Son Dakika
20.12.2017 - 07:06 | Güncelleme:

Dostlar alışverişte mi görsün Abdülkadir Selvi?

 

DÜNKÜ köşesinde, “AK Parti’ye eleştiri” başlığıyla güzel bir konuya temas etmişti Abdülkadir Selvi. Gerçekten durum tam da dediği gibi. Ki bendeniz kâh bu köşede kâh daha evvel Sabah’ta defalarca aynı eleştiriyi dile getirmiştim. Evet, eğer AK Parti tarihe “MİT krizi” olarak geçen 7 Şubat 2012’deki meseleyi tam kavramış olsaydı, sonraki süreçlerin hiçbiri yaşanmayacaktı. Çünkü bugün FETÖ olarak andığımız terör örgütünün kendisini ilk ele veriş tarihi 7 Şubat’tı. MİT Müsteşarı Hakan Fidan’ı bir şekilde elimine edip ülkenin uluslararası istihbaratını da ele geçirme gayreti boşa çıkan FETÖ, bir anlık hırsla büyük bir hataya düşmüş ve neye hizmet ettiklerini, kim olduklarını farkında olmadan faş etmişlerdi.

Peki değerli okurlarım, meseleyi geç kavrayan, 7 Şubat’taki o alçak ve hain planın tam içeriğini kavrayamayan sadece AK Parti miydi? Yazdıkları ve konuştuklarıyla AK Parti’ye yön ve akıl veren, kamuoyunda AK Partili olarak bilinen gazeteci ve yazarlar ne yaptı? Onların refleksi nasıldı? Cevap: Birçoğununki AK Parti’ninkiyle aynıydı! Üzgünüm ama buna Abdülkadir Selvi’nin kendisi de dahildir.

O günleri bilen bilir. Kimin ne dediği, ne yazdığı arşivlerde. Açıkçası ben Selvi’nin 7 Şubat operasyonunun arkasında o zamanki adıyla Gülen Cemaati savcıları olduğunu ifade eden herhangi bir yazısını hatırlamıyorum. Var birtakım yazılar MİT kriziyle ilgili, ama hiçbirinde o krizin Gülen ve avenesi tarafından tertip edildiği yok. Keza sadece 7 Şubat’ta değil, sonraki dönemlerde de Selvi’nin ben gibi, açık kartlarla FETÖ’ye karşı duruş sergilediğine şahit olmadı kimse!

Ne zaman sergiledi bu duruşu? Hani Ahmet Kaya’nın bir şarkısı vardır: “Hep sonradan gelir aklım başıma, hep sonradan!” Selvi ve onun gibi sıkı AK Parti taraftarı olduğu bilinen birçok gazeteci ve yazarın da akılları, Kaya’nın şarkısındaki gibi sonradan başlarına geldi. Ve ne gariptir ki sonradan aklı başına gelenler, iş ayyuka çıkınca bizden çok FETÖ savar kesildi. Tıpkı Abdülkadir Selvi gibi. Peki nedendi bu geç uyanış ya da Selvi’nin ifadesiyle geç kavrayış?

Çünkü onlar da bir kısım AK Partili gibi kanka olmuşlardı FETÖ lideri ve diğer örgüt üyeleriyle. Selvi’nin Pennsylvania’lara kadar gidip Fethullah Gülen’in elini öptüğü fotoğraflar sanal ortamlarda dolaşımda. Açıkçası, ben diğer gazetecilerin, siyasilerin değil ama Selvi’nin örgüt lideri Gülen’le yan yana samimi fotoğrafını gördüğümde şoka girmiştim.

Diyeceğim şu ki: FETÖ’nün hain bir şebeke, alçak bir yapılanma olduğunu AK Parti’nin kavrayamama konusunda yaptığı eleştiride yerden göğe kadar haklı, ama eksik! Kendisini de o geç kavrayanlar grubuna dahil ederek yazmalıydı yazıyı. Bu en azından kibarca, “Ben de o yanılanlardan biriydim” deyip özeleştiri mekanizmasının saygınlığını artırırdı.

Haksız mıyım efendim?

*************

FEHMİ KORU’DAN DAHA BABA İSİMLER DE VARDI! 

