Habertürk
    Takipte Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
        Anasayfa Özel İçerikler Kadir Kaymakçı Bir T-Rex'iniz olsun istemez miydiniz?

        Evin babası Greg’in balyozla T-Rex bayılttığı an uzun süredir bir filmde beni eğlendiren şeydi sanırım! David Robert Mitchell’in ‘The End of Oak Street’i yazın sinemadaki en güzel sürprizi oldu benim için… 1980’lerin başında bir mahallenin milyonlarca yıl önceden gelen dinozorlar tarafından istilası ve bir ailenin hayatta kalma mücadelesi... Sanırım olabildiğince kaba bir şekilde böyle özetleyebilirim filmin konusunu. 90-95 dakika boyunca kıkır kıkır gülerek izledim. Buraya kadar her şey normal… Asıl anlatmak istediğim filmi izlerken, tam da Greg’in, karısını yemek üzere olan T-Rex’in kafasına balyozu indirdiğinde hissettiğim şey. O anda kendimi 14-15 yaşında 1980’lerin ortasında, sınıf arkadaşlarımla Cem’lerin evin salonunda videodan film izlerken buldum. T-Rex iki seksen uzanmış yatarken hepimiz koltukların tepesine zıplamış “Oha gördünüz mü” diye bağırıyorduk! Saf eğlence… Ne alt metinler, ne yönetmenin artistik numaraları hiçbir şeyin umurumuzda olmadığı, filmle birlikte akıp gittiğimiz o video günleri! Ne bir önceki filme atıf, ne bir sonraki filme çengel atan artık sonu gelmeyen TV dizileri gibi uzadıkça uzayan serilere dönüşmeyen filmler; başlayıp biten kah nefis kah berbat filmler.

        Bakmayın böyle taa 40 yıl öncesini dün gibi hatırlıyor havalarıma! Hafızam berbattır. Ancak ‘The End of Oak Street’ bitip sinema salonunun ışıkları yandığında Gremlinler filmini izlediğimiz gün her detayıyla aklımdaydı. Video kaseti kiraladığımız dükkanın sahibi önermişti: “Bu tam sizlik delikanlılar…” Sevimli ‘Gizmo’, çirkin ‘Gremlinler’ ve dünya güzeli Phoebe Cates!

        Gremlinler’den ne kadar korktuysam (filmlerden korkma durumum aradan geçen yıllara rağmen hiç değişmedi) yaptıkları saçmalıklarla da o kadar eğlenmiştim. Phoebe Cates’e ulaşma şansım yoktu tabii ki ama keşki bir ‘Gizmo’m olsaydı. Olamadı…

        ŞİMDİKİ ÇOCUKLAR MI DAHA ŞANSLI YOKSA BİZ Mİ DAHA ŞANSLIYDIK?

        Yeğenim Can bugün, benim The End of Oak Street’in izlerken hatırladığım yaşlarımda… Aramızda 40 yıl var! Onun filmlerle ilişkisine bakarken en çok dikkatimi çeken şey şu: Benim 80’lerin ortasında bırakın Gizmo’nun bir oyuncağına ulaşmayı, ‘Gremlinler’ filmiyle ilgili doğru düzgün bir yazıya, bilgiye ulaşmam bile ciddi çaba gerektiriyordu. Oysa Can, izlediği ya da izlemek istediği filmlerle ilgili bilgilere tek bir tuşla anında ulaşıyor. Oyuncuların, yönetmenlerin röportajları her yerde, filmlerle ilgili sosyal medyada analiz yağmuru var. 45 yıldır Star Wars izliyorum geçenlerde bana Boba Fett’ten General Griecous’a, Ashoka’dan Clone Wars’a, Jedi’lardan Sith’lere bir analiz anlattı çok sevdiğim bu ‘galaksi’den ‘çok çok uzakta’ olduğumu hissettim.

        Şimdiki çocuklar mı şanslı yoksa bizim mi daha şanslıydık… Böyle bir kıyas yapacak değilim, saçmalık çünkü… Çocukluk sonsuza kadar sürmüyor… Can da bir gün benim bugün olduğum yere gelecek. Umarım tıpkı benim gibi balyozla bayıltılan bir T-Rex gördüğünde, 'gökyüzü gibi hiçbir yere gitmeyen’ ve bir anlığına da olsa ortaya çıkmayı bekleyen ‘çocukluğuyla’ göz göze gelir büyüdüğünde.

        67 MİLYON YAŞINDA 50.1 MİLYON DOLAR SATILAN T-REX GUS!

        Onu The End Of Oak Street’e götüreceğime söz verdiğimde bir gün bir dinozor almak istediğini söyledi. “Kedi mi bu? Dinozorların nesli tükendi nereden alacaksın Jurassic Park’tan mı?” dedim. Sağ olsun kibar çocuk benim ‘dad joke’larıma tebessüm ediyor. Öyle yaptı! “Amca, zengin olursan dinozorun da olabiliyor” dedi. Geçenlerde sosyal medyada bir yerde izlemiş. ‘Gus’ adından bir dinozor açık arttırmayla 50 milyon dolara satılmış.

        “Yok daha neler” deyip internette biraz araştırınca gerçek olduğunu gördüm.

        2021 yılında Güney Dakota'nın Harding County bölgesinde özel bir arazide bulunan ve ‘Gus’ adı verilen 38 metre uzunluğunda ve 12.5 metre yüksekliğindeki T-Rex iskeletinin, yaklaşık 67 milyon yaşında olduğu düşünülüyormuş. Bugüne kadar bulunan en büyük ve eksiksiz dinozor iskeleti olduğunu söylüyorlar. Dünyanın en büyük müzayede evlerinden Sothbey’s ‘Gus’ için 19 milyon dolarlık bir açılış fiyatı belirlemiş. Artık nasıl bir çekişme olduysa alıcı masrafları dahil 50.1 milyon dolara satılmış ihtiyar ‘Gus’! Sothbey’s bu fiyatın şimdiye kadar bir dinozora ödenen en yüksek fiyat olduğunu açıklamış.

        DİNOZOR PİYASASI SON YILLARDA OLDUKÇA HARAKETLİ

        İlk dinozor müzayedesi 1997'de yine Sotheby's tarafından düzenlenmiş. Sue adlı T-Rex, Chicago'daki Field Müzesi için birkaç büyük şirket tarafından 8.4 milyon dolara satın alınmış, 2024 yılında Apex adlı Stegosaurus fosilini milyarder yatırımcı Ken Griffin 44.6 milyon dolara satın alıp ve dört yıllığına New York'taki Amerikan Doğa Tarihi Müzesi'ne ödünç vermiş.

        NPR’a konuşan Güney Carolina Eyalet Müzesi'nde doğa tarihi küratörü olan paleontolog Scott Persons, dinozorların on milyonlarca dolara satılmasının "piyasa talebindeki artışı" yansıttığını belirtiyor...

        Can’a bunları anlatacaktım ama o çoktan Londra’dan getirdiğimiz Pokemon kartlarını arkadaşlarına göstermek için odasına bilgisayar başına gitmişti. Oak Street’teki dinozorlar ortalıkta görünmüyordu. Çocukluğum az ilerde odanın köşesinde Gizmo’yla bana el sallıyordu.