Sol ayağım havada, sağ ayağımın üstünde durarak çorap giyiyorum! Giyiyorum dediysem birkaç saniye sürecek bu eylemi yaparken vücudum Richter ölçeğiyle 9-10 seviyesinde titriyor. Öne arkaya sallanırken sol ayağım yere değmesin diye akla karayı seçiyorum. Üç aşağı beş yukarı Everest’in zirvesine çıkan bir dağcının eforuna eşit bir çabayla çorabı sol ayağıma geçirebiliyorum. İki ayak üzerinde durmuş çorapsız ayağıma bakarken daha önümde tırmanacak yeni bir Everest varmış gibi hissediyorum. Sabahın köründe tüm bu mücadelemin nedeni ise sosyal medyada karşıma çıkan aksaçllı bir Çinli’nin 50 yaşında sonra sağlık için Tai Chi yapmam gerektiğini söylemesi. Geçenlerde, ne diyor bu adam diye izledim videoyu. İzlemez olaydım. Allah’ın belası algoritma benim bu videoyu çok sevdiğimi düşündüğünde günlerdir her iki postta bir böyle bir adamın videosunu çıkarıyor önüme. En yakın arkadaşımdan daha fazla görüyorum bu adamları. Kah bir deniz kenarında kah yemyeşil bir ormanın içinde, ‘rüzgarı vücudumda hissetmemi’ söyleyen, kaslı kollara, taş gibi bir karına sahip olmanın aslında çok kolay olduğunu anlatan adamların gazına geldim sonunda. Ben, “Bedeninizle uyum içinde olun” diyen adamı can kulağıyla dinlerken göbeğim kahkahalarla gülüyordu. Bedenimle küslüğümüz ne zaman başladı hatırlamıyorum ama hiç uyumumuz olmadığını ilk Tai Chi hareketine yaparken belimden gelen ‘çıt’ sesiyle anladım!
İşte bu adamlardan birinin “Çoraplarınızı ve ayakkabılarınızı tek ayak üstünde giyip bağlayabiliyorsanız bu bir sağlık göstergesidir” sözü yüzünden ben tek ayak üstünde dururken vücudum depreme dayanıksız bina gibi sallanıp duruyor son bir haftadır her sabah...
28 günde ‘tamamen değişen’ Tai Chi’ci adamların aksine 12 gün sonra ben her sabah göbeğimle göz göze geliyorum. Bir yerde okumuştum, insan gençken bir gün gelecek olan o kaçınılmaz yaşlılık günlerine bedenini hazırlamak için spora yapmalıydı. Ben ise 54 yaşında tek ayak üstünde çorap giyerek koca bir geçmişi temize çekmeye çalışıyorum...
DÜNYA KUPASI’NDAN 40 YAŞ ÜSTÜ SEKİZ FUTBOLCU MÜDACELE EDİYOR
Ben 50’li yaşlarımda tek ayak üstünde çorap giymek için bin dereden su getirirken 41 yaşındaki Cristiano Ronaldo, 40 yaşındaki Luka Modric Dünya Kupası’nda sahaya çıkıp, en üst seviyede, yarı yaşlarındaki gençlerle mücadele ediyor. Doğrusu bunun nasıl olduğuna şaşırıyorum. Çok değil 2000’lerin başında 30-32 yaş futbolculuk için ‘fazla yaşlı’ bulunuyor futbolcular bu yaşlarda jübile yapıyordu.
Önceki gün The Guardian’da Ronaldo, Modric, Serena Williams (44), Venus Williams (46) Lewis Hamilton (41) gibi 40 yaş üstü sporcuların hala kendi alanlarında nasıl mücadele ettikleriyle ilgili nefis bir haber vardı: “Sporun her alanında, bir zamanlar imkansız derecede uzun görünen kariyerler giderek daha yaygın hale geliyor. Peki sporcular gerçekten yaşlandıkça daha mı iyi oluyorlar, yoksa sadece yaşlanma sürecini daha iyi yönetmeyi mi öğreniyorlar?”
Devam eden Dünya Kupası’nda 40 yaş ve üstü 8 futbolcunun oynadığı düşünülürse profesyonel sporda ‘gençlik’ tanımının nasıl değiştiği daha iyi anlaşılır sanki.
