Önüm arksam, sağım solum ‘The Odyssey’! WhatsApp gruplarında filmle ilgili videolar, yazı linkleri yağıyor. Homeros Homeros olalı bu kadar çok konuşuldu mu, sanmıyorum…
Filmin gösterildiği sinema salonları full; en azında IMAX salonları. Dün yazı işlerinde arkadaşlar akşam 21.30 seansına bilet bakıyorlardı internette, hiç yer yoktu. Sabah karşı 01.30 (!) seansında en ön sırada 6 koltuk boştu. Homeros’un kurnaz ve kibirli Odysseus’u Christopher Nolan’ın elinde suçluluk duygusu ve vicdan azabıyla hasılat rekorları kırıyor dünyada. Filmin oyuncularının röportaj vermediği TV, sosyal medya mecrası kalmadı. Oyuncuların, yönetmenin filmle ilgili düşünceleri 30 saniye 1 dakika arası kısa videolarla parça parça geliyor önümüze. Doğrusu bu kısa videolarda da nadiren oyuncuların ya da yönetmenin ortaya koydukları eserle ilgili düşüncelerini öğrenebiliyoruz. Çünkü bu kısa videolarda ya tuhaf oyunlar oynuyorlar ya da ha bre gülüyorlar. The Guardian’da Jesse Hassenger imzalı bir yazıda bu röportajlar için Amerikalı talk show’cu Jimmy Fallon’a atfen ‘Fallonlaşmak’ deniyordu geçenlerde. Hassenger, bu tarz ‘oyunlu röportajların’ tek bir kişiyi bile The Odyssey'i izlemeye ikna edip etmediğini soruyordu: “Halkla ilişkiler uzmanları şüphesiz bu videoların filmi izleme isteğinden ziyade, film hakkında farkındalık yaratmaya yardımcı olduğunu iddia edeceklerdir…”
Doğrusu bu tür videolara bir itirazım yok! Bazılarını eğlenceli de buluyorum. Hatta bugün bu satırları yazmamın nedeni de Agamemnon’u canlandıran Benny Safdie ile, Truvalı Helen’i oynayan Lupita Nyong’u’nun The Odyssey’in PR turu kapsamında yaptıkları bir röportajın ‘kısa videosu’nda duyduğum bir terim!
Röportajı yapan gazeteci “Bilmiyorum ‘Aura Farming’ deyimini hiç duydunuz mu?” diye soruyor. Safdie, duyduğunu ifade ederken Nyong’u benim gibi “O da neyin nesi?” diyor...
Gazeteci, Benny Safdie’nin canlandırdığı Agamemnon’un filmde ‘aura farming’ yaptığını söylüyor. En az Lupita kadar şaşkın bir şekilde bu deyimin ne demek olduğuna baktım hemen. Bilmeyenler buyursun lütfen...
“SOSYAL HAYAT KİŞİLERİN OYUNCU TOPLUMUN SEYİRCİ OLDUĞU BİR TİYATRO SAHNESİDİR”
‘Aura farming’ tabiri ilk olarak Eylül 2024’te internet ortamında ortaya çıkmış. Başlangıçta negatif bir anlamı var. İnsanların bulundukları ortamlarda sırf ‘karizma görünmek’, için şekilde şekilde girmeleriyle alay etmek için ‘aura farming’ deyimi kullanılıyor. ‘Aura’ kelimesi bir enerji alanının değil ‘karizma’yı, ‘havalı’ olmayı, ‘farming’ ise çiftçilik değil de video oyunlarda sürekli ‘puan kasmak’ durumunu ifade ediyor burada.
Gittiğiniz bir gece kulübünde herkes dans ederken, bir köşede kasım kasım kasılıp ‘farklı görünmeye’ çalışan biri vardır ya hah işte o arkadaş ‘aura farming’ yapıyor oluyormuş.
Kanadalı sosyolog Erving Goffman, bazı insanların başkalarının gözünde imajlarını daha iyi göstermek için farklı davranışlar sergileyebileceğini söylüyor. Goffman, bireylerin başkalarının kendisi hakkındaki algıyı yönetmeye çalışmasına ‘İzlenim Yönetimi’ diyor. Ona göre sosyal yaşam kişilerin oyuncu, toplumun diğer bireylerinin ise seyirci olduğu dev bir tiyatro sahnesi...
Erving Goffman’ın 1950’lerde bahsettiği ‘toplum’ bu gün sosyal medya olmuş durumda. Eskiden ‘oyuncular’ anlık tepkileriyle toplum üzerinde kendileri hakkında olumlu ve olumsuz tepkiler oluşturabiliyordu. Oysa sosyal medya çağında nasıl göründüğümüzü, nasıl konuştuğumuzu, jestlerimizi, mimiklerimizi kontrol ederek kendimizi ‘seyircilere’ (topluma) gösterme gücüne sahibiz. Tüm o efektler, photoshop programları bunun için var. Goffman insanların tüm bu ‘algı’ oluşturma oyunu içinde akıl sağlıklarını korumak için ara sıra ‘kulise’ gitmeleri gerektiğini söylüyor. Ama dedim ya günümüzde bu pek mümkün değil!
Hepimiz bu dev sahnede kendi ‘aura farming’imizde en çok mahsulü alabilmek için şekilden şekle giriyoruz işte...
HOMEROS BUGÜN YAŞASA MUHTEMELEN ODYSSEUS’UN YOLCULUĞUNU ‘STORY’ OLARAK PAYLAŞIRDI!
Erving Goffman’in teorisine bakarsak ‘aura farming’ farklı kelimelerle insanlık tarihi boyunca hep olmuş ve bundan sonra da olacak... The Odyssey röportajında gazetecinin “Aura farming yapıyor” dediği Agamemnon, eğer yaşadıysa belki gerçek hayatında da ‘karizma kasıyordu’ kim bilir. O zaman öyle miydi bilmiyorum ama artık ‘karizma’ denilen şey bir tür performans, ‘içerik’ malzemesi. İnsanlar karizmatik değiller, karizma ‘yapıyorlar.’
Z Kuşağı ve Alfa Kuşağı’nda gençler ‘aura farming’i alay etmek için kullanıyormuş daha çok. İnsanlar artık gülünç duruma düşmekten çekiniyorlar mı? Sosyal medyada paylaşılan videolara, içeriklere bakınca pek de umarlarında değilmiş gibi duruyor. Goffman’ın sahnesi hiç olmadığı kadar herkese açık bir hale gelmiş durumda. Herkes kendi oyununu oynuyor, seyirciler ne düşündüğü de çok umurlarında değilmiş gibi.
Muhtemelen Homeros bugün yaşasa Odysseus’un İthaka’ya dönüş yolculuğunu kısa ‘story’ler olarak sosyal medyada paylaşırdı herhalde: “Polyphemos’la mağara keyfi...”, “Kirke’nin lezzetli yemekleri...”
E bu durumda Agamemnon’un da Truva Savaşı’na gitmeden görkemli kostümüyle ayna önünde ‘fit check’ yaparak ‘aura farming’ yapmasına kim ne diyebilir ki!..