‘Bromhidorz!’ Bu kelimeyi hiç duymamıştım ama kokusunu çok iyi biliyorum!
Evet, ne demek olduğunu bilmediğim bir kelimenin kokusu yıllardır burnumdan gitmiyor… Aslında The Guardian 66 yaşındaki Hayat adlı kadının hikayesini okuyana kadar, o kelimenin kokusunu da unutmuştum. Elle Hunt haberi “Modern yaşam tarzları, yeterince araştırılmamış, yaygın olarak yanlış anlaşılan ve hastalar için yıkıcı sonuçlar doğuran ‘bromhidroz’ sorununu daha da kötüleştiriyor gibi görünüyor...” diye başlıyor. İşte ‘bromhidroz’ kelimesiyle bu cümlede karşılaştım. Kokusuna gelince...
Yıllar önce çalıştığım bir ortamda birçok kişinin hissettiği ama birbirine söylemekten çekindiği bir sır gibi bizimle birlikte yaşayan bir koku vardı. Birlikte çalıştığımız bir arkadaşımızdan gelen bir koku!
Dünya tatlısı, şen şakrak bir insandı. Hijyenle ilgili bir sorunu olmadığı üstüne başına gösterdiği özenden belliydi. Deodorant, parfüm gibi hoş kokularla da arasında bir sorun yoktu ama maalesef kokuyordu. Onun olmadığı bir ortamda ilk kim bu gerçekten bahsetti hatırlamıyorum ama konu açıldığı an herkes derin nefes aldı (biraz yüzlerini buruşturarak). Uzun bir süredir sadece kendimizin fark ettiğini düşündüğümüz bir kokunun hepimizin burnunda dolaştığı ortaya çıktı. Peki bu durumu o arkadaşımıza söyledik mi? Hayır! O kokuyla yaşamaya devam ettik...
Yıllar sonra yan yana masalarda insanların, birbirlerine yakın çalıştığı birçok şirkette benzer sorunun yaşandığını öğrendiğimde şaşırmıştım (ne saçma bir şaşkınlık). Hatta bu durum kokan kişiye söylemenin zorluğu üzerin bir internet sitesi bile açılmış. İsimsiz bir e-mail’le kokan kişiye durumu bildiriliyormuş. Böyle bir internet sitesi olduğunu bilsem o arkadaşımıza yazar mıydım? Bilmiyorum...
“VÜCUT KOKUSU HİJYENLE ALAKALI DEĞİL, DUŞTAN SONRA DA KÖTÜ KOKABİLİRLER”
Hayat, dışarıda yemek yemeye gittiğinde, diğer müşterilerden uzakta, tercihen bir kapı veya açık pencere kenarında bir masa seçiyormuş. Aynı şekilde sinemada veya uçaklarda da insanlardan uzak durmaya çalışıp, gerekirse fazladan para ödemeyi göze alarak; başkalarına çok yakın olmaktan kaçınmak için ne gerekiyorsa yapıyormuş. 10 yıldan uzun bir süredir kronik vücut kokusu ‘bromhidroz’la yaşıyormuş.
Bilim Hayat’ın durumunun sadece hijyenle alakalı olmadığını söylüyor. Araştırmalar, özellikle koltuk altı gibi bölgelerde kokunun yalnızca terin kendisinden kaynaklanmadığını; ciltte yaşayan mikroorganizmaların ter ve diğer salgılardaki kokusuz bileşikleri parçalayarak uçucu ve kokulu moleküller oluşturduğunu gösteriyor. Bu süreçte çeşitli yağ asitleri, kükürtlü bileşikler ve başka uçucu maddeler de vücutta kötü kokunun ortaya çıkmasında rol oynayabiliyormuş.
Vücudundan kötü koku salan kişiler için mesele sık banyo yapmak ya da daha güçlü bir deodorant kullanmakla alakalı değil. Belçika'daki Gent Üniversitesi'nde kıdemli araştırma görevlisi ve dünyada vücut kokusu konusunda uzmanlaşmış az sayıdaki bilim insanından biri olan Chris Callewaert, “Duştan on beş dakika sonra bile kokmaya başlıyorlar. Vücutları onlara karşı çalışıyor ve bunun etkisi yıkıcı olabilir” diyor. Callewaert, bromhidrozu, en tipik olarak apokrin bezlerini içeren, doğal bir vücut sürecinin yanlış gitmesi olarak tanımlıyor.
Vücut kokusu ergenlikle, mikrobiyomdaki bir değişiklikle, metabolizmayı etkileyen bir hastalıkla veya hatta ilaçların yan etkisiyle aniden ortaya çıkabiliyormuş. Ancak bir kez yerleştikten sonra, ortadan kaldırmak zor olabilir, diyor Chirs Callewaert: “Genellikle çok faktörlüdür ve daha derin kökenini algılamak veya düzeltmek kolay değildir. Bazen insanlar bu durumla yıllarca, hatta yıllarca mücadele etmek zorunda kalırlar.”