Haberde bahsedilen bir araştırma raporuna göre 1992'den beri Olimpiyat sporcularının ortalama yaşı yaklaşık iki yıl artarak 25'ten 27'ye yükselmiş. Futbolda ise, en iyi erkek oyuncuların ortalama yaşı 1990'da 26 iken 2018'de 27'ye, kadın oyuncuların ortalama yaşı ise aynı dönemde 23'ten 26'ya çıkmış. Sporcular artık daha uzun süre rekabetçi müsabakalarda, yarışlarda yer alabiliyor.
Birmingham Üniversitesi'nde Dr. Liam Anderson, sporcuların da yaşlanmaktan kaçamayacağını belirtip ekliyor: “Spor biliminin yaptığı şey, onların gerileme hızını yavaşlatmalarına ve kalan potansiyellerini en üst düzeye çıkarmalarına yardımcı olmak. Bu, on yıllarca süren deneyim ve taktiksel anlayışla birleştiğinde, sporcuların kariyerlerinin çok daha ileriki dönemlerinde rekabetçi kalmaya devam ettiklerini giderek daha fazla görüyoruz.”
SPORCULAR YAŞLANDIKÇA GÜÇLÜ OLDUKLARI YÖNLERİNE DOĞRU DÖNÜŞMELİ
“Yaşlanma neredeyse tüm fizyolojik sistemleri etkiler, ancak onları eşit şekilde etkilemez” diyor Westminster Üniversitesi'nde spor ve egzersiz alanlarında çalışan Dr. Paul Hough: "En çok bozulan fitnes özelliklerinden biri de patlayıcılığımız, yani bir kasın hızlı bir şekilde kuvvet üretme yeteneğidir. 100 veya 200 metre gibi tamamen hıza dayalı bir spora baktığımızda, tecrübeli sprinterlerin otuzlu yaşlarının ortalarına veya sonlarına kadar yarışmaya devam ettiğini pek görmeyiz. Ya da hızına güvenen bir futbolcuysanız, muhtemelen oyun tarzınızı değiştirmeniz veya daha erken emekli olmanız gerekir."
Dr. Anderson, "Deneyim, taktiksel farkındalık, öngörü, karar verme ve duygusal kontrol genellikle yaşla birlikte gelişmeye devam eder. Birçok sporda, bu nitelikler küçük fiziksel gerilemeleri kısmen telafi edebilir” diyor.
Bilim insanları başarılı sporcuların yaşlandıkça kendilerini geliştirdiklerini ve güçlü oldukları yönlerine göre pozisyonlarını değiştirdiklerini anlatıyor: “İşte Cristiano Ronaldo... Başlangıçta kanat oyuncusuydu ve hızına ve patlayıcılığına çok güveniyordu, ancak oyununu kademeli olarak adapte etti, bu yüzden artık daha çok saf bir forvet ve sürekli sprint atmak zorunda kalmıyor çünkü oyunu daha iyi okuyor.”
Her ne kadar milli takımdaki takım arkadaşı, 21 yaşındaki, Joao Neves, Demokratik Kongo Cumhuriyeti’yle berabere kaldıkları maçtan sonra Rolando’yu (Yaşlandığı ve artık bırakması gerektiğini söylemeden ama kelimelerinin altında bu mana yatarak) eleştirse de o hala turnuvanın en büyük yıldızlarından biri...
ANTRENMAN TEKNİKLERİNDEN SAĞLIK ALANINDAKİ GELİŞMELERE
Sporun giderek profesyonelleşmesinin, antrenman programlarının, beslenme düzenlerinin değişmesinin de 40’lı yaşlara uzayan kariyerlerde etkili olduğu bir gerçek... Manchester Metropolitan Üniversitesi'nden Dr. Alex Ireland, sporcuların oyun alanlarından kıyafetlere ve ekipmanlara kadar çevrelerinin neredeyse her alanındaki iyileştirmelerden fayda gördüğünü savunuyor. Daha iyi zeminlerde, daha iyi ekipmanlarla daha az enerji tüketerek ve yaralanma riskini azaltarak spor yapıyorlar. Ireland, spor hekimliği ve rehabilitasyon alanında büyük ilerlemeler kaydedildiğini belirtiyor: “Ön çapraz bağ sakatlığı gibi şeyler, belki 25-30 yıl önce kariyer sonlandırıcı olurdu. Şimdi ise altı ila dokuz aylık bir sakatlık ve birçok oyuncu geri dönüp sonrasında mükemmel kariyerler yapabiliyor."
