Dün sabah uyandığımda telefonumda, farklı WhatsApp gruplarından gelmiş 137 okunmamış mesaj vardı. Farkıl WhatsApp grupları derken en son saydığımda 53 gruba üyeydim. Ki bu sayımı aylar önce yapmıştım. Şu andan kaç grupta sohbet ‘ortağı’ olduğum bilmek istemiyorum; ipi ucunu bıraktım. Bu gruplar arasında işim gereği mutlaka olmam gerekenleri bir yana bırakırsam, bir çoğunda neden varım bilmiyorum. Yazılan mesajlardan, konuşulan konulardan neden haberdar olmam gerekiyor hiçbir fikrim yok. Aile gruplarını da bir yere kadar anlıyorum ama arkadaşlarımın beni eklediği bazı grup sohbetlerinde dönen muhabbetler hiç yaşanmasa insanlık ne kaybederdi; evet bildiniz, hiçbir şey! Finanstan spora, komik videodan özlü sözlere, İstanbul’u lezzet duraklarından yapay zekada son gelişmelere çeşit çeşit konularda her Allah’ın günü onlarca mesaj geliyor telefonuma... Mesajlarını sadece büyük harfle yazanlar, bol emaoji kullananlar, sadece gif’lerle konuşanlar sirk gibi bir ortam. Geçen bir arkadaşım “Tanıdığınız iyi bir boşanma avukatı var mı?” diye sormuş adını unuttuğum bir gruptan. Benim tanımadığım biri ona cevap vermiş. Bir başkası birkaç yıl önce boşandığın, şu an krallar gibi yaşadığını yazıp iyi şanlar dilemiş. WhatsApp’tan avukat buldu mu bilmiyorum. Ben sonsuza doğru akıp giden mesajları okumayı bıraktığımda sohbete dahil olanlar avukat konusunu unutmuş başka mevzulara dalmıştı.
Tuhaftır yüz yüze yaptığımız sohbetlerde girmeyeceğimiz muhabbetler, bu gruplarda birbirini tanımayan insanlar arasında olanca çıplaklığıyla konuşulabiliyor. Birkaç yıl önce yapılmış bir araştırmada insanların WhatsApp gruplarındaki davranışlarının sosyal destek ihtiyacı, dışadönüklük ve narsisizm gibi psikolojik özelliklerle güçlü biçimde ilişkili olduğunu okumuştum. İnsanlar grup içinde görünür oldukça, kendilerini daha önemli hissediyormuş. Önemli olmak önemli hissetmek tarihi hiçbir döneminde bu kadar ‘önemli’ olmamıştı herhalde!
Şu an içinizden sorduğunuz soruya cevap vereyim: “Evet kendi isteğim dışında eklendiğim gruplardan çıkıyorum” Ama tahmin edeceğiniz gibi her çıktığım grubun yerine başka bir gruba ekleniyorum. Borges’in iki aynalı labirentleri gibi içinde çıkılmaz sonsuz bir döngü bu...
BREZİLYA’DA WHATSAPP GRUPLARINDA SADECE ISLIKLA MESAJLAŞMA ÇILGINLIGI YAŞANIYOR
Geçenlerde The Guardian’da Brezilya'da sadece ıslık çalarak konuşulan WhatsApp gruplarının bir çılgınlık şeklinde yayıldığına dair bir haber okudum. WhatsApp gruplarının çılgınlık şeklinde yayılmasına mı yoksa sadece ıslık çalmaya odaklanan grupların neden çılgın şekilde çoğaldığına mı şaşırayım bilemedim!
Bu gruplarda yazmak ve konuşmak yasakmış. Sadece ıslık sesi içeren mesajlar gönderiliyormuş. Islığın tarzı ise gruptakiler tarafından özgürce belirlenebiliyor (Ne büyük lütuf). İster bir kuş sesi, ister Pembe Panter filminin müziği ya da Scorpions’un Wind of Change şarkısı ıslıkla çaldıktan sonra gönül rahatlığıyla bu gruplarda paylaşabiliyormuşsunuz.
Bu gruplarda ıslıkla sohbete katılan insanların profili ise inanılmaz; Brezilya Kongresi üyelerinden esnaflara, ev hanımlarından öğrencileri her yaştan her meslekten insanlar... Grupların bazıları WhatsApp’ın 1024 üye sınırına birkaç saatte ulaşırken günde 600'e kadar sesli mesaj alıyormuş. Evanescence’in ‘Bring Me to Life’ ya da Gorillaz’ın ‘Feel Good Inc.’ şarkıları gibi popüler performanslar TikTok'ta de yüz binlerce izlenme sayısına ulaşıyormuş.
İnsanların WhatsApp kullanımıyla ilgili yapılan araştırmalarda paradoksal bir etkiden söz ediliyor sıklıkla... Bazı çalışmalar grup aidiyetinin özsaygıyı ve sosyal bağlılık hissini artırdığını gösterirken, aşırı mesaj yükünün bilgi yorgunluğu ve depresif belirtilerle ilişkili olduğunu iddia eden çalışmalar da var. Bilim insanları özellikle yoğun mesaj akışı yaşayan kullanıcıların “sürekli tetikte olma” hissi geliştirdiğini söylüyor.
KEDİ, KÖPEK, EŞEK SESİ ÇIKARANLAR DA AYRI GRUPLARDA MESAJLAŞIYOR
İşletme yönetimi öğrencisi Enzo Dias, nasıl ‘ıslık grubu’ kurduğunu şöyle anlatıyor: “İnternette zaten var olan bazı gruplarla ilgili bir video gördüm ve birkaç arkadaşımla birlikte eğlence olsun diye bir grup kurmaya karar verdik. Başlangıçta sadece bizim için olacaktı; bir arkadaşımız diğerini davet etti ve farkına varmadan 500'den fazla kişi oldu. Ertesi gün, maksimum kapasiteye ulaştık ve bir tane daha oluşturmak zorunda kaldık."
Trendin tam olarak nasıl başladığını kimse bilmiyor, ancak konuyla ilgili en eski TikTok paylaşımları Nisan ayının ortalarına dayanıyormuş. Google Trends'te ise Brezilya'da ıslık çalma aramaları Nisan ayında rekor seviyeye ulaşmış..
Dias, yazma ve konuşma yasağıyla ilgili, "O kadar çok mesaj geliyor ki, kuralları ihlal eden olup olmadığını kontrol edemediğimiz için grubu gece boyunca kapatmak zorunda kalıyoruz" diyor. Islık çalmayıp grupta boş boş mesajları ‘dinleyenler’ olmasın diye bazı gruplar günde en az bir ıslık çalmayı da şart koşuyormuş. Sadece erkeklerden ya da sadece kadınlardan oluşan ‘ıslık çalma grupları’ varmış. Grupların büyük çoğunluğuna katılmak ücretsiz... Çoğu insan bu gruplarda sadece eğlence için ıslık çalıp paylaşırken, ıslık çalmaya neredeyse bağımlı olan ve tüm gün onlarca ‘ıslıklı mesaj’ paylaşanlar da varmış.
Brezilya’daki bu ‘ıslık çalmalı WhatsApp’ grupları çılgınlığı, üyelerin yalnızca kedi, köpek veya eşek taklit etmelerine veya tek bir renkteki arabaların fotoğraflarını paylaşmalarına izin