Yeğen Nimr de ölüm mahkumu!
Şii din adamı Şeyh Bakır El Nimr'in, yeğeni Ali Muhammed El Nimr'in (20) de Suudi arabistan'da ölüm cezasına çarptırıldığı ancak cezasının henüz infaz edilmediği ortaya çıktı
Sami AKBIYIK / GAZETE HABERTÜRK
Suudi Arabistan’ın idam ettiği Şeyh Bakır El Nimr’in yeğeni Ali Muhammed El Nimr’in (20) de ölüm cezasına çarptırıldığı ancak cezasının henüz infaz edilmediği ortaya çıktı. Şeyh Nimr’in eşi Muna Cabir ise Şii liderin tutuklanmasından 20 gün sonra şüpheli biçimde öldü.
İdamı ile Ortadoğu’da yeni bir Şii-Sünni kutuplaşmasına yol açan Şii din adamı Şeyh Bakır El Nimr’in, yeğeni Ali Muhammed El Nimr’in (20) de Suudi arabistan’da ölüm cezasına çarptırıldığı ancak cezasının henüz infaz edilmediği ortaya çıktı. Ali Muhammed El Nimr, 2012 yılında amcasından altı ay önce Suudi Arabistan’ın güneyindeki Arap Baharı ayaklanmalarına katıldığı gerekçesiyle gözaltına alınmıştı.
Tutuklandığında 17 yaşında olan yeğen Nimr, "amcası El Nimr’in yanında yer alarak Suudi yönetimini devirmeye çalışmak" suçlamasıyla yargılandı ve ölüm cezasına çarptırıldı. Ancak henüz bu infaz gerçekleşmedi. İnfaz kararı alınırsa Suudi şeriat yasalarına göre Ali Muhammed El Nimr’in kafası kesilecek ve cesedi bir çarmıha gerilecek.
İnsan hakları savunucuları, Ali Muhammed El Nimr’in affedilmesi için uzun süredir internet üzerinden kampanya yürütüyor. İngiltere Başbakanı david Cameron da, Ali Muhammed El Nimr’in idama mahkûm edilmesinin ardından, “Bu kararı kabul edemeyiz, geri adım atmalılar” demişti. Suudi yönetiminin yeğen Nimr’i, İran ile olası pazarlıklarda kullanabileceği ileri sürülüyor.
"OĞLUM İŞKENCE GÖRMÜŞ"
Ali Muhammed El Nimr’nin annesi Nusra El ahmed, ekim ayında oğlunun işkence gördüğünü ileri sürmüş, “İlk ziyaretine gittiğimde onu tanıyamadım. Burnunda ve alnında derin bir çizgi vardı. Konuşurken, işkence gördüğü açıkça belli oluyordu. dişlerinin olmadığını ve ağzında kan olduğunu gördüm. Bütün vücudunun acıdığını söyledi” demişti.
Nusra El Ahmed “O hiç kimsenin kanını dökmedi, malını çalmadı. Bu canice bir karar. Kararı veren kadı kendisini baba yerine koymalı ve bir çocuğa ölüm kararı verirken daha merhametli olmalıydı” sözleriyle oğlunun affedilmesini istemişti.