Kalabalık bir arkadaş grubuyla vapurdayız. Kadıköy’e dönüyoruz. Arka tarafta ağır ağır tarihi yarımadadan uzaklaşırken, güneş de Süleymaniye Camii’nin minareleri arasında batıyor. Arkadaşlarım hararetli hararetli bir şeyler konuşuyor. Birkaç defa, ayıp olmasın diye, sohbete dahil olmak için içi boş cümleler kuruyorum. Ne dediğimi kendim bile duymuyorum. Gözüm batan güneşte ve telefonumun yüzde 19 kalmış şarjında! Vapurun tarihi yarımadadan uzaklaştığı her metrede içimden bir ses, “Gidiyor, güneş batıyor bu son şansın! Belki de en güzel gün batımı bu benden söylemesi ya şimdi ya hiç...” diyerek beni dolduruyor. Sonunda dayanamayıp oturduğum yerden arka taraftaki güverteye çıkıyorum. Telefonumdaki son şarja kadar o inanılmaz günbatımının fotoğraflarını ve videosunu çekiyorum. İçeriye döndüğümde arkadaşlarım kahkahalarla gülüyor bana: “Hepimiz ne zaman fotoğraf çekmeye çıkacaksın diye iddiaya girmiştik!..”
Ne diyebilirim ki haklılar, ben bir fotoğraf çekme bağımlısıyım. Sadece vapurda değil, sokaklarda gezerken, tatilde gittiğim yerlerde de elimden düşmüyor telefonum, sürekli sanki bir şeyleri kaçırıyormuşum gibi ‘anı’ dondurmak için fotoğraflar çekiyorum. Çağı yakalaya yakalaya bu konuda yakaladım! Bilimsel araştırmalar da böyle söylüyor: “Her yerde fotoğraf çekmek modern insanın psikolojisinin bir parçası... Aşırıya kaçılırsa gerçeklikte kopma gibi sorunlar ortaya çıkabilir.”
Arkadaşlarımın kahkahaları arasında güneş kayboldu... Vapur Kadıköy’e yaklaştı. Arkadaşlarım benimle uğraşmayı bırakıp sohbetlerine geri döndü. Ben telefonda biraz önce çektiğim fotoğraflar arasında en güzelini seçmeye çalışırken BBC’den bir bildirim geldi: “Selfie yok, telefon yok: Vahşi yaşam destinasyonları neden turistlere ‘hayır’ demeye başlıyor?”
HİNDİSTAN’DA KAPLAN SAFARİLERİNE SELFİCİ TURİST ÖNLEMİ
Hindistan Yüksek Mahkemesi'nin Kasım 2025'te aldığı bir karar, cep telefonlarının ülkenin bazı kaplan rezervlerinin temel turizm bölgelerinde yasaklamış. Mahkeme, cep telefonlarını ve safari turistlerinin bunları kullanırken sergiledikleri davranışları hem insanlar hem de vahşi yaşam için çok tehlikeli bulmuş. Geçtiğimiz Şubat ayında viral olan bir video, kaplanlarla selfie yapmak isteyen turistlerin durumu ne kadar kötüleştiğini gözler önüne sermiş. Videoda, Rajasthan'daki Ranthambore Milli Parkı'nda vahşi bir kaplan, çok sayıda safari aracı tarafından çevrelenmiş halde, ormana kaçmak için araçların arasından geçmek zorunda kalıyor; bu sırada metrelerce ötede turistler fotoğraf çekiyor ve bağırıyor. Kaplan köşeye sıkışmış ve stresli görünüyor. Hindistan'da, bu gibi durumlarda oluşan aşırı kalabalıklara "safari tıkanıklığı" deniyormuş.
Benim fotoğraf tutkumun bir gün gelip Hindistan’da vahşi ormanlarda kafalarına göre yaşayan kaplanları rahatsız edip hayatlarına tehlikeye atacağını düşünmemiştim doğrusu!Dünya genelindeki vahşi kaplan popülasyonunun yaklaşık yüzde 75'ini oluşturan 3600'den fazla vahşi Bengal kaplanına ev sahipliği yapan Hindistan kaplan safarileri için yeni kurallar koymuş: Ziyaretçiler artık kaplan koruma alanına girmeden önce cep telefonlarını bir kutuya koymaları ya da sessize alıp çantalarında saklamaları gerekiyor... Bu bölgelerde cep telefonu kesinlikle yasak!
