SON DAKİKA
HABERTÜRK Gazetesi yazarlarının köşeleri, saat 9:00'dan itibaren güncellenmektedir.

“Konsantrem bozuldu!” diyen spor adamları

04 Eylül 2016 Pazar, 01:59:26 Güncelleme:08:46:44
Suat Çağlayan

Suat Çağlayan

 

Türkçeyi çok iyi konuşanlardan değilim. Elimden geldiğince doğru yazmaya çalışsam da, birçok yazım yanlışı yaptığımı biliyorum. Benim gibi, kimi zaman sözcükleri yanlış kullanan gazeteci ve yazarların az olmadığını da görüyorum.

Bulunduğu konum dolayısıyla, dili yanlış kullandığı için topluma kötü örnek olanları bağışlamak kolay değil!
Pıtrak gibi artan televizyonlarda, konuşmasını bilmeyen spikerler ile programcı veya tartışmacı adı altında boy gösteren kimi televizyoncular(!), dilimizi yanlış kullananların başında geliyor.
Hele de, "Sarışın güzel kadın!" kontenjanından televizyonlara yerleşmiş olan kimi spikerler var ki, onların yüzüne bakmayı bırakıp söylediklerine kulak verirseniz, eminim kaşlarınız çatılır...
Gazetelerde de durum farklı değil! Kimi tanınmış köşe yazarları bile bağlaçları (ki, de, da) yanlış olarak kullanmakta, eğer varsa, gazete editörleri de bunları görmezden gelmektedir.
Abartmadan söyleyebilirim ki, bu yanlışları hem büyük gazetelerde görmek ve hem de büyük televizyonlarda duymak mümkün!

"KONSANTREM BOZULDU!"

Nedense, futbol yorumculuğuna soyunan eski futbolcuların yaptığı yanlışlar çok daha fazla. Onları en çok gençlerin izlediğini düşünerek, verdikleri zararın daha büyük olduğunu düşünüyorum.
Geçen akşam bir kanala çıkan ünlü bir teknik direktör şöyle diyordu; Sahaya atılan cisimler nedeniyle oyuncularımın konsantresi bozuldu!
Bir de, kırk yıldır dilimize yerleşmiş yabancı kökenli ‘faul'ü değiştiren ve onu ‘fuul' diye söyleyen çok ünlü spor yorumcuları yok mu!

MEDYADA DİL YANLIŞLARI

Elimde bir kitap var. Adı; Güncel Örneklerle Medyada Dil Yanlışları. Kitabın yazarı bir gazeteci: Kerim Evren. Kitap 2005'te Alfa Yayınlarında basılmış.İkinci baskısı yapılıp yapılmadığını bilmiyorum ama yapıldığını da sanmıyorum. Çünkü, yazdığının ya da söylediğinin Türkçe'ye uygun olup olmadığını sorgulayanların sayısı bu kitabın ilk baskısından çok daha az olsa gerek!
Kerim Evren, çeşitli medya kuruluşlarında gazetecilik yapan ve tam on yıl süreyle de (2004-2014) İÜ. İletişim Fakültesi, Gazetecilik Bölümü'nde "Medyada Dil Kullanımı" dersleri veren bir akademisyen.
Evren, kitabın arka kapağına; "... konuya duyarlı tüm yurttaşlarımızın, medyadaki dil, bilgi, mantık ve konuşma yanlışlarını, eleştirel bir gözle değerlendirmelerine önayak olmak için..." bu kitabı hazırladığını yazmış.

SAHİP OLUNMALI

Sadece gazetecilerin değil, eli kalem tutan herkesin elinin altında bulunması gereken bir kitaptan söz ediyorum. Hem gazeteci ve hem de on yıl üniversitede bu dersi veren bir kişi olan Kerim Evren'in yazdığı bu kitaptan herkesin bir şeyler öğreneceği inancındayım. Bazı örnekler vererek, kitabın hangi yanlışları önümüze koyduğunu göstermek istiyorum;
Rögar (Fransızca ‘bakış', regard) yerine logar...
Ayrıcalık (imtiyaz) yerine farklılık...
Vefakar, cefakar... Vefakar, dostluk bağları güçlü demektir ve kullanımı doğrudur. Ancak onunla birlikte kullanılan ‘cefakar' yanlış kullanılmaktadır. Cefakar, cefa çeken değil, cefa çektiren anlamına gelir. Eğer kullanılmak istenirse, cefakeş denebilirmiş, cefaya katlanan anlamında...
Panik yapmak yerine paniğe kapılmak...
Geri iade etmek yerine iade etmek veya geri vermek...
Şarz etmek yerine şarj etmek (Fransızcası ‘charge')
Organizasyon düzenlemek! Organizasyon zaten ‘düzenlemek' anlamı taşır...
Cürüm, cirim; Ateş olsa cürmü (anlamı suç) kadar yer yakar! Burada cürüm değil hacim anlamındaki ‘cirim' kullanılmalı.
Moralmanım bozuk!!!
Şok olmak yerine doğrusu şoke olmak...
Keşke herkesin yanıbaşında böyle bir kitap bunabilse...
Ve keşke herkes, böyle bir kitabın kendisi için gerekli olduğunu düşünebilse...

BU YAZIYA İLK YORUMU SEN YAZ
SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!
GÖNDER

DİĞER YAZILARI


TÜM YAZILARI İÇİN TIKLAYIN