İleriki yaşlarda spor kariyerine devam edebilmedeki en büyük etkenlerden birinin, antrenman yüklerini eşi benzeri görülmemiş bir ayrıntıyla izlemesi olduğu söyleniyor. GPS takip cihazları kullanarak, spor bilimcileri bir oyuncunun sadece ne kadar koştuğunu değil, kaç sprint, hızlanma ve yavaşlama yaptığını da ölçebiliyorlar. Dr. Hough, "Bu, eğer yaşlı bir sporcu çok fazla patlayıcı hareket yaptıysa, antrenmanı ne zaman azaltmanın veya daha fazla antrenman yapmanın daha iyi olabileceğini belirleyebilecekleri anlamına geliyor" diyor.
Ancak elit sporcuların artan uzun ömürlülüğünü açıklayacak tek bir çığır açıcı buluş görünmüyor. Anderson, farkı yaratanın ‘birçok küçük iyileştirmenin birikimi’ olduğunu savunuyor: "Daha iyi toparlanma stratejileri, daha gelişmiş antrenman yükü yönetimi, rehabilitasyondaki gelişmeler, iyileştirilmiş beslenme ve uyku konusunda daha fazla bilgi sahibi olmak, sporcuların performanslarını daha uzun süre korumalarına yardımcı oluyor."
Dr. Tom Brownlee, Williams Kardeşler, Ronaldo, Modric, Hamilton’ın kendi alanlarının en iyileri, olduğunu belirtiyor: "Teknoloji ve diğer etkenler bir yana bu sporcular ne yapmaları gerektiğini çok iyi biliyorlar. Biz sıradan insanlar için, odak noktamızı oraya koymamıza gerek yok çünkü çok azımız uyku, beslenme, antrenman ve dinlenme düzenini ayarlamış durumda ve odaklanmamız gereken yer burası.”
SPORA BAŞLAMAK İÇİN ASLA GEÇ DEĞİL SADECE DİKKATLİ VE KADEMELİ OLMAK GEREK
Bilim insanları bol miktarda meyve ve sebze tüketmenin, doku onarımını destekleyecek kadar protein almanın, vücudun iyileşme ve adaptasyon sürecinin büyük bir bölümünün gerçekleştiği yeterli uykuyu almanın devrim niteliğinde görünmeyebileceğini ancak bunların performansın üzerine inşa edildiği temeller olduğunu belirtiyor: “Vücutların yaşlandığını, kim olursanız olun, kabul etmek ve antrenmanınızı buna göre uyarlamak da önemlidir. Daha sık ancak daha az yoğun veya daha az hacimli antrenman yapmak bir çözüm olabilir. Başlamak için asla geç değildir, ancak dikkatli ve kademeli olmanız gerekir.”
İrlanda'daki Shannon Teknoloji Üniversitesi'nde fizyolog olan Dr. Lorcan Daly de aynı fikirde. Yaşlanmaya bağlı fiziksel performans düşüşlerinin kaçınılmaz olduğunu kabul etmekle birlikte, yaşlanmaya atfedilen değişikliklerin çoğunun aslında hareketsizlikle bağlantılı olduğunu savunuyor. “Egzersiz yoluyla tersine çevrilen şey genellikle yaşlanmanın kendisi değil, fiziksel hareketsizliğin sonuçlarıdır" diyen Daly, 101 ile 103 yaşları arasında hem aerobik kondisyonunu hem de bir saatlik bisiklet rekorunu geliştiren Fransız bisikletçi Robert Marchand örneğini gösteriyor. Daly, bu başarının yaşlanmayı tersine çevirmediğini, ancak insan vücudunun aşırı yaşlılıkta bile ne kadar duyarlı kalabileceğini gösterdiğini söylüyor.
103 yaşında bisiklete binebilmek hedefiyle şimdilik tek ayak üstünde çorap giyme egzersizime devam ediyor. Çoraplı sol ayağımın üzerinde sağ ayağıma çorabı geçiriyorum. Dünya Kupası’nı kazanmış kadar mutluyum...