James Bond’la ilk tanıştığımda 12 yaşındaydım. Çemberlitaş Şafak Sineması’nda ‘Yalnız Senin Gözlerin İçin’i izlemeye götürmüştü babam. Ne 007 biliyordum ne de Bond! Sarışın bir adam helikopterde, kayak pistinde, denizaltında kötü adamlarla kavga edip hepsini yeniyordu. Büyülendiğimi hatırlıyorum... Belki de bu çocukluk ‘aşkı’ndan dolayı Roger Moore benim için hep bir tık önde olduğu diğer Bond’lardan! Karizmatik Sean Connery’nin yanında alaycı, jilet gibi Pierce Brosnan’la kıyasladığımda biraz sarsak, ‘Taş fırın Bond’u Daniel Craig’e kıyasla biraz daha hanım evladı dursa da Moore’un Bond’una nostaljik bir bağlılığım var.
Sean Connery’nin Dr. No’suyla Timothy Dalton’ın 007’sinden sonra tanıştım. James Bond külliyatını tamamladığımda 30’larımın başında Londra’daydım. Daniel Craig, Thames Nehri’nde askeri bir Zodyak'la son sürat giderken, James Bond olarak açıklandığında birkaç kilometre uzakta bir yerlerde bulaşık yıkıyordum. Üzerinde can yeleği var diye nasıl alay edildiğini hatırlıyorum: “Bond’a bak suya düşmekten korktuğu için can yeleği giymiş!”
2006’da ‘Casino Royal’den 2021’de ‘No Time To Die’a kadar 5 kez James Bond olarak kamera karşısına geçen Craig, 007 mitini yeniden yarattı. Skyfall, 1 milyar doların üzerinde hasılat yaparak rekor kırdı. Hatta 2012’de “Oscar’a aday olabilir” diye yazanlar bile vardı.
JAMES BOND ROLÜ İÇİN BU HAFTA SONU İKİ OYUNCU DENEME ÇEKİMİ YAPACAK
Dün çıkan haberleri okurken Goldfinger’dan From Russia With Love’a, Goldeneye’dan Moonraker’a, Lincence to Kill’den Goldeneye’a, On Her Majesty’s Secret Service’ten The Man With The Golden Gun’a dünyanın en ünlü ajanının maceraları gözümün önünde geçti.
Hollywood Reporter, Variety gibi önemli sinema dergilerinin çeşitli kaynaklara dayandırarak yazdığına göre, sadece serinin hayranlarının değil tüm sinema severlerin merakla beklediği yeni James Bond için, bu hafta sonu, 2 oyuncu ‘007 James Bond’ olarak kamera karşısına geçip seçmelere katılacakmış.
Son aylarda Dua Lipa’nın ‘eşi’ olarak magazin sayfalarında boy gösteren Callum Turner ve ‘Slow Horses’ dizisinin yıldızı Jack Lowden’ın Bond olabilmek için deneme çekimi yapılacak isimler olduğu ‘kaynaklar’ tarafından doğrulanmış. Bazı kaynaklarda son Bond Daniel Craig'le 'Knives Out: Wake Up Dead Man' filminde başrolleri paylaşan Josh O'Connor'ın da adı geçiyor... Son aylarda isimleri çok kez yazılan Jack O’Connell ve Jacob Elordi’nin ise bu seçmeler katılmayacağı belirtilmiş.
4 yıl önce yaklaşık 8.5 milyar dolara ‘James Bond’ serisinin haklarını satın alan Amazon MGM stüdyosuna yakın kaynaklar Peaky Blinders dizisinin yazarı Steven Knight yazacağı, Dune filminin yönetmeni Denis Villeneuve’un yöneteceği yeni Bond filminde 007 olacak isimin bu çekimlerin ardından birkaç hafta içinde açıklanacağını belirtiyor.
CALLUM TURNER HİÇ KUSURA BAKMASIN BENİM 007’İM JACK LOWDEN
Benim için bir çocuk nostaljisi olan James Bond, bir yandan da dev bir ekonominin lokomotifi... 25 filmin toplam hasılatı yaklaşık 8 milyar doları bulurken, TV yayın hakları, video oyun, ürün lisans gelirleriyle bu miktar 12 milyar doları buluyor. Yeni James Bond bu dev ekonomini gelecek 10-15 yılını şekillendireceği için çok önemli...
Bunu yapımcılar düşünsün deyip benim yeni James Bond tercihimi söyleyeyim. (Belik yapımcılar sesimi duyarlar:) Kesinlikle Jack Lowden!
Her yeni Bond’un kaderi eskilerle kıyaslanmak! Lowden da kendisinden önceki Carig’le ve diğer James Bond’larla kıyaslanacak. Büyük ihtimalle başta dudak bükülecek ama bence o diğer tüm 007’lerden farklı bir tat katacaktır James Bond’a!
Lowden’ın Slow Horses’ta canlandırdığı, MI5’in gözden düşmüş ajanlarının toplandığı ‘Iskarta Bürosu’na sürgüne gönderilen sarsak ama inatçı River Cartwright’ta sergilendiği performansı her sezon daha da büyüdü. Zaman zaman kendini komik durumlara düşüren, kırılgan River’ın içinden daha önce görmediğimiz bir James Bond çıkabileceğini hayal ediyorum.
Callum Turner’la bir alıp veremediğim yok ama onun ‘duygusuz’ ifadesini James Bond’a hiç yakıştıramıyorum... Kusura bakmasın.
BEN DE DEĞİŞTİM JAMES BOND DA DEĞİŞTİ AMA BAZI ŞEYLER HEP AYNI KALIYOR
Jack Lowden’ın Los Angeles Time’a verdiği röportajda, “Bıkmadan usanmadan bir hedefe doğru koşan, takılıp düşen, sabırsız biri” olarak tarif ettiği River Cartwhright, Bond’la kıyaslandığında bayağı küçük bir balık. Sonuçta River daha ‘iç işerle’ uğraşırken Bond’un oyun alanı tüm dünya... Bana Lowden, Roger Moore’un o ironik, biraz havai Bond’uyla, Craig’in sert, ‘kodumu oturtan’ Bond’u tek bir vücutta buluşturabilirmiş gibi geliyor. Tam da bu yüzden onu 007 James Bond olarak görmek istiyorum.
James Bond’la tanışalı 40 yılı geçti. Ben artık 12 yaşında değilim, Bond ise üç aşağı beş yukarı aynı yaşlarda. Ama ikimiz de değiştik. Onun benim için anlamı artık çok farklı, onun dünyası da değişti... Ama işte bazı şeyler bir şekilde aynı kalıyor: Sinemanın büyüsü ve hayal dünyam... Dünyada bu kadar şey olup biterken oturmuş “Kim James Bond olsun” diye dilek tutuyorum. Saçma... Belki de değil...
Yeni James Bond’un kim olacağını öğrenmeye çok yakınız, film ise 2028’de gelecek... O gün 12 yaşında bir çocuk sinemada ilk kez bir Bond’la tanışacak. Kim bilir belki o da 40 yıl sonra oturup kendi yeni 007 James Bond’unun kim olmasını istediğini yazacak...