“İNSANLARIN FOTOĞRAFLARA YER ETİKLEMESİ KAPLANLARIN SOYU İÇİN RİSKLİ”
Bengal kaplanı nesli tükenmekte olan bir tür olmaya devam ederken, Hindistan'daki koruma çalışmaları sayesinde sayıları 2010 ile 2022 yılları arasında iki katına çıkmış. Ancak son 5 yılda yoğun talep gören safarilerde kaplanların karıştığı 418 ölümlü kaza meydana gelmiş. Nature Safari India'nın CEO'su Sharad Kumar Vats'a göre , cep telefonları safari davranışını her düzeyde etkilemiş. Coğrafi etiketli sosyal medya paylaşımlarının büyük sorun olduğunu belirtiyor Vats, “İnsanlar fotoğraflarına etiket eklerse, belirli noktalar kaplanın yavrularıyla birlikte su içtiği yer olarak bilinir hale gelir ve herkes oraya gider. Ancak o bölgeyi olabildiğince dokunulmaz tutmalıyız. Mesafeyi korumamız gerekiyor ve cep telefonlarıyla bu bir sorun haline geliyordu.”
Turistlerin fotoğraf ve selfie merakı sadece Hindistan’daki kaplanlar için bir problem değil!
Geçen yılki antilop göçü sırasında turistlerin göç eden hayvanların yolunu tıkadığını gösteren bir videonun ardından, Kenya Turizm ve Yaban Hayatı Bakanlığı, tur operatörleri için yeni davranış standartları belirlemiş. Svalbard'da kutup ayısı izleme ile ilgili yeni düzenlemeler yürürlüğe girmiş. Sri Lanka'da ise milli parklardaki aşırı kalabalık, yerel tur operatörlerinin hükümetin duruma müdahale etmesini talep etmelerine neden olmuş.
SONBAHAR FOTOĞRAF İÇİN 900 KİŞİLİK KASABAYA İNSAN AKINI
Cep telefonuyla fotoğraf ve selfie çekme sevdası sadece vahşi hayvanların huzurunu değil kendi hallerinde yaşayıp giden küçük köylerin kasabaların halklarını da mutsuz ediyor.
ABD’nin Vermont eyaletindeki 900 nüfuslu Pomfret kasabası hiçbir şeyden çekmemiş ‘selfie’cilerden çektiği kadar. Özellikle 23 Eylül-15 Ekim arası sonbaharın tüm renklerini çevresindeki ormanlarda barındıran kasaba, sosyal medyada ünlendikten sonra fotoğraf çekmek için bölgeye akın akın ‘selfie’ci gelmeye başlamış. Hepi topu 900 kişi için tasarlanan küçük yollar gelen araçlar yüzünde zarar görmüş. Bahçe çitleri kırılmış, kazalar yaşanmış, insanların evlerinin bahçeleri talan olmuş. Sonuç kasaba sakinlerinin de talebiyle ‘fotoğraf alanı’na giden yol bölgede yaşayanlar dışındakilere kapatılmış.
Bilimsel araştırmalarca da kanıtlanmış bir şekilde kişisel alanları konusunda çok hassas olan Almanların başkenti Berlin’de ‘selfie’ çekmenin ayıp karşılandığını okumuştum bir yerlerde. Araştırma Instagram’da kendi fotoğraflarını paylaşma için ‘iyi bir şey’ diyenlerin oranının yüzde 7 olduğunu ortaya çıkarmış (bu yüzde 7’nin çoğunluğu da gençler).
Çok garip gelmişti bu durum bana. Kendi kendime “Saçmalık” diye düşünmüştüm. Ama işte bu fotoğraf merakının hem vahşi doğayı hem modern hayatı çekilmez hale getirdiği haberleri ortada. Kafam karışık... Bir yanda İstanbul’u kızıla boyayan gün batımının güzelliği diğer yanda soyları tehlikeye giren kaplanlar!
Vapurdan indikten sonra arkadaşlarla ayrılmadan arka fona Haydarpaşa Garı’nın alıp bir selfie çekelim istedim. Sanki az önce tüm o haberleri ben okumamışım gibi...