Öne Çıkanlar
Son Dakika
30.08.2017 - 06:56 | Güncelleme:

30 Ağustos

 

BUGÜN yeni ve bağımsız bir devlet kurmaya giden yoldaki büyük askeri zaferin 95. yıldönümü. Yarından sonra da Kurban Bayramı. Aslında, hele yaz da biter ve dünyanın belli başlı başkentleri yeniden vites yükseltmeye başlarken bu tesadüf bir içe dönük değerlendirme için şahane bir fırsat yaratabilirdi. Başkomutan’ın, tarihçilerin anlattığına göre, silah arkadaşlarının aksi yöndeki eğilimlerine rağmen verdiği taarruz kararı sonuçta doğru çıkmıştı. Bu zafer, ardından gelen İzmir’in alınması ve Mudanya Mütarekesi ile de bağımsız ve egemen yeni bir devletin kurulabilmesi için yol açılmıştı.

İslamcıların ısrarla anlamadıkları ya da anlamak istemedikleri gerçek şudur: Son 200 yılda İslam dünyası içinde zafer diye nitelendirilebilecek, yüz akı sayılacak yegâne siyasi/stratejik olay da aslında budur. Olayı daha da değerli kılansa işgale uğramış bir ülkede, yorgun ve savaşmak istemeyen bir halkın, çok farklı görüşlere sahip ve bu görüşleri Meclis çatısı altında dile getirmekten, çatır çatır tartışmaktan kaçınmayan temsilcilerinin hedef uğruna aralarındaki farklılıkları dizginleyebilmeleridir.

Direnişin örgütlenmesi hiç de okul kitaplarında okutulan menkıbelerdeki gibi gerçekleşmemiştir. Batı’da İtalyanların yerine Yunanlıların işgali, Doğu’da işgalci İngilizlerin yerine geçen Fransızların Ermeni birlikleri getirmeleri bezginliğin ve uysallığın bir direnişe dönüşmesini sağlamıştır. Direnişi örgütleyenler, işgalciler arasındaki uyumsuzlukları, “yedi düvel”in yorgunluğunu, kasım başında 100. yıldönümü idrak edilecek Bolşevik Devrimi’nin/darbesinin yarattığı jeostratejik depremi iyi değerlendirmişlerdi.

Bolşevikler savaşı kaybetseler Kurtuluş Savaşı’nın akıbeti de muhtemelen farklı olurdu. Bu durum Anadolu’daki siyasi gelişmenin savaş ve devrim sonrası oluşan stratejik dengeler ve kaygıları anlayarak hareket edebilme becerisini gösterenlerin dehasını ve akılcılığını azaltmaz.

Benzer şekilde Anadolu içinde de çok farklı koalisyonlar kurma becerisi göstermek, Kürtleri direnişe katılmaya ikna etmek mangalda kül bırakmayanların sandığından daha ince, akılcı ve stratejik düşünce gerektiren işlerdi. Birlik sağlamak, boynunuzda Padişah’ın idam fermanı, elinizde kısıtlı miktarda para ve silah, peşinizde Anzavur’un adamları varken pek de kolay bir iş değildi herhalde. Düzenli ordu kurmayı sağlarken İsmet Paşa’nın kurmaylarına yaptığı uyarı o bakımdan deneyimlerinin ve gerçekçiliğinin fevkiydi. Zaferin sonrası, yeni devlet kurmak, kurulan devleti dünya sisteminin egemenleriyle eşit konuma getirmek, farklı halklardan, onlarca dil konuşan topluluklardan bir millet yaratma meselesiydi.

Belki bugün, Cumhuriyet’in 100. yılına da 6 yıl kalmışken başlaması gereken tartışma tam da bu olmalıydı 30 Ağustos’un 95. yıldönümünde. Hedef net olunca belki hiç aklınıza gelmeyecek ittifakların kurulabildiğini, farklı çıkarları ortak amaç etrafında birleştirmenin bir milletin enerjisini doğru kullanmanın en doğru yolu olduğunu, şartlara teslim olmaktansa onlara uygun siyasetler geliştirmenin önemini anlamamıza yarardı böyle bir çaba.

Ancak kendi geçmişini akıllıca, nesnel şekilde değerlendirebilen toplumlar kendilerine düzgün bir gelecek kurabiliyorlar. Hiçbir ülke, devlet, millet, geçmişi ne kadar parlak olursa olsun günahsız değildir. Bunu iddia etmek kendinle yüzleşmemekten başka bir anlama gelmez. Kendiyle yüzleşemeyenlerin ise, aslında bilinçaltlarında fevkalade iyi bildikleri ve hatırladıkları gerçeklerden kaçmak için saptıkları yollar, sığındıkları kurnazlıklar gelecek kurabilmek için gerekli adımları atamamalarının da sebebi olur.

30 Ağustos’u Malazgirt ile dengelemeye kalkmak bu bakımdan da doğru değildir. Her ikisinin yeri, anlamı, tarih içindeki ağırlığı farklıdır. Bugün sorulacak soru hedefin ne olduğudur. Hedefte anlaşılırsa belki o zaman, baskıyla oluşturulamayan birliği sağlamak ve toplumsal enerjiyi, tıpkı 95 yıl önce olduğu gibi, zincirinden boşaltmak mümkün olur.

 


Değerli Haberturk.com okurları.

Haberturk.com ekibi olarak Türkiye’de ve dünyada yaşanan ve haber değeri taşıyan her türlü gelişmeyi sizlere en hızlı, en objektif ve en doyurucu şekilde ulaştırmak için çalışıyoruz. Yoğun gündem içerisinde sunduğumuz haberlerimizle ve olaylarla ilgili eleştiri, görüş, yorumlarınız bizler için çok önemli. Fakat karşılıklı saygı ve yasalara uygunluk çerçevesinde oluşturduğumuz yorum platformlarında daha sağlıklı bir tartışma ortamını temin etmek amacıyla ortaya koyduğumuz bazı yorum ve moderasyon kurallarımıza dikkatinizi çekmek istiyoruz.

Sayfamızda Türkiye Cumhuriyeti kanunlarına ve evrensel insan haklarına aykırı yorumlar onaylanmaz ve silinir. Okurlarımız tarafından yapılan yorumların, (yorum yapan diğer okurlarımıza yönelik yorumlar da dahil olmak üzere) kişilere, ülkelere, topluluklara, sosyal sınıflara ırk, cinsiyet, din, dil başta olmak üzere ayrımcılık unsurları taşıması durumunda yorum editörlerimiz yorumları onaylamayacaktır ve yorumlar silinecektir. Onaylanmayacak ve silinecek yorumlar kategorisinde aşağılama, nefret söylemi, küfür, hakaret, kadın ve çocuk istismarı, hayvanlara yönelik şiddet söylemi içeren yorumlar da yer almaktadır. Suçu ve suçluyu övmek, Türkiye Cumhuriyeti yasalarına göre suçtur. Bu nedenle bu tarz okur yorumları da doğal olarak Haberturk.com yorum sayfalarında yer almayacaktır.

Ayrıca Haberturk.com yorum sayfalarında Türkiye Cumhuriyeti mahkemelerinde doğruluğu ispat edilemeyecek iddia, itham ve karalama içeren, halkın tamamını veya bir bölümünü kin ve düşmanlığa tahrik eden, provokatif yorumlar da yapılamaz.

Yorumlarda markaların ticari itibarını zedeleyici, karalayıcı ve herhangi bir şekilde ticari zarara yol açabilecek yorumlar onaylanmayacak ve silinecektir. Aynı şekilde bir markaya yönelik promosyon veya reklam amaçlı yorumlar da onaylanmayacak ve silinecek yorumlar kategorisindedir. Başka hiçbir siteden alınan linkler Haberturk.com yorum sayfalarında paylaşılamaz.

Haberturk.com yorum sayfalarında paylaşılan tüm yorumların yasal sorumluluğu yorumu yapan okura aittir ve Haberturk.com bunlardan sorumlu tutulamaz.

Haberturk.com yorum sayfalarında yorum yapan her okur, yukarıda belirtilen kuralları, sitemizde yayınlanan Kullanım Koşulları’nı ve Gizlilik Sözleşmesi’ni peşinen okumuş ve kabul etmiş sayılır.

Bizlerle ve diğer okurlarımızla yorum kurallarına uygun yorumlarınızı, görüşlerinizi yasalar, saygı, nezaket, birlikte yaşama kuralları ve insan haklarına uygun şekilde paylaştığınız için teşekkür ederiz.

SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!
2000
  • Misafir 31 Ağustos 2017 Perşembe 11:43
    Çok doğru bir yazı
  • Misafir 30 Ağustos 2017 Çarşamba 18:47
    hukukta muhruzaman diye bir laf var. yuzlesmeden de vakti gelince dava dusuyor
  • Misafir 30 Ağustos 2017 Çarşamba 17:32
    süper yazı,teşekkürer,iyiki varsınız.
  • Misafir 30 Ağustos 2017 Çarşamba 13:33
    Bugun okudugum en guzel yazi. Aydinlik kafanizla bizi de aydinlattiginiz icin cok tesekkurler.
  • Misafir 30 Ağustos 2017 Çarşamba 11:36
    Kaleminize saglik.
Kalan karakter : 2000
Hava Durumu
Çarşamba 22 MPH 12°
Sağanak Yağışlı