Son Dakika
07.04.2018 - 04:10 | Güncelleme:

Bu katliam ayna tuttu, yeni bir KHK şart artık!

 

ÖNCEKİ gün Eskişehir Osmangazi Üniversitesi’nde araştırma görevlisi olarak çalışan Volkan Bayar’ın yaptığı katliam, bir süreden beri bu köşede anlatmaya çalıştığım KHK ile ihraç edilme mevzusuna ayna tutuyor adeta. FETÖ ile iltisaklı, ilişkili olduğu iddiasıyla görevinden el çektirilen binlerce insan ısrarla iftiraya uğradığını söylerken demek ki haksız değillermiş. Demek ki gerçekten gözünü kırpmadan 4 insanın canına kıyabilen Volkan Bayar gibi birileri, FETÖ’yü bahane edip kişisel husumeti olan insanları iftirayla bertaraf etme eyleminde bulunmuş.

Ruh sağlığı yerinde olmadığı apaçık belli olan katil Bayar’ın bu katliamı yapana kadar, nasıl o üniversite bünyesinde görev yaptığı ve daha önce attığı iftiralarla onlarca insanın hayatını nasıl kaydırdığının sorgulamasını ayrıca yapacağım. Çünkü bu yazıda anlatmak istediğim şey farklı. Amacım başka kayıpların olmasının önüne geçmek. Başka insanların hayatının sona ermemesi için çabalamak!

Değerli okurlarım... Bildiğiniz gibi birkaç defadır zaten yazıyorum; KHK ile görevinden el çektirilen ve mağdur edildiğini iddia eden insanların durumunu. Daha geçen salı günü, OHAL Komisyonu’na başvuran 100 binin üzerindeki insanın çaresizliğinin giderilmesi için bu devleti idare edenlerin bir an evvel çözüm üretmesi gerektiğini yazmıştım. Bunları niye yazıyorum biliyor musunuz? Çünkü binlerce insandan, tıpkı Bayar gibi hain ve kötü insanların iftirası sonucu hayatının karardığını söyleyen mesajlar, mektuplar alıyorum. Diyebilirsiniz ki: “Canım nereden bilelim bu insanların da iftiraya kurban gittiklerini! Bu olay üzerinden başka insanları aklamak akıl kârı değil!”

Değil ama şöyle de bir durum var: Bu tür iftira neticesinde görevinden el çektirildiğini söyleyen insanların tamamı ya takipsizlik almış ya da mahkemede beraat etmiş. Tıpkı Bayar’ın iftirası sonucu görevinden el çektirilen öğretim üyesi Profesör Ayşe Aypay’ın eşi gibi. Arkadaşları gibi öldürülmekten tamamen tesadüfle kurtulan Aypay’ın isyanını herhalde görmüş, duymuşsunuzdur. Kendisi gibi profesör olan eşinin, Bayar denilen ruh hastasının iftira dilekçeleri nedeniyle neler yaşadığını anlatıyor kadıncağız. Diyor ki: “Rektörlük, onun iftira dilekçelerine itibar ederek savcılığa suç duyurusunda bulundu. Savcılık işlem başlattı. Benim eşim yargılandı, 5.5 ay hapis yattı. Bu iftiranın yüzünden eşimin kalbinde 4 damarı tıkandı. Kalp krizi geçirdi. Sonra beraat etti. Diğer arkadaşlarımız da beraat etti. Hepsinin Volkan Bayar tarafından iftiraya uğradığı ortaya çıktı.”

Uzatmayayım... Sorum şu yetkili makamlara: Madem bu insanların iftiraya uğradığı mahkemeler kanalıyla tespit edilip tescillendi ve beraat ettiler, neden o zaman bu insanlar göreve döndürülmüyorlar?

Neden biliyor musunuz? Çünkü başvuruları OHAL Komisyonu’nda bekletiliyor da ondan!

Benim anlamadığım, yapılacak şey gayet basitken neden bu zulüm, bu eziyet? Madem bu insanlarla ilgili yapılan suçlama karşılıksız çıkmış, takipsizliğine karar verilmiş ya da yargılaması yapılmış suçsuz bulunmuş ve beraat etmiş, o halde neden bir KHK ile bu insanlar göreve döndürülmüyor? Neden bu insanların geleceği, kaderi OHAL Komisyonu’na bırakılıyor?

