Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
        Anasayfa Özel İçerikler Ayşe Özek Karasu Seçimde hangisi daha zehirli: Deepfake mi, hakiki nefret dili mi?
        Sesli Dinle
        0:00 / 0:00

        2024 Süper seçim yılının 44 gün sürecek en uzun, en kalabalık faslı 19 Nisan’da Hindistan’da başladı; yaklaşık 50 ülkede dünya nüfusunun yarısı, tarihin en geniş katılımlı küresel demokrasi testinde iradesini sandıkta gösterecek. Ancak siyasi rekabete yapay zeka üretimi deepfake ses ve görüntülerin karışmasıyla demokrasinin dumura uğratılacağı yolunda kuvvetli kaygılar var.

        Deepfake bahsinde en şaibeli ülkelerden biri Hindistan; 1 Haziran’da sonuçlanacak genel seçimlerde oy kullanacak yaklaşık 1 milyar seçmen manipülasyon rüzgarı altında. Ülkenin “deepfake kralı” diye tanınan Divyendra Singh Jadoun Washington Post’a anlatmış, “Kampanyada yüzlerce politikacı etik dışı içerik için kapımı çaldı. Rakiplerinin gaf yaptığını afişe eden fake ses kayıtları veya pornografik görsellerle fotomontaj istediler” diyor. Bazıları da düşük kaliteli deepfake video talebinde bulunmuş ki, herhangi bir kirli çamaşırın hakiki videoları piyasaya çıkarsa, bunların fake olduğuna dair şüphe uyansın. Bollywood sahneleri ve TV reklamlarında yapay zeka kullanımıyla ünlenen Jadoun, bu talepleri geri çevirdiğini söylüyor.

        Çevirmese ne olur!

        Ülkede demokrasiyi esas zehirleyen pratik, kimlik siyaseti güden nefret dilinde yatıyor. Hindu milliyetçisi Başbakan Narendra Modi, on yıllık iktidarında Müslüman nüfusu ötekileştiren siyasetiyle ülkede derin bir kutuplaşma yarattı ve aynı retorikle devam ediyor. Seçim başladıktan sonra Racastan mitinginde sarf ettiği sözlerle nefret dilini nirvanaya vardırdı Modi. “200 milyonluk Müslüman nüfusu, ülkenin varlıklarını sömüren dışarıdan sızmış ajanlar” diye niteledi.

        Narendra Modi
        Narendra Modi

        Başbakan Modi, muhalefetteki Kongre Partisi’nin iktidara dönmesi halinde olacakları mitingde şöyle tasvir etti: “Sizin ne kadar varlığınız varsa hepsini alıp daha fazla çocuğu olanlara dağıtacaklar. Dışarıdan sızanlara dağıtacaklar. Onlara göre Müslümanlar, ülkenin kaynakları üzerinde öncelikli hak sahibi. Alın teriyle kazandığınız paranın, sızmalara verilmesini ister misiniz?” Sorusuna karşılık kitleden büyük alkış topladı. Benzer suçlamaları pazartesi günü Uttar Pradeş’te de tekrarladı.

        Modi konuşmasında, Kongre Partisi’nden eski Başbakan Manmohan Singh’e atıf yapıyordu; Singh Hindistan’da azınlıkların ekonomik yönden güçlendirilmesi gereği üzerinde duran bir liderdi.

        Modi’yi nefret dili kullanmakla suçlayan Kongre Partisi, Seçim Komisyonu’na şikayette bulundu ve “Siyasi manifestomuz Hindistan’da her birey için eşitlik ve adalettir” dedi.

        Modi’nin milliyetçi Bharatiya Janata Partisi’nin (BJP) 4 Haziran’daki oy sayımından zaferle çıkacağı kesin gibi. Hindular 1.4 milyarlık nüfusun yüzde 80’ini oluşturuyor ve BJP ülkenin kuzey kesimlerinde kuvvetli destek buluyor; diğer eyaletlerde ise BJP’nin Kongre ve bölgesel partilerle ittifakı var. Böylece Modi büyük ihtimalle üçüncü kez iktidar koltuğuna oturacak.

