Habertürk
    Takipte Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
        Anasayfa Özel İçerikler Kadir Kaymakçı Robin Hood'la onu saklayan meşeyle aynı gün öldü!

        Yönetmen Michael Sarnoski’nin, sinemanın en sevdiği ‘tarihi kahramanlar’dan biri olan, başında tüylü şapkası, kıçında taytıyla zenginlerden ‘çaldığı’ serveti fakirlere dağıtan Robin Hood’un ‘efsanesi’ni öldürdüğünü beyazperdede izlediğim gün BBC’de Sherwood Ormanları’ndan bir başka ölüm haberi okumam, bana kaderimin bir oyunu muydu; bilmiyorum…

        Robin Hood gerçekten yaşadı mı? Kim tarihçiler gerçek bir kişiden esinlenildiğini düşünse de Robin Hood’un gerçekte yaşadığına dair herhangi bir kayıt yok. Öyküsü yüzyıllardır kulaktan kulağa anlatılmış efsanevi bir kahraman o. Ve artık onun gerçekliğine tanıklık edecek yegane ‘canlı’ Robin Hood’un Sherwood Ormanları’ndaki 'dostu' ‘Binbaşı Meşe’ ağacı ölmüş geçenlerde!

        Tahminlere göre 1200 yıldır Nottinghamshire'daki Sherwood Ormanı'nda yaşamış bu kadim meşe ağacı, Britanya'nın en yaşlı meşe ağaçlarından biri olarak kabul ediliyor.

        Kraliyet Kuşları Koruma Derneği (RSPB), ağacın üst üste gelen sıcak ve kurak yazların ardından strese girdiği bu yıl yapraksız geçen ilk baharından sonra Binbaşı Meşe ağacının öldüğünü açıkladı.

        Her yıl 11 metrelik bu dev ağacı ziyaret eden binlerce insan Büyük Meşe’nin Nottingham Şerifi’nden kaçarken Robin Hood ve arkadaşlarına sığınak olduğuna inanıyor...

        BİR AĞACIN ÖLÜMÜ KİMİN UMURUNDA OLUR Kİ!?

        John Berger manzaraların da hafızası olduğunu yazmıştı. Peter Wohleben, ‘Ağaçların Gizli Yaşamı’ kitabında ormandaki ağaçların birbirleriyle konuştuklarını söylüyordu., Yağmurlara, rüzgarlara, fırtınalara, krallara, kraliçelere, salgınlara karşı yüzlerce yıldır dimdik duran, Robin Hood’u ‘dalları arasında saklayan’ yaşlı meşenin ‘Hırsızlar Prensi’ efsanesiyle aynı günlerde ölmesi ironik!

        Bir ağacın ölümü kimi umurunda olur ki dünyanın şu halinin ortasında. O öldü diye insanlık ayağa kalkmaz, dünya liderleri acil durum toplantıları yapmaz, borsalar çökmez... Bir ağaç ölür, toprağa karışır hiç yokmuş, var olmamış, dallarına kuşlar konmamış gibi kaybolur gider.

        Ama işte Sherwood’un ‘Binbaşı Meşesi’nin öyküsü The Guardian’da BBC’ye her yerde haber olmuştu.

        İnsanlar inanmak istedikleri bir ‘efsaneye’ tanıklık, arkadaşlık ettiğini düşündükleri için onu ormandaki diğer tüm ağaçlardan ayırmışlardı. Robin belki gerçek değil ama yaşlı meşe gerçekti. Yarını bilmediğimiz bir dünyada, uçurumdan düşerken bir umut tutunalım diye dallarını uzatmıştı bize... Tıpkı despotlara, kötülere karşı iyilerin yanında duran Robin Hood gibi.

        HER YIL 350 BİN KİŞİ ‘BİNBAŞI’ MEŞE’Yİ ZİYARET EDİYORDU

        Yüzyıllar boyunca insanlar bu meşe ağacına birçok ad vermiş. 1790 yılında, askerlikten ayrıldıktan sonra Sherwood Ormanı'ndan birkaç mil uzaklıktaki Mansfield Woodhouse'da yaşayan eski bir İngiliz Ordusu askeri olan Binbaşı Hayman Rooke bir kitapta ondan bahsettikten sonra ‘Binbaşı’ adını almış.

        RSPB'ye göre, bu kitap ormana ve "dünyaca ünlü" ağaca yönelik ilk turizm dalgalarını tetiklemiş.

        Günümüzde her yıl 350 bin kişi onu ziyaret ediyormuş. 1970'lerde ağacın etrafına koruyucu bir bariyer yerleştirilmiş olsa da, ağaç toprağın sağlıksızlığı, ziyaretçilerden kaynaklanan toprak sıkışması ve Sherwood'un savaş zamanındaki askeri kamp rolü nedeniyle zayıflamış.

        1904'te dallarını desteklemek için metal zincirler yerleştirilmiş, 1960'larda, ağacın oyuk kısımları desteklemek için betonla doldurulmuş, dalları ise önce kurşunla, sonra fiberglasla kaplanmış; hatta yangın geciktirici boyayla işlenmiş. Maalesef hiçbiri fayda etmemiş!

        Ok ve yayıyla, Robin Hood gibi giyinip binlerce öğrenciye yaşlı meşe ağacının öyküsünü anlatan eğitimci Robert Brackley, “Binbaşı Meşe’nin bize bıraktığı hikayeler mirasımızdır” deyip ekliyor: “Efsanesi her zaman yaşayacak. Üzülerek söylüyorum ama bu geçici bir an. Nasıl olduğunu hatırlamalı ve bugün ona hayran kalmalıyız.”

        İspanya, Sheffield, ABD, Güney Kore ve Avustralya'dan gelen ziyaretçiler, geçtiğimiz günlerde ona saygılarını sunmak için Büyük Meşe’nin etrafında buluştular. Sheffield'den sekiz yaşındaki Carter Jackson, "Çok büyük!" dedi. "Gerçekten çok güzel bir ağaç ve öldüğüne üzüldüm."

        Adelaide'den Kirsty Champion, Robin Hood'u televizyonda izlediğini, kitaplarını okuduğunu söylüyor: “Binbaşı Meşe’ye yardım etmeye ve korumaya çalıştık ama muhtemelen durumu daha da kötüleştirdik, bu çok üzücü.”

        Robin Hood’un gerçekte yaşayıp yaşamadığı ya da ölüp ölmediği kimin umurunda! 1200 yıllık bir meşenin yokluğuna kederlenen bir avuç insanız şurada!

        Robin Hood efsanesiyle ‘Binbaşı’ Meşe’nin ölümü bu yüzden bir parça da umudun ölümü işte…