Militer yargı, militan yargı!
Sanırım bir hukuki tartışma konusudur:
Askeri yargı sivilleşecek derken, sivil yargı militer mi, diye.
Bugünkü konum böyle derin değil.
Yine bir öykü anlatacağım.
Daha, kendi memurunun sivil mi asker mi olduğuna karar veremeyen devletin, yargının şaşkın öyküsü.
Sivil kadınları da, enti püften suçlarla asker sayıp askeri cezaevine atan “terazi görünümlü pamuk ipliği”nin insafsız ölçüsü.
***
Mualla Hanım, TSK’da tercüman olarak sivil memur kadrosundan çalışıyordu. O sıra 33 yaşındaydı.
Bir gün öğle paydosuna 20 dakika erken çıktı; yazılı savunma istendi.
İki hafta sonra, saat 18.00’den sonra çalıştırma baskısına karşı çıktı.
Amiri komutan hemen disiplin cezasıyla maaşını kestirdi.
Mualla Hanım’ın, “Neden bu kadar önemsiz şeye bunca uyarıyla moral bozucu davranılıyor? Allah cezanı versin; saygısız, kaba adam” dediği ileri sürüldü.
Sivil memur Mualla Hanım, Jandarma Genel Komutanlığı Askeri Mahkemesi’nde 22 Aralık 2004’te “emre itaatsizlik… amire hakaret” suçlarından 10 ay hapse mahkum edildi.
Askeri Yargıtay’da temyize gitti; ceza 7 ay 15 gün hapis olarak onandı.
Mamak Askeri Cezaevi’ne atıldı; bir asker olarak.
Dört ay sonra tahliye oldu.
***
Sivil memur- askeri mahkûm Mualla Hanım, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne başvurdu.
AİHM’e savunma veren hükümet; İç Hizmetleri Kanunu’na atıfla, “Askeri personel altında görev ifa eden sivil personel asttır; üstlerin her emrini yerine getirmekle mükelleftir. İtaatsizlik cezası, askere uygulananla aynıdır” dedi.
AİHM bu savunmayı yeterli ve İnsan Hakları Sözleşmesi’ne uygun bulmadı.
“Ordunun yeri ulusal güvenliğin sağlanması ile sınırlanmalı; ilke olarak yargı, sivil olmalı… Sivil kişi asker kişilerden oluşan yargı önüne çıkarılırsa, yargıya güven zedelenir” dedi; hükümetin “meşru nedenler” öne süremediğine hükmetti.
31 Mayıs 2011 tarihinde, hükümetin (devletin), Mualla Hanım’a 15 bin Avro manevi tazminat ile faizlerini ödemesine karar verdi..
***
16 Şubat 2012’de başka bir kadın sivil memur için Askeri Yargıtay kararı çıktı:
Emre itaatsizlikte ısrar suçundan yargılanan sivil memur için askeri mahkeme yargılama yapamaz!
***
Böylece, AİHM içtihadıyla, hükümetin ve Genelkurmay’ın, ödülde değil; emir ve cezada“asker” saydığı sivil memurlar sivilleşiyordu ki…
26 Nisan 2012 tarihli Askeri Yargıtay kararı geldi.
Oy birliğiyle değil; 6’ya karşı 7 oyluk “pamuk ipliği” çoğunlukla ve önceki kararla, AİHM’le çelişerek:
“Sivil memur, asker kişidir; askeri mahkemede yargılanır!”
Kararda “zaten her Türk asker doğar” denmemişti tabii!
***
AİHM’in “yargısız infaz” oda hapislerini de “insan haklarına aykırı” bulup Türkiye’yi mahkum ettiğini; ama hükümetin ve Genelkurmay’ın bu insanlık ve hakkı astlara teslim etmediğini artık burada yazmıyorum.
Konumuzun bir manası da şu:
Sivil memur, sivil memur sayılırsa…
Örgütlenme, sendika yolu da açılacak.
***
Sivil sivillere bundan ne?
Adalet duygusu, vicdan terazisi, demokratik hukuk kültürü, insan hakları felsefesiyle yargı, adalet, hukuk insanı olmaya çalışanlar da şöyle düşünebilir:
Sivil mahkemeler ve dayandıkları kanunlarda…
Böyle, emre itaatsizlik, dogmalara uyumsuzluk, itaate biatsizlik, köleliğe itiraz, amir sayılan kişi, kast, sınıf, statü ve kimliklere hakaret suçları var mıdır, diye.
Belki de; askeri yargının sivilleşmesi derken; sivil yargının militerleşmesi, eskiden beri militer-militan olmaktan çıkamaması da ciddi sorundur!
***
Bir hatırlatma da size, bize: Düşünce ve ifade özgürlüğü, görüldüğü gibi, sadece gazetecilere dair bir şey değil!
Not: Geçen gün yazdığım Öykü, bazı arkadaşları, İhsan Eliaçık’ın kızı Zeynep serbest kaldı; darısı diğer çocuklara.