DEĞERLİ okurlarım... Eğer sinsice ve çok haince yapılan o günkü plan, ilahi bir tesadüfle FETÖ’nün elinde patlamamış olsaydı, emin olun bugün Türkiye çok daha başka bir konumdaydı. O nedenle Selvi’nin, 7 Şubat’ın FETÖ ile mücadelede milat kabul edilmemesinin büyük bir hata olduğu yönündeki tezine yüzde 100 hak veriyorum, ancak “7 Şubat’tan ders alınmadığı gibi 17 Aralık’tan sonra da ders alınmadı. Ders alınsa, 17 Aralık’tan sonra hâlâ Fethullah Gülen’den sulhname getirmesi için gazeteci Fehmi Koru ile Alaattin Kaya, Pennsylvania’ya gönderilir miydi?” ifadelerinde de samimiyet görmüyorum...

Selvi kusura bakmasın ama yaptığı eleştiriyle sanki sırf dostlar alışverişte görsün istemiş! Neden? Çünkü bu aracılık işine soyunan gazeteci sadece Fehmi Koru muydu? Ya da Alaattin Kaya mıydı? Sevgili meslektaşım Selvi, bilmiyor muydu yoksa biliyordu da yazmak mı istemedi bilmiyorum ama o sözünü ettiği aracılık işini yapan çok daha baba, kallavi isimler, FETÖ ile Erdoğan’ın arasını bulmayı kendine misyon edinmiş gazeteciler var.

Hani hep sorgulanır şu Erdoğan’ın katıldığı son Türkçe Olimpiyatları’nda örgüt lideri Fethullah Gülen’e yaptığı meşhur “Dön memlekete” çağrısı... İşte o çağrı da iki işgüzarın ortak organizasyonu değerli okurlarım. Son dakikaya kadar gitmeyi dahi düşünmediği Türkçe Olimpiyatları’na Erdoğan’ın nasıl götürüldüğünü, onu zora sokan o saçma sapan çağrıyı kimlerin nasıl yaptırdığını biliyorum. Bunu birçok üst düzey AK Partili de biliyor.

Bana göre o organizasyon da Erdoğan’ı kamuoyu nezdinde güç duruma düşürmek için planlanmıştı. Sonradan zaten böyle olduğu başta Erdoğan olmak üzere birçok üst düzey AK Partili tarafından da anlaşıldı. Anlaşıldı da o ikisinden hesap soruldu mu? Hayır!

Aksine değerli okurlarım, FETÖ’yü Erdoğan’la barıştırma girişimi altında tertip edilen o meşhur operasyonu çekenler, güle oynaya kaldıkları yerden devam ettiler pozisyonlarına. FETÖ’nün bu ülkeye bu kadar zarar vermesinin en büyük müsebbibi, sözüm ona bu barış elçileridir! Onların ne halt olduklarından çok ama çok emin olan Recep Tayyip Erdoğan’ı sürekli FETÖ’ye karşı yumuşatma çabası sarf edip, atacağı her ciddi adım öncesi, “Hocaefendi sizin yanınızda... Sizi çok seviyor” deyip durduran ve Türkiye’nin FETÖ denilen o alçak yapıyla mücadeleye geç başlamasına sebep olan Gülen Cemaati sempatizanlarıdır.

*************

KILIÇDAROĞLU NEYİN PEŞİNDE?

KIZIYORLAR doğruları yazınca ama ne yapayım! Yazmak zorundayım. Gördüğüm gerçeği hiç kusura bakmasın kimse, haykırmak zorundayım.

Üzgünüm, çok üzgün ama CHP bu anlayışı sürdürdüğü müddetçe maalesef muhalefet kalmaya mahkûmdur! Sürekli aynı yanlış yapılıyor ve tüm sağduyulu uyarılara rağmen yanlış yapma konusunda ısrarlı davranıyor Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu.

Ben onun yerinde olsaydım asla ama asla Battal İlgezdi’ye sahip çıkmazdım. Kefalet vermez ve meselenin de üzerinde durmazdım. Dün katıldığı bir TV programında yine aynı tavır ve üslupla meseleyi cevaplayan Kılıçdaroğlu, “En ufacık bir yanlışı olmamıştır İlgezdi’nin! Hakkında açılan tüm davalara da takipsizlik kararı verilmiştir” dedi.

