'Bu petrol Türkiye'nin değil'
Enerji Bakanı Taner Yıldız'dan önemli açıklamalar
Enerji Bakanı Taner Yıldız, Türkiye üzerinden sevkine başlanan Irak petrolüne yönelik haberlere ilişkin "İster Akdeniz piyasasına satsın, ister ABD'ye, ister Çin'e biz o konuda tasarruf sahibi değiliz ve buradan oluşacak gelir, Iraklı kardeşlerimizin kendi oluşturduğu paylaşım sistemiyle bölünecektir. O yüzden bir başkasına söylenemeyen cümlelerin Türkiye'ye söylenmesini çok doğru bulmam" dedi.
Yıldız, Yenilenebilir Enerji Genel Müdürlüğü tarafından "Üçüncü Ülke Eğitim Programı, Sanayide Enerji Verimliliği ve Yönetimi" toplantısının ardından basın mensuplarının gündeme ilişkin sorularını yanıtladı. Şahdeniz-2 Projesine ilişkin geçen hafta atılan imzaların anımsatılması üzerine Yıldız, bu projede TPAO ve BOTAŞ'ın hisselerinin yüzde 19'ü yükseldiğini kaydetti.
Türkiye'nin TANAP'taki hissesinin yüzde 20'den yüzde 30'a çıktığını, bu hisse artışı karşısında 1 milyar 450 milyon dolarlık ödeme yapılacağını belirten Yıldız, proje için 2018 yılı sonuna kadar 45 milyar dolarlık harcama gerçekleştirileceğini ifade ederek, Türkiye'nin ekonomisinde de ciddi bir hareketlilik sağlanacağına dikkati çekti. Yıldız, şöyle konuştu: "Bizim geçen yıl Şahdeniz Projesinden gelirimiz 265 milyon dolar civarındaydı. Bunun iki katına çıkmasını bekliyoruz. Yalnızca bununla kalmayacağız. 27,8 milyar dolarlık brüt gelir hedefliyoruz 2041 yılı sonuna kadar. Bu çok önemli, çok ciddi bir rakam. Biz orada her yıl üretilen 9 milyar metreküp civarındaki bir doğal gazın yüzde 19'luk hissesine sahip oluyoruz. 55 bin varil/gün üretilen petrolün de yine yaklaşık yüzde 20'sine sahip oluyoruz. Şahdeniz-2'den elde edilecek 120 bin varil/gün üretimin yine aynı şekilde yüzde 19'una sahip olmak demek. Bütün bunları topladığınızda Türkiye yerli ham petrol üretiminin bir kendisi kadar daha üretim sahibi olmuş olacak. Türkiye'deki yerli ürettiğimizin, inşallah 2018 sonu, 2019 başlarında Türkiye'deki üretilen yerli petrolün nedeyse iki katını toplam üretmiş olacağız. 2018 sonunda Türkiye tükettiği doğal gazın hemen hemen yüzde 12'sini kendi kaynaklarından karşılamış olacak. Bizim ithalata olan bağımlılığımızı azaltmamız için önemli bir veridir."
'TÜRKİYE'NİN POZİTİF TUTUMU SÜRECEK'
Yıldız, "Irak'tan gelen ve Türkiye üzerinden transferine başlanan petrol konusunda sıkıntılar yaşandığı ve bir petrol tankerinin Akdeniz açıklarında beklediği yönündeki haberlere ilişkin değerlendirmenizi alabilir miyiz" şeklindeki sorusunu yanıtlarken şunları söyledi: "Bu petrol Türkiye'nin petrolü değildir, Irak'ın petrolüdür. Buradan oluşacak gelir, Irak'ın geliri olacaktır. Taşıma ve iletim faaliyetlerinden alınan kira bedelleri toplam gelirin yanında çok düşüktür. Bu petrolün yüklememizi yaptık, Kuzey Irak, hangi ülkeye, nasıl, hangi ihale sonucunda satar biz o konulara girmiyoruz. Çünkü bu hampetrol bizim hampetrolümüz değil. İster Akdeniz piyasasına satsın, ister ABD'ye, ister Çin'e biz o konuda tasarruf sahibi değiliz ve buradan oluşacak gelir, Iraklı kardeşlerimizin kendi oluşturduğu paylaşım sistemiyle bölünecektir. O yüzden bir başkasına söylenemeyen cümlelerin Türkiye'ye söylenmesini çok doğru bulmam. Bağdat ile Erbil kendi aralarında anlaşacaklar ve oluşacak gelir de Irak'ın normalleşmesine olan katkı olarak geçecek. Türkiye buradaki pozitif tutumunu sürdürmeye devam edecek. Tersi bir senaryo düşünün, Irak'ın ürettiği petrolün Türkiye üzerinden aktarılmasına mani olunsaydı bu Irak için doğru birşey olur muydu? Olmazdı. Biz, Irak'taki üretilen ham petrolün dünya piyasalarına çıkmasına zemin oluşturan bir komşu, dost, kardeş ülkeyiz."
