• Yazı Boyutu:
  • A+
  • A-
HABERTÜRK Gazetesi yazarlarının köşeleri, saat 14:00'den itibaren güncellenmektedir.
Umur Talu

Umur Talu

[javascript protected email address]

İmtiyaz var, itiraz yok!

31 Ocak 2012 Salı, 11:26:29

12 Eylül Anayasası bile “Hiçbir kişiye, aileye, zümreye veya sınıfa imtiyaz tanınamaz” diye sallayıp darbeci paşalara “koruma ve kollama imtiyazı” tanıyarak bitmişti.
Budur: Eşitlikçi maddeler piyaz; gerisi imtiyaz!


***


Habertürk’ün haberine göre, “Farklı renkte yemek fişleriyle farklı yemek masası”na Maliye çalışanları isyan etmiş.
İmtiyaza isyan iyidir!
Çorbayla kalmaz, tatlıya kadar gidebilir.
Nitekim “alttaki” Maliyeci de Genelkurmay’ın “imtiyaz kaldırma” girişimini örnek almış.
Yine Habertürk’te haberdi:
Genelkurmay (subay) orduevlerinde “General-üst subay-subay” ayrımına, kuaför gibi hizmetlerde ayrıma son genelgesi yayınlamıştı.
Bir adım tabii. Ama nereye kadar?
Çünkü, alfabetik sıralamada A’lı “Astsubay”ı, bir zaman Oyakbank meslek listesinde “Subay” önüne geçmesin diye sona attıran…
Lojman, tesis kalitesini, servis otobüsünde ön sıraları; eşleri, çocukları, çocukların oyunlarını ayıran; kimi profesyonel askeri orduevine sokmayan; benzer dereceden emekli bile olmasın diye, bırak üniversiteyi; doktoralı “ast”a dahi 1’in 4’ünü yasaklayan; dev holdinginin aldığı kesintinin yüzde 70 kaynağı insanları yönetime yaklaştırmayan bir kurumdan söz ediyoruz.
Bu kafayla “cumhuriyetçilik” palavradır; sendika oymaya uğraşan, Deniz Feneri savcılarını esas sanık yapan berikilerde o kafayla “demokratlık”ın da epey palavra olması gibi!


***


Fakat o kadar da değil Paşam!
Eşitlik şurada var:
“Mensubu olduğum TSK’dan…her ayın 15’inci günü … Bankası hesabıma alacak kaydedilen maaşımdan tarafıma ödeme yapılmasından evvel;
1. 2012’de Subay, Astsubay, Sivil Memur, Uzman Jandarma, Uzman Erbaş için 30 TL olarak belirlenen ancak TSK Dayanışma Vakfı yetkili kurullarının kararı doğrultusunda her yıl yeniden belirlenecek makul bir tutarın TSK Dayanışma Vakfı keyfiyeti … Bankasına bildirmesi üzerine, ayrıca şahsımın herhangi bir talimatına ihtiyaç duyulmaksızın her yılın ocak, şubat ayında;
2. Subay, Astsubay, Uzman Jandarma, Uzman Erbaş için 10 TL, Sivil Memur için 5 TL… TSK Eğitim Vakfı’na… her yılın mart ayında…
3. Subay, Astsubay, Uzman Jandarma, Uzman Erbaşlar için 10 TL, Sivil Memur için 5 TL… her yılın nisan ayında…
Kesintilerin tamamen bilgim ve talimatım dahilinde gerçekleştiğini muvafakat ettiğimi, gerek TSK’ya gerekse … Bankasına herhangi bir itiraz ve def’i ileri sürmeyeceğimi… beyan ve taahhüt ederim.


