Habertürk
    Takipte Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

        Ben söylemiyorum... Söyleyenler araştırmacılar. Diyorlar ki: “Referandumun sonucunu Erdoğan’a nefret ve Erdoğan’a sevgi belirleyecek!” Yani Erdoğan’dan nefret edenler, ona tavrı olanlar HAYIR diyecek, Erdoğan’ı sevenler, ona inananlar ise EVET diyecek!

        Bu var ya, bu korkunç bir şey. Yani sonuç “Evet” dahi olsa (ki benim gönlüm kesinlikle EVET çıkmasından yana) bu böyle olmamalı. Yani bu ülke, bu millet Türkiye’nin yönetim biçiminin şekilleneceği böylesi önemli, tarihi, kritik bir kararı Erdoğan’a sevgisinden ya da sevgisizliğinden hareketle vermemeli. Çünkü biz geleceğimizi oyluyoruz; Erdoğan’ın bu ülkeye yeniden seçilip seçilmeyeceğini falan değil.

        DAHA MÜREFFEH BİR TÜRKİYE

        Unutma ey okur! Erdoğan bugün var, yarın yok! Biz 16 Nisan’da vereceğimiz kararla Cumhurbaşkanı Erdoğan’a değil, gelecek kuşaklarımıza bir yol çizeceğiz.

        Çok açık yazıyorum. Kimin ne dediği, ne düşündüğü de umurumda değil. Evet, ben bu yeni sistemi destekliyorum ama Erdoğan’ı çok sevdiğimden ya da onun gözüne hoş görünmek istediğimden değil. Beni bilen bilir. İnanmadığım bir şeyi kimse bana yazdıramaz, söyletemez. İnanıyorsam varımdır arkasında.

        Ben yeni sisteme inanıyorum; çünkü bu sistemle torunlarımın daha müreffeh, daha istikrarlı ve daha çağdaş bir Türkiye’de yaşayacaklarını görüyorum.

        Özetle; beni Erdoğan’ın siyasi kariyeri falan değil, torunlarımın ve onların çocuklarının gelecekte nasıl bir Türkiye’si olmalı, o ilgilendiriyor.

        Anlatabildim mi?

        ADİL ÖKSÜZ MUAMMASI...

        Düşünün... Bir adam var. Ve bu adamın 5 gün önce falan Türkiye Cumhuriyeti’nin birliğine, bütünlüğüne karşı düzenlenen ve sonucunda yüzlerce insanın şehit olduğu kanlı bir terör saldırısının en büyük oyun kurucusu olduğu anlaşılıyor.

        Ve işe bakın ki, devletin eliyle hapse koyduğu bu adam yine devletin eliyle serbest bırakıldıktan sonra yok oluyor ortadan.

        Sanki yer yarılıyor da içine giriyor ve onca karmaşanın arasında ise ABD’nin İstanbul Başkonsolosluğu’nun yana yakıla bu adamı arayıp vizesinin iptal edildiğini bildirmek istediği ortaya çıkıyor.

        Şaka gibi değil mi sayın okurlarım?

        Şakadan da ötesi hatta...

        Diğer Yazılar