"Yunanistan'ın Irak petrolünün sevkıyatı konusunda Türkiye'yi bypass edecek bir proje hazırladığı haberleri var. Neler söyleyeceksiniz?" sorusu üzerine Yıldız, "Dünya büyük, herkes istediği projeyi tabii ki gerçekleştirecek. Enerji politikaları çerçevesinde olduğu gibi Türkiye de bazı projelerde ön almak için uğraşmakta. Ama Türkiye'nin proje yapacak olması, bir başka ülkenin yapmayacağı anlamına gelmiyor. Onlar da tabii tercihlerini kullanabilirler" ifadelerini kullandı.
EKLEMELER YAPILACAK
Yıldız, madencilikle ilgili düzenlemeleri de içeren "torba tasarı"ya birkaç eklemede bulunacaklarını belirterek, "Çalışma saatleriyle alakalı şu anda mevcut olanların, intibaklarının yapılabilmesi için şirketlere bir kısım elastikiyetleri sağlamak istiyoruz. İster kamu, ister özel sektör" dedi.
Kıbrıs çevresindeki enerji araştırmalarına yönelik bir soruya karşılık Yıldız, şu yanıtı verdi: "Barbaros Hayrettin Paşa sismik gemimiz oradaki çalışmalarına devam ediyor. Oradaki hidrokarbonla alakalı bütün kaynakların, ister doğalgaz isterse petrol, bir barışın gerekçesi olması lazım geldiği kanaatindeyiz. Aynen Irak'taki petrolün, kendi belirledikleri paylaşım modeliyle nasıl yapılmışsa aynı mantık bütünlüğü içerisinde, aynı diyalektikle Kıbrıs için de aynı şeyleri söylüyoruz. Kıbrıs'ın ister güneyinde, ister kuzeyinde elde edilecek herhangi bir gelirin yine Kıbrıs'ın tamamı tarafından paylaşılmasının doğru olacağına inanıyoruz. Türkiye, Doğu Akdeniz'deki bütün projelerde enerjinin bir barış gerekçesi olarak kullanılmasından yanadır. Siyasete ve uluslararası ilişkilere yük olamayacak, tam tersi uluslararası ilişkilerin de önünü açacaktır, ben buna inanıyorum."
Taşeron ve madenlerde yeraltında çalışan işçilere yönelik düzenlemeleri içeren yasa tasarısına yönelik de Yıldız, bu tasarıya birkaç eklemede bulunacaklarını bildirdi. Yıldız. "Çalışma saatleriyle alakalı şu anda mevcut olanların, intibaklarının yapılabilmesi için şirketlere bir kısım elastikiyetleri sağlamak istiyoruz. İster kamu, ister özel sektör. Şu ana kadar yapmış olanlar, bundan sonra yapacak olanlar" dedi. Tasarıya madde ekleyebileceklerini ifade eden ve işçi sağlığı ile iş güvenliğinin ön planda tutulacağını vurgulayan Yıldız, Türkiye'nin öncelikle işçi ve mühendislerin iş sağlığını ön planda tutarak, ithalat bağımlılığının azaltılması için üretimlerin doğru yapılması gerektiğini söyledi.
YENİ İMZA ATILACAK
Türkiye'nin Şahdeniz Projesi gibi birçok önemli projeye imza attığını dile getiren Yıldız, "Önümüzdeki Cuma günü, dört gün içerisinde inşallah yeni bir imza daha atılacak. Türkiye'deki siyasi istikrara duyulan güvenin, somut bir göstergesi, tekrar hep beraber inşallah ortaya konacak" ifadelerini kullandı.
Bakan Yıldız, bu imzanın içeriğinin sorulması üzerine, bunun uluslararası bir imza olacağını belirterek, içeriğini açıklamadı.