***


İster her biri için ayrı; ister üçü bir yerde dilekçe!
“Gönüllü” kesintide ayrımcılık yok!
Paşadan da 30, uzman çavuştan da 30 TL.
İkisi de isterse veriyor dilekçeyi; istemezse…
İşte o kısmı “cumhuriyet” Memet!
365 paşadan diyelim 50’şerden 18 bin 250 TL; 39 bin 975 subaydan 1 milyon 999 bin TL; 95 bin 824 astsubaydan 4 milyon 791 bin TL; 24 bin 700 uzman jandarmadan  1 milyon 235 bin TL; 40 bin 515 uzman erbaştan 2 milyon 26 bin TL.
Aynı OYAK gibi, vakıfta da yüzde 80 en alttan! Sivil memurları da ekleyin; 90’a gider!


***


Gönüllü tabii; ama “alttaki” anlatsın gönlünü:
“Dilekçe vermezsek, sıralı amirlerden başlayıp sindirme uygulanıyor. Neden bunda bu kadar ısrarcılar da bizim sorunlarda tek ısrarları yok? Borcu yüzünden intihar eden çok arkadaş var. Nasıl bir güçtür ki, bu dilekçeleri imzalatıyor?”
Bir başkası: “Emirle, tehditle dilekçe alınıp zorla para toplanıyor.”
Bir başkası: “Buradan sanık subaylara avukatlık yardımı da yapılıyor. Bizim avukat ihtiyacımız olsa? Yok. Vatan için canımı vermeye yemin ettim ama sırtıma semer vurulmasını da istemiyorum. Parayı herkesten alıp kararı sadece kendileri veriyor.”


***


Hayatın ve işin özeti ise zaten dilekçede yazılı:
Herhangi bir itiraz ileri sürmeyeceğimi…   
 

 

Diğer Yazıları

Koku: Bir katilin öyküsü

  • Yayın Tarihi: 26/05/12 11:57
  • [javascript protected email address]
Hüsamettin Yaman yarın, 27 Mayıs'ta 42 yaşında olacak. O gün 22 yaşındaydı. O günden sonra 22 yaşında kaldı. O da yüzlerce "gözaltında, infazda kayıp" gibi, ölü ama yaşıyor; mezarları bir taş, bir dua, bir maşrapa su bulana kadar; katilleri bulunana...
Devamını Oku

Madem öyle; hepimiz figüranız!

  • Yayın Tarihi: 25/05/12 10:28
  • [javascript protected email address]
"Resmen" ve emir komutayla, bir görüntüyle alıp öldürdüğü 34 vatandaşına "figüran" demek, zalimliktir! Artık bize "Mavi Marmara" anlatmayın. Mavi Marmara'yı vuranlar zalimdir... Ama Uludere'de köylüleri bombardıman edip sonra da 34 kişinin öldürülmesinin...
Devamını Oku

Velev ki… Heronumuz, Neronumuz! (Silsile-i meratip)

  • Yayın Tarihi: 23/05/12 09:14
  • [javascript protected email address]
1. Kimi ABD'liye göre "Predatör"; kimi Ankaralıya göre "Heronumuz" bir şey belirliyor. 2. ABD'li "Kitle belirledik; gerisini Türklere bıraktık. Predatörü oradan yönlendirmemiş olsala, onların köylü olduğunu saptardı" diyor. 3. Ankaralı "Predatör değil,...
Devamını Oku

Öldürmeyeceksin!..

  • Yayın Tarihi: 22/05/12 10:28
  • [javascript protected email address]
Boş verin "tinerci-dindar gençlik" diye kafa patlatmayı... Önce, gençlerinizi öldürmeyin. Önce öldürmeyin. Öldürmeyin önce! Çocukları, gençleri bu kadar kolayca boğanların; oturup bilmiş bilmiş, buyurmuş kudurmuş biçimde, onların geleceklerine hükmetme,...
Devamını Oku

Rekordan bir dekor!

  • Yayın Tarihi: 21/05/12 09:07
  • [javascript protected email address]
32 yıl önce, dış yüzünün "bulvar" tebessümünden beklenmeyecek ölçüde, basında ilk kapsamlı "Ekonomi" sayfalarını yapan Günaydın'daydım. Günaydın o vakit gazeteydi; ilave değil! Ekonomi o zaman henüz yeni bir konuydu; ama halksız değil! Necati Doğru,...
Devamını Oku
Tüm Yazıları