Anında yanıt geldi İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’dan. Yayın devam ederken Soylu, Twitter hesabından, Kılıçdaroğlu’nun Ataşehir davalarına takipsizlik verildiği konusunda yalan söylediğini iddia etti ve şu resti çekti: “Eğer böyleyse ben istifa edeceğim, değilse sen istifa edecek misin?”

Ben Soylu’nun elinde sağlam bir done olmadan böyle bir resti çekeceğini sanmıyorum. İlla elinde Kılıçdaroğlu’nun söylediğini çürütecek bir belge vardır. Ama öyle ama böyle bir şey vardır.

Ben burasında değilim işin. Bu polemikler gayet normal günümüz ortamında.

Benim takıldığım, yazının girişinde dediğim gibi, Kılıçdaroğlu’nun İlgezdi’ye ölümüne sahipliği ve kefaleti! Biliyorum ki araları da iyi değil.

Görevden alınmadan önce İlgezdiler’le arasında çok ama çok soğuk rüzgârlar esiyordu. Deniliyor ki: “Temas, bu görevden alma üzerine yeniden başladı!”

Hal böyleyken, nedir Kemal Kılıçdaroğlu’nun, bu Battal İlgezdi konusundaki cengâverliği bilmiyorum. İnsan bazen babasının yaptığı ticarete bile kefil olamazken, milyon dolarların uçuştuğu bir rantın tepesindeki adama niye göz göre göre kefil olur, anlamak mümkün değil!

 


Değerli Haberturk.com okurları.

Haberturk.com ekibi olarak Türkiye’de ve dünyada yaşanan ve haber değeri taşıyan her türlü gelişmeyi sizlere en hızlı, en objektif ve en doyurucu şekilde ulaştırmak için çalışıyoruz. Yoğun gündem içerisinde sunduğumuz haberlerimizle ve olaylarla ilgili eleştiri, görüş, yorumlarınız bizler için çok önemli. Fakat karşılıklı saygı ve yasalara uygunluk çerçevesinde oluşturduğumuz yorum platformlarında daha sağlıklı bir tartışma ortamını temin etmek amacıyla ortaya koyduğumuz bazı yorum ve moderasyon kurallarımıza dikkatinizi çekmek istiyoruz.

Sayfamızda Türkiye Cumhuriyeti kanunlarına ve evrensel insan haklarına aykırı yorumlar onaylanmaz ve silinir. Okurlarımız tarafından yapılan yorumların, (yorum yapan diğer okurlarımıza yönelik yorumlar da dahil olmak üzere) kişilere, ülkelere, topluluklara, sosyal sınıflara ırk, cinsiyet, din, dil başta olmak üzere ayrımcılık unsurları taşıması durumunda yorum editörlerimiz yorumları onaylamayacaktır ve yorumlar silinecektir. Onaylanmayacak ve silinecek yorumlar kategorisinde aşağılama, nefret söylemi, küfür, hakaret, kadın ve çocuk istismarı, hayvanlara yönelik şiddet söylemi içeren yorumlar da yer almaktadır. Suçu ve suçluyu övmek, Türkiye Cumhuriyeti yasalarına göre suçtur. Bu nedenle bu tarz okur yorumları da doğal olarak Haberturk.com yorum sayfalarında yer almayacaktır.

Ayrıca Haberturk.com yorum sayfalarında Türkiye Cumhuriyeti mahkemelerinde doğruluğu ispat edilemeyecek iddia, itham ve karalama içeren, halkın tamamını veya bir bölümünü kin ve düşmanlığa tahrik eden, provokatif yorumlar da yapılamaz.

Yorumlarda markaların ticari itibarını zedeleyici, karalayıcı ve herhangi bir şekilde ticari zarara yol açabilecek yorumlar onaylanmayacak ve silinecektir. Aynı şekilde bir markaya yönelik promosyon veya reklam amaçlı yorumlar da onaylanmayacak ve silinecek yorumlar kategorisindedir. Başka hiçbir siteden alınan linkler Haberturk.com yorum sayfalarında paylaşılamaz.

Haberturk.com yorum sayfalarında paylaşılan tüm yorumların yasal sorumluluğu yorumu yapan okura aittir ve Haberturk.com bunlardan sorumlu tutulamaz.