Yazık değil mi bu insanlara ve bu insanların çoluğuna çocuğuna, ailelerine, sevenlerine!

********

FETÖ bayram ediyor

ESASINDA bu hadise bize birkaç açıdan ders oldu. Maalesef FETÖ soruşturmalarında YÖK hiçbir inisiyatif almayarak topu üniversitelere bırakmıştır. Bu da üniversitelerde kişisel husumetlerin hesabını ön plana çıkararak hem Cumhurbaşkanı’mızın hem de devletimizin FETÖ ile mücadelesini sulandırarak davaya büyük zarar vermiştir. Kötü olan şu ki; devletin alt kademelerindeki bu hassasiyetsizlik, bu ehl-i keyiflik sonucu yaşananlar FETÖ’ye alenen hizmet etmiştir. Duyuyoruz ki bayram ediyormuş başta Pennsylvania’da konuşlu ağlak imam Fethullah Gülen olmak üzere tüm FETÖ mensupları. Bırakın başka nedenleri, sırf o alçakların bu keyfi yaşamasına olanak sağladığı için bu olaylara sebep olan insanlara bunun hesabı mutlaka sorulmalıdır. Ama mutlaka!


*******

Kim sorumlu o 4 kişinin katlinden?

YAŞANAN çok korkunç bir olay. Öncelikle silahlı saldırıda hayatını kaybeden Eğitim Fakültesi Dekan Yardımcısı Mikail Yalçın, Fakülte Sekreteri Fatih Özmutlu, Araştırma Görevlisi Yasir Armağan ve Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Serdar Çağlak’a Allah’tan rahmet diliyorum. Rabb’im ailelerine sabır versin. Ne diyeceğimi ve bu korkunç katliamın yaşanmasına sebep olan faktörlerin hangi birini irdeleyeceğimi bilemiyorum... Hakkında onlarca şikâyet olmasına karşın hiçbir işlem yapmayan rektörlüğün, savcılığın ya da YÖK’ün kayıtsızlığını mı yoksa o ölüm aletini yani ruhsatlı silahı o deliye kimin hangi akla hizmet verdiğini mi sorgulasam?

Neresinden tutsanız elinizde kalan feci bir olayla karşı karşıyayız değerli okurlarım ve ben gerçekten çok merak ediyorum bu olayın müsebbibi olanlara nasıl bir yaptırım uygulanacak? Dün yazıya oturmadan evvel bu konuyla ilgili yazılmış bütün haberleri taradım ve okudum. Ne kadar doğru ya da değil bilemem ama üniversite çalışanlarının büyük bölümü, Volkan Bayar’ın devletin kurumlarını aldattığını, FETÖ’yle mücadeleyi kişisel husumetlerine alet ettiğini ve rektörlüğün de bunu bile bile Bayar’ı ciddi bir koruma altına aldığını iddia ediyor.

Rektör Hasan Gönen, tüm bu iddiaları reddediyor. Profesör Aypay’ın “Üniversite yönetimi, Volkan Bayar’ı kullanarak birçok hocadan, adına FETÖ’yle mücadele diyerek kurtulma girişiminde bulundu!” iddiasına karşılık, Rektör Gönen “Eşi, FETÖ’yle iltisaktan dolayı adli işlem görmüş, bir miktar hapiste kalmış ve daha sonra beraat etmiştir. Ayşe Hanım’ın böyle duygusal bir durumu vardır. Ondan böyle şeyler söylüyor” deyip meseleyi geçiştirmeye çalışıyor...

Karışık vesselam...


Değerli Haberturk.com okurları.

Haberturk.com ekibi olarak Türkiye’de ve dünyada yaşanan ve haber değeri taşıyan her türlü gelişmeyi sizlere en hızlı, en objektif ve en doyurucu şekilde ulaştırmak için çalışıyoruz. Yoğun gündem içerisinde sunduğumuz haberlerimizle ve olaylarla ilgili eleştiri, görüş, yorumlarınız bizler için çok önemli. Fakat karşılıklı saygı ve yasalara uygunluk çerçevesinde oluşturduğumuz yorum platformlarında daha sağlıklı bir tartışma ortamını temin etmek amacıyla ortaya koyduğumuz bazı yorum ve moderasyon kurallarımıza dikkatinizi çekmek istiyoruz.

Sayfamızda Türkiye Cumhuriyeti kanunlarına ve evrensel insan haklarına aykırı yorumlar onaylanmaz ve silinir. Okurlarımız tarafından yapılan yorumların, (yorum yapan diğer okurlarımıza yönelik yorumlar da dahil olmak üzere) kişilere, ülkelere, topluluklara, sosyal sınıflara ırk, cinsiyet, din, dil başta olmak üzere ayrımcılık unsurları taşıması durumunda yorum editörlerimiz yorumları onaylamayacaktır ve yorumlar silinecektir. Onaylanmayacak ve silinecek yorumlar kategorisinde aşağılama, nefret söylemi, küfür, hakaret, kadın ve çocuk istismarı, hayvanlara yönelik şiddet söylemi içeren yorumlar da yer almaktadır. Suçu ve suçluyu övmek, Türkiye Cumhuriyeti yasalarına göre suçtur. Bu nedenle bu tarz okur yorumları da doğal olarak Haberturk.com yorum sayfalarında yer almayacaktır.

Ayrıca Haberturk.com yorum sayfalarında Türkiye Cumhuriyeti mahkemelerinde doğruluğu ispat edilemeyecek iddia, itham ve karalama içeren, halkın tamamını veya bir bölümünü kin ve düşmanlığa tahrik eden, provokatif yorumlar da yapılamaz.

Yorumlarda markaların ticari itibarını zedeleyici, karalayıcı ve herhangi bir şekilde ticari zarara yol açabilecek yorumlar onaylanmayacak ve silinecektir. Aynı şekilde bir markaya yönelik promosyon veya reklam amaçlı yorumlar da onaylanmayacak ve silinecek yorumlar kategorisindedir. Başka hiçbir siteden alınan linkler Haberturk.com yorum sayfalarında paylaşılamaz.

Haberturk.com yorum sayfalarında paylaşılan tüm yorumların yasal sorumluluğu yorumu yapan okura aittir ve Haberturk.com bunlardan sorumlu tutulamaz.

Haberturk.com yorum sayfalarında yorum yapan her okur, yukarıda belirtilen kuralları, sitemizde yayınlanan Kullanım Koşulları’nı ve Gizlilik Sözleşmesi’ni peşinen okumuş ve kabul etmiş sayılır.

Bizlerle ve diğer okurlarımızla yorum kurallarına uygun yorumlarınızı, görüşlerinizi yasalar, saygı, nezaket, birlikte yaşama kuralları ve insan haklarına uygun şekilde paylaştığınız için teşekkür ederiz.

SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!
2000
  • Misafir 08 Nisan 2018 Pazar 15:28
    Öncelikle rektörün bir miktar hapis yatmak ifadesine dikkat çekmek istiyorum. Belli ki rektör icin hapis yatmak pazardan alınan sebze miktarini ifade etmek kadar basit! Oysa ki bir hayat.. bir ailenin, bir çocuğun, eşin, annenin, babanın, kederi, kaygısı.. icler acisi gelinen ruh hali.. Allah izan insaf nasip etsin..
  • Misafir 08 Nisan 2018 Pazar 14:59
    Sayın YILMAN, duygularımıza tercüman olmuşsunuz. Maalesef bu süreçte art niyetli insanlar, devletin bu zaafını kullanarak birçok masum insanı mağdur ettiler. Üstelik devletin kurumları da buna alet oldu ve bu iftiracılara prim verdi. Yaşanan son olay, bu süreç ve yazınızdan; takipsizlik ve beraat alanların, halen soruşturma geçirmemiş olup devlet kadrolarında bulunan bu iftiracılardan daha temiz olduğu sonucu da çıkarılabilir. Şöyle ki, 2 yıla yakın süredir devletin emniyet birimleri, istihbarat birimleri, adli makamlar bu beraat ve takipsizlik alan kişilerin aleyhine delil aramış, ancak bulamamışlardır. Oysa halen devlet kadrolarında bulunan ve bu mağduriyetlere sebep olan iftiracılar bu yönden hiç araştırılmadı? En basit şekliyle yaptıkları insanları devlete karşı küstürmek olan bu iftiracıların kesinlikle sebep oldukları kamu zararı ve mağduriyetler nedeniyle araştırılmaları gerekir.
Kalan karakter : 2000
Hava Durumu
Pazar 9 MPH 19°
Güneşli