ve kontrolü altındaki devlet aygıtına İsrail'le "özel hattı" bulunanları kontrol talimatını verdi.

        Beyaz Saray'dan desteklerini yitiren bu güçler umudu Mitt Romney'in seçilmesine bağlamışlardı. Bu nedenle Romney seçim kampanyası boyunca gerekirse ABD'nin İsrail'le savaşa girebileceğini, kendisinin İsrail'e her türlü desteği vermeye hazır olduğunu açıkladı ve Obama'dan umudunu kesen derin devleti yanına çekmeye girişti.

        AMERİKAN DERİN DEVLETİ

        İsrail'in ve Washington'da ona destek veren derin devlet yapısının da umudu Obama'nın tekrardan seçilmemesindeydi. Seçim sonucu onlar için büyük hayal kırıklığıydı ve bunu da her düzeyde medya bağlantılarıyla ifade ettiler.

        Siz isterseniz bunlara "çılgın Amerikalılar" diyebilirsiniz; bu insanlar Amerikan devletini İsrail'e aktif destek vermek ve gerekirse onun yanında silah kullandırmak için fırsatı kolluyorlar. Şu anda güçlerini yeniden toplama ve bağlantılarını yeniden oluşturma aşamasındalar.

        Gözlerini karartmış durumdalar Amerikan kamuoyunu tekrardan kendilerinden yana çevirmek için çok karanlık ve tehlikeli işler de yapabilirler.

        KARANLIK İŞLER

        Tehlikenin boyutlarını gösterebilmek için size bir kitaptan bahsedeceğim. "Solving 9-11 the Deception That Changed the World" (11 Eylül'ü Çözmek-Dünyayı Değiştiren Kandırmaca) adlı çalışmasında yazar Christopher Bollyn, 11 Eylül saldırısında ismi geçenlerin izini bir dedektif titizliğinde sürmüş.

        İzler kendisini nereye götürüyorsa oraya gitmiş. Ve bir plan merkezi olup olmadığını araştırmış; sonuç komplo teorisyenleri açısından belki şaşırtıcı olmayabilir ama bu defa gerçek bir gazetecilik de yapılmış. Her yönüyle şaşırtıcı olan bu kitabın vardığı sonuca göre, 11 Eylül saldırısının arkasında siyonistler var.

        Yanlış anlamayın, İsrailliler değil siyonistler deniliyor. Sürülen izler benim şimdi Amerikan derin devleti olarak anlattığım çılgınlara kadar gidiyor. Bu kitaba zaman ayırıp incelerseniz benim bu yazıda dikkati çekmek istediğim tehlikenin boyutları hakkında daha net fikir edinebilirsiniz.

        OBAMA NEDEN ÖYLE KONUŞTU?

        İsrail'in saldırısı hakkında kendisine sorulan soruya Başkan Obama'nın Türkiye'de büyük hayal kırıklığıyla karşılanan o cevabı vermesi, "İsrail'in kendisini savunma hakkı vardır" demesinin temelinde karşısında fırsat beklemekte olan karanlık güçlerden haberdar olması, belki de onlardan korkmuş olması rol oynamıştır.

        Obama şimdi doğru bildiğini yapmaya çalışırken çok hassas bir çizgide dengeli yürümek zorundadır. Bölgemize yönelik Amerikan tavrını oluştururken bir yandan da kendisine karşı olup da ayağının kayması için fırsat bekleyen karanlık güçleri de kontrol altında tutmak zorundadır.

        Bu karanlık güçlerin, amaçları için yapabilecekleri kötülüklerin boyutunu bilseniz benim neden "Obama bir suikasta kurban gidebilir" dediğimi de anlarsınız.

        Çünkü bu güçler İsrail'le birlikte bir din savaşına ortak girmeye kararlıdır, bu yolda gözü karartmışlardır. Amaçları doğrultusunda hareket etmeyi engelleyecek her kişiyi ve gücü ortadan kaldırmaya hazırdırlar.

        Amerika'daki bu iç durum nedeniyle aynen Başkan Kennedy'nin öldürülmesinden önceki suikasta varan çılgın karmaşık ortam oluşmuş durumdadır.

        Bu var diye her şeyin kaçınılmaz, önlenemez olduğunu söylemiyorum elbette; Obama, derin devleti kontrol altına alıp yola sokabilir.

        MEDYA ÖNÜNDE ÇATIŞIYORLAR

        Bu çatışmanın başladığının ilk sinyali, Libya'da Amerikan elçisi öldürüldükten sonra VVashington'da verildi. Obama bu olayın spontane gelişmiş, kontrolden çıkan bir olay olduğunu söylerken derin devlet aygıtı devreye girdi ve o olayın aslında bir terörist saldırı olduğunu yaymaya başladı.

        Bu dipten yaşanmaya başlamış devlet içi bir kavganın medyanın önüne çıkmasıydı. Ondan sonra dipteki kavganın daha da şiddetlenmiş olduğu yolundaki işaretler medyada satır aralarında görülüyor.

        ERDOĞAN-OBAMA GÖRÜŞMESİ

        Eğer Başbakan Erdoğan, Obama ile görüşmek için Washington'a giderse Obama'nin içeride hayli zor koşullar altında olduğunu, çok tehlikeli ve gözü kara insanlardan oluşan bir örgütlenmeyi kontrol altına almaya uğraştığını da bilmeli ve bu yüzden İsrail hakkında yapılan resmi açıklamalara fazla önem vermemelidir.

        Diğer Yazılar