Habertürk
    Takipte Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
        Anasayfa Özel İçerikler Kadir Kaymakçı Limonatalı kahve hayat değiştirir mi?
        Sesli Dinle
        0:00 / 0:00

        “Bir kahve içtim hayatım değişti!” Neredeyse 20 yıldır tanıdığım bir arkadaşımdan duymayı hiç beklemediğim bir cümleydi bu... Edebiyatla uzaktan yakından bir ilgisi olmamasının şaşkınlığımla bir alakası yok. Beni şaşırtan bir fincan kahvenin insanın hayatını değiştirme gücü! 2024 yılında yapılan bir araştırmada, bilim insanlarının kahvenin içildikten sonra kısa vadede uyanıklık, dikkat ve enerji hissini artırabildiğini; bunun da insanların kendilerini daha iyi hissetmelerine katkıda bulunabileceğini ortaya çıkardığını okumuştum. Ama birinin ‘hayatını değiştirmek’ biraz abartılı değil miydi?!

        Arkadaşım devam etti: “Geçenlerde biraz da macera olsun diye daha önce hiç denemediğim bir kahve sipariş ettim. Bittiğinde damağımdaki tatların ne olduğunu anlamaya çalışıyordum. Sanki birisi kahveye biraz kakao ve mandalina koymuştu. ‘Hadi kakao neyse de mandalina ne alaka’ diye düşündüm. Birkaç gün sonra bir şekilde yine o kahveciye düşürdüm yolumu. Çünkü o kahvenin tadı damağımda kalmıştı. Kahveyi yapan arkadaş kahveyi anlattı da anlattı, orta gövdeliymiş, narenciye asiditesi varmış içinde, biraz da kakao... İşte o kahve benim hayatımı değiştirdi. İçtiğim kahveyi tanımak istediğimi fark ettim. Kursa başladım!..”

        “Ha hayatındaki değişiklik buymuş...” diye düşünüp rahatladım; sonra da bu durum karşısındaki duygu değişikliği durumuma şaşırdım, İçimden kendi kendime “Ne saçma, bana n’oluyorsa!” diye mızmızlanıp kendime bir kahve söyledim.

        ‘SEN KAHVE İÇERSİN KAHVE SEVERLER KAHVEYİ KOKLAR, DİNLER ÖYLE İÇER’

        Arkadaşım gittiği kahve workshop’larından sonra kendisine bir filtre kahve makinası almış. Yetmemiş! Kahveyi tütsülemek için kullanması gereken ağaçlardan, kuru otlardan falan bahsediyor. Etiyopya kahvesinin kavrulması gereken ısı derecesinin farklı Vietnam kahvesinin kavrulması gereken ısının farklı olduğunu anlatıyor. Kolombiya kahvesi meyvemsi, Filipinler kahvesi isli, odunsu olurmuş...

        “Bu kadar uğraşmaya ne gerek var, bana hep aynı tat geliyor” diyecek oldum. Kızdı: “Kahve dünyanın en özel içeceği... Sen henüz doğru kahveyi tatmamışsın ondan boş boş konuşuyorsun.”

        Doğrusu hiçbir zaman ‘kahve insanı’ olmadım. “Sabahları bir fincan kahve içmeden kendime gelemiyorum” diyenlerden değilim ya da akşam üstü bir Türk kahvesi keyfim yoktur. Ama haber toplantılarında bilim insanlarının günde 2-3 fincan kahve içenlerde depresyon riskinin içmeyenlere göre yüzde 15-20 oranında daha düşük olduğunu konuştuğumuz hatırlıyorum.

        Bir fincan kahveyle hayatı değişen arkadaşım “Sadece içmek değil. O kahveyi doğru şekilde hazırlamak da bir terapi gibi, çok iyi geliyor insana” dedi. “Hadi oradan” dedim. “Çok sinirlesin, senin kesinlikle kahveye ihtiyacın var” deyip güldü: “Abartmadan kahve içmek stres ve duygu durum bozukluklarını düzenliyor...”

        Arkadaşımı dinlerken bir yerde okuduğum, “İnsanlar marketten kahve alır, kahve severler ise 1800 metre yükseklikteki yamaçlarda yetişmiş, doğru ısıda, doğru sayıda, doğru aromalarla kavrulmuş kahve çekirdeği alır...” cümlesi geçti aklımdan: “Sen kahve içersin, kahve severler kahveyi koklar, dinler, notalandırır sonra içerler...”

        186 YIL ÖNCE İCAT EDİLEN İLK BUZLU KAHVEYE LİMON SUYU EKLEMEYİ KİM DÜŞÜNDÜ ACABA?

        Bazı araştırmalar, kahvenin etkisinin yalnızca kafeinden kaynaklanmadığını; sosyal alışkanlıklar, mola verme kültürü, arkadaşlarla buluşma ve günlük ritüellerin de iyi oluş hissine katkı sağladığını öne sürüyor. Dünyanın dört bir yanında birbirini hiç tanımayan, farklı kültürlerden gelen, farklı diller konuşan milyonlarca insanın kahve tutkusunun asıl nedeni sadece tadı değil, hissettirdiği bu yalnız değilsin duygusudur belki de...

        Arkadaşım kahveyle ilgili bir dolu bilgiyi masaya boca ettikten sonra, “Yarın bana geliyorsun sana yeni öğrendiğim bir kahve yapacağım... Soğuk limonatalı kahve! Eminim daha önce hiç tatmamışsındır...”

        Hiç limonatalı kahve içmediğime oldukça emin olduğum ve tadını çok merak ettiğim için davetine icabet ettim. İşte Mazagran Kahvesi’yle böyle tanıştım.

        1840’lı yıllarda Cezayir’de Mazagran Kalesi kuşatması sırasında kalenin içinde sıkışıp kalan Fransız askerleri erzaklarını idareli kullanmak ve biraz da sıcakla mücadele için kahvelerine soğuk su katmaya başlamışlar. Kimilerine göre ‘ilk buzlu kahve’ olan bu karışım askerler Paris’e döndüğünde kafelerde popüler olmaya başlamış. İnsanların çok sevdiği bu soğuk kahveyi tatlandırmak için kafeler su yerine limon suyu kullanmaya başlamış.

        Arkadaşım soğuttuğu bardağı yarıya kadar buzla doldurdu üzerine kendi kavurduğu çekirdeklerden yaptığı bir kahveyi (espresso) ekledi. Limon suyunu şekerle tatlandırdı ve buzlu kahvenin üzerine ekleyip karıştırdı. İkin nane yaprağı atıp ikram etti...

        Kahve ve ‘limonata’dan böyle bir tat çıkacağını düşünmemiştim doğrusu.

        Bir deneyin, hayatınızı değiştirmese de farklı bir kahve içmiş olursunuz...