        BJP Hint kimliğini Hinduizmle tanımlıyor. Britanya İmparatorluğu’ndan bağımsızlık hareketinin temel taşı olan Kongre Partisi ise laik ve çok kültürlü yapıyı tesis etmiş, Nehru’dan başlayıp ana oğul Gandi’lerle devam ederek 54 yıl iktidarda kalmıştı. İnanç ve etnik temelde mozaik ruhuna dayalı sistem nedeniyle Hindistan "dünyanın en büyük demokrasisi" diye anılıyordu. Fakat Modi iktidarında ayrıştırıcı siyaset dini gerilimleri tetikledi. Müslümanları ikinci sınıf yurttaş konumuna getiren Vatandaşlık Yasası büyük tepkilere rağmen yürürlüğe girdi.

        Müslümanları ayrıştıran Vatandaşlık Yasası protestolara yol açtı
        Müslümanları ayrıştıran Vatandaşlık Yasası protestolara yol açtı

        Protestolara neden olan son vaka provokatif nitelik taşıyordu. Başbakan Modi Ayodhya kentinde yıkılan bir caminin yerine yapılan Hindu tanrısı Ram’a adanmış tapınağın açılışını yaptı geçen ocak ayında. 16’ncı Yüzyıldan kalma o cami 1992’de Hindu çeteleri tarafından yerle bir edilmiş, ülke çapındaki protesto gösterilerinde çoğu Müslüman en az 2 bin kişi can vermişti. Bir süre önce de Yüksek Mahkeme kararıyla Müslümanlara yeni cami inşa etmek üzere başka yer gösterilmişti.

        Cami yerine inşa edilen Hindu tapınağını Modi açtı
        Cami yerine inşa edilen Hindu tapınağını Modi açtı

        Bu gerilimli ortamda, Polymath Solutions yapay zeka şirketinin sahibi Divyendra Singh Jadoun adaylardan gelen deepfake taleplerini geri çevirmiş, ancak dünyanın en büyük seçiminde gerçekleri eğip bükecek yığınla meslektaşı olduğunu söylüyor. Siyasi partilere yapay zeka hizmeti de veren Jadoun, “Deepfake ile mücadeleyi sadece otorite yürütemez, vatandaşın da eğitimli olması ve içeriği paylaşmadan önce iki kere düşünmesi gerekir” diyor.

        HASTA YATAĞINDA BIDEN FOTOĞRAFI ÇIKARSA

        Bu yıl ABD dahil 50 ülkenin seçimlerinde deepfake aracılığıyla dezenformasyonun hangi boyutlara vardığı henüz bilinmiyor, bilinse de durduracak mekanizma henüz yok. Washington ve Brüksel’de yapay zekayla dezenformasyona karşı yasal düzenleme girişimleri var, ancak AB’nin hazırladığı yasa hazirandaki Avrupa Parlamentosu seçimlerinden sonra yürürlüğe girecek. ABD Kongresi’ne sunulan yasa tasarısı da kasımdaki başkanlık seçimine yetişmiyor.

        Yasal mekanizma yok, sıradan bir seçmen için yapay zeka ile manipüle edilmiş ses kaydı ve videoları gerçeğinden ayırt etmenin imkanı da pek yok. İngiliz sivil toplum kuruluşu Dijital Nefretle Mücadele Merkezi (CCDH) dezenformasyonun demokrasilere tehdit boyutuna dikkat çekmek için OpenAI ve Midjourney araçlarını kullanarak örnekler hazırlıyor. Mesela “çöpe atılmış oy pusulaları”, “yağmur altında uzun oy kuyruğu” görselleri veya “hasta yatağında Biden” fotoğrafı gibi.

        Ancak foyası çıkmış deepfake tuzakları da var. Bir örneği geçen ocak ayında Tayvan seçimlerinde yaşandı. Çin bağlantılı bir grup, başkan adaylığından çekilen Foxconn’un milyarder patronu Terry Gou’nun başka bir adaya destek verdiği fake ses kaydını YouTube’da yayınladı. Microsoft ekibinin uyarısı üzerine kısa sürede yayından kaldırıldı. Neticede seçimi Çin’in istemediği bağımsızlık yanlısı aday kazandı, dezenformasyon girişimi başarısız oldu. Ancak yapay zeka destekli seçim manipülasyonu olarak kayda geçti. Microsoft raporundaki iddiaya göre Pekin ve Kuzey Kore bağlantılı siber gruplar ABD, Güney Kore ve Hindistan seçimlerine de fake malzemeyle müdahale edeceklerdi.

        Foxconn başkanı Terry Gou
        Foxconn başkanı Terry Gou

        Güney Afrika’da da 29 Mayıs seçimleri öncesi yapay zeka içerikli dezenformasyon mevcut. Mesela rapçi Eminem dijital oynanmış görüntüsüyle muhalefet partisini destekliyor. Esas büyük skandal geçen yıl Slovakya’da patladı. Seçimlerden iki gün önce çıkan ses kaydında, İlerici Slovakya Partisi’nin lideri Michal Smecka, sandıkta nasıl hile yapacaklarına dair bir diyalogda duyuluyordu. Bir başka kayıtta, iktidara gelirse bira fiyatlarına zam yapacağını söylüyordu. Kayıtların fake olduğu ajanslar tarafından tespit edildi, neticede Batı ve ABD’ye yakın Smecka seçimi kaybetti, Rusya yanlısı eski başbakan Robert Fico aşırı sağcı partilerle koalisyon kurdu.

        Ukrayna - Moldova dostluğu: Zelenski ve Sandu
        Ukrayna - Moldova dostluğu: Zelenski ve Sandu

        Rusya’nın karıştığı bir başka deepfake vakası Moldova Devlet Başkanı Maia Sandu’yu hedef aldı. Yerel seçim öncesi Sandu yapay zeka ürünü bir videoda istifa ettiğini açıklıyor ve halkı Putin’i destekleyen partiye oy vermeye çağırıyordu. Oysa savaşta komşu Ukrayna’nın yanında olduğuna dair mesajları ortadaydı.

        KADIN SİYASETÇİLERE BEL ALTI FAKE

        Deepfake içerikte cinsiyet ayrımını es geçmemek lazım. Kadın siyasetçilere maliyeti daha ağır oluyor.

        Rumeen Farhana
        Rumeen Farhana

        Bangladeş’te muhalefetteki Milliyetçi Parti milletvekili Rumeen Farhana yıllardır internette cinsel tacize maruz kalıyordu. Geçen yıl bikini fotomontajlı görüntüsü sosyal medyaya düşünce ağır linç salvosuna uğradı. Gerçek olduğuna inanan seçmenler çoğunluktaydı ve fake fotoğrafın kaynağı bulunamadı. AP’ye konuşan Farhana, “Bu tür itibar suikastları kadınların politikaya atılmasına engel olabilir. Hayatımıza giren her yenilik öncelikle kadınları vuruyor. Her meselede kadınlar mağdur oluyor, yapay zeka da istisna değil” diyordu.

        Cara Hunter
        Cara Hunter

        Kuzey İrlanda’da 2022 seçimleri öncesi sosyal demokrat milletvekili Cara Hunter’a tanımadığı birinden bir WhatsApp mesajı gelmişti; 40 saniyelik seks videosundaki kişinin kendisi olup olmadığı soruyordu şahıs. Kendisi değildi ama deepfake video birkaç gün içinde sosyal medyada viral oldu, dünyanın dört bir yanındaki erkeklerden cinsel şiddet içerikli mesajlar geliyordu. Çok az oy farkıyla yeniden seçilen Hunter, “Bana benzeyen tek bir görüntü galiz saldırılarda bulunmalarına yetti, ömür boyu bunun bedelini ödeyeceğim” diyordu.

        Giorgia Meloni
        Giorgia Meloni

        İtalya Başbakanı Giorgia Meloni de ağır bir deepfake saldırısına uğradı, failler bulundu ve haklarında 100 bin Euro manevi tazminat talebiyle dava açtı. Meloni’nin iktidara gelmesinden önce, sadece İtalya’nın Kardeşleri partisinin lideri olduğu dönemde bir baba-oğul, kadının pornografik fake videolarını Amerikan sitesine yüklemiş, cep telefonları üzerinden takiple kimlikleri tespit edilmişti. Sardunya’da görülen davada Meloni 2 Temmuz’da ifade verecek. Kazanacağı tazminatı ise ev içi şiddet mağduru kadınlar için İçişleri Bakanlığı bünyesindeki fona bağışlayacak.