Haberturk.com yorum sayfalarında yorum yapan her okur, yukarıda belirtilen kuralları, sitemizde yayınlanan Kullanım Koşulları’nı ve Gizlilik Sözleşmesi’ni peşinen okumuş ve kabul etmiş sayılır.

Bizlerle ve diğer okurlarımızla yorum kurallarına uygun yorumlarınızı, görüşlerinizi yasalar, saygı, nezaket, birlikte yaşama kuralları ve insan haklarına uygun şekilde paylaştığınız için teşekkür ederiz.

SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!
2000
  • Misafir 21 Aralık 2017 Perşembe 13:03
    valla 10 numara bir yazı olmuş. son günlerde okuduğum en dobra yazı. abdulkadir selvinin yaptığı gibi laf kalabalığı ve çevirme yapmamışsınız. eğme bükme yok bam bam bamm.
  • Misafir 21 Aralık 2017 Perşembe 12:06
    maalesef türkiye 16 temmuz dan sonra dahi tam anlamiyla uyanmis degil... hala daha fetö nün oyununa kurban oluyor... bir cok isgüzar memleketimizin kanini emiyor... memleketimizi teslim ettiklerimiz de hala daha bu parasitlerin oyunlarina gelmekle mesgül...
  • Misafir 20 Aralık 2017 Çarşamba 18:09
    Kefil olmak deyince Zarrab a kefil olanlar, onun rüşvet verdiği aleni ortada olan (mesela koldaki saat gibi) kişiler kimin korumasında? Meclis araştırmasına izin verilmemesi bile kefil olma anlamı taşımıyor mu?
  • Misafir 20 Aralık 2017 Çarşamba 18:06
    KK nun gözü kapalı savunması elbette doğru bir yaklaşım değil. Ama istifa ettirilen AKP li belediyeler hakkında da dosyalar hazır denmişti. O doslayar neden kamu oyuyla paylaşılmadı da tehdit unsuru olarak kullanıldı. Kimin nesi varsa ortaya çıkartılsın. Tek taraflı yapılınca adaletli mi oluyor.
  • Misafir 20 Aralık 2017 Çarşamba 18:02
    ​Maşallah bugünde Selvi yi dolamışsınız. Ama tek yanılan o muydu. Erdoğan da "yanıldık" demedi mi. Ben sade bir vatandaş olarak yıllardır cemaat gibi yapılanmalardan fayda değil zarar gelebileceğini farkındayken siyasetin içinde, hemde yönetici olanların akıl tutulması yaşamalarını kesinlikle kabul etmiyorum. Ülkemi, sürekli aldanan insanların değil, akıllı, bilgili, ileriyi görebilen, insan psikolojisinden anlayan, üsluplu konuşan ve menfaat uğruna insanların duygularını istismar etmeyen, adaletli olmayı temel kural edinen insanların yönetmesini istiyorum. Tarife uygun biri var mı derseniz de, şu an benim görebildiğim yok. Ama illaki birileri vardır ve bu kişilerin önünün açılması gerekmektedir. Aksi halde Türkiye hiç de iyiye gidecek gibi görünmüyor. Günlük veriler kimseyi aldatmasın.
  • Misafir 20 Aralık 2017 Çarşamba 17:08
    Sayın Yılmaz, doğru söze ekleyecek birşey yok ama Kılıçdaroğlu takımı size yine çok kızacaklar.
  • Misafir 20 Aralık 2017 Çarşamba 17:04
    Madem siz biliyorsunuz hatta Selvi de biliyor yani hemen herkes biliyor ama biz bilmiyoruz, Açıklayın şu isimleri de biz, yani halk da bilsin. Neden saklıyorsunuz ?
  • Misafir 20 Aralık 2017 Çarşamba 14:49
    ilgezdi, o paraları tek başına yemedi herhalde. ortakları doğal olarak kendisine sahip çıkıyor
  • Misafir 20 Aralık 2017 Çarşamba 13:48
    TEBRİKLER SEVİLAY HANIM , YERİNDE VE DÜRÜSTÇE TESPİTLERİNİZ İÇİN.
Kalan karakter : 2000
Hava Durumu
Salı 26 MPH 29°
Kısmen Güneşli