“İNSANLAR UTANIYOR ARKADAŞLARIYLA, DOKTORLARLA BİLE KONUŞAMIYORLAR”
2007 yılında, 48 yaşındayken, bir yumurtalığı alınan ve bunun da östrojen üretimini bozulan Hayat’ın hayatı, aşırı ve kontrol edilemeyen terleme ile birlikte bromhidroz gelişmesiyle değişmeye başlamış: “Tamamen yıkıcıydı! New York'un dondurucu kışlarında bile içten içe yanıyor gibiydim. Metroda, diğer yolcular kalın paltolar, botlar ve atkılar giyerken, ben kolsuz bir bluz ve sandalet giyiyordum, saçlarım terden sırılsıklam oluyordu. İnsanlar bana deliymişim gibi bakıyorlardı. Kötü kokuyordum. İnsanlar bunu belli etmekten çekinmediler. Bazıları geçerken burunlarını kapatıyor, bazıları da benden uzaklaşıyordu. Ki bunlar kibar olanlardı. Sözlü olarak hakarete uğradım, birden fazla kez trenden indirildim. Korkunçtu, tam bir kabustu...Bu sorundan kurtulmak için binlerce dolar harcadım!”
Uluslararası Hiperhidroz Derneği'nin (IHS) iletişim direktörü Angela Ballard, "Bu konu yeterince ele alınmıyor" diyor. ABD merkezli dernek, kontrol edilemeyen terlemeyle yaşayan ve nüfusun yaklaşık yüzde 4.8’ini oluşturduğu tahmin edilen kişilerin haklarını savunmak ve onları desteklemek amacıyla 2003 yılında kurulmuş. Ancak aşırı terleme ile vücut kokusu durumunu birbiriyle bağlantılı olması nedeniyle çalışma alanını iki konuyu kapsayacak şekilde genişletmiş.
Ballard, “İnsanlar utanıyor. Sağlık çalışanlarıyla, hatta arkadaşlarıyla bile bu konuda konuşmuyorlar. Bu yüzden de çok fazla bilgi yok” diyor. Vücut kokusu, ergenlikten hamileliğe ve sonrasına kadar hayatın doğal bir parçası olmasına rağmen, toplumda bu konudaki damgalanmanın devam ettiğini belirtiyor: “Bromhidroz tanısının ‘kişiye verdiği sıkıntı düzeyi’ ve bunun kişinin refahı ve günlük işlevleri üzerindeki etkisi bağlantılı... Bu durum öz saygınızı, öz güveninizi, sosyal hayatınızı ne kadar etkiliyor? Bu büyük sorun!”
“BİR KOKU DUYUP, HEMEN O KİŞİYİ YARGILAMADAN ÖNCE BİRAZ DURUP DÜŞÜNÜ”
Vücut kokusunu gidermeye yardımcı olabilecek bazı önlemler olduğunu söylüyor uzmanlar. Basit yöntemler, antibakteriyel sabun kullanmak, bazı kumaşlardan kaçınmak, çamaşır yıkama uygulamalarını iyileştirmek ile daha komplike yöntemler bakterilerin üreme alanlarını sınırlayan lazer epilasyon veya ağda ve ter üretimini azaltan botoks ve giderek artan bir şekilde yüksek teknoloji yöntemleri... Örneğin, koltuk altındaki ter bezlerini, koku bezlerini ve kıl köklerini yok eden ve hiperhidrozun, hatta bazen bromhidrozun da yönetilmesinde etkili olduğu kanıtlanmış, elde taşınabilir mikrodalga cihaz...
Angela Ballard, vücut kokusunun cildimizdeki bakterilerin doğal bir ürünü olduğunu daha iyi anlamamız ve onu kontrol altında tutmakta zorlanan insanlara karşı daha anlayışlı olmamız gerektiğini söylüyor: “Kötü kokan birinin hemen duş almadığı varsayımına varmak yerine, onların deneyimlerini göz önünde bulundurmalıyız. Belki de aşırı terleme (bromhidroz) sorunu yaşıyorlar ve işe gitmek, hayatlarını yaşamak için evden çıkmak onlar için çok zor oluyor. Belki de başka bir sağlık sorunları var ve vücut kokularını değiştiren ilaçlar kullanıyorlar. Ya da belki de menopoz döneminden geçiyorlar… Bir koku fark edip, yargılamadan önce durabilirsiniz.”
66 yaşındaki Hayat, bromhidroz hastalığı nedeniyle çevresindekilerden gördüğü zorbalık, hastalığın kendisi kadar sağlığını da etkilemiş. Şimdilerde daha iyi olduğunu; yüzde 100 iyileşmediğini ama idare ettiğini söylüyor.
Arkadaşımızı yıllardır görmedim, n’apıyor bilmiyorum. Birisi ona durumunu söyledi mi acaba? Hayat kadar zor şeyler yaşadı mı? Yaşadıysa bunu önce biz ona söylemediğimiz için biz de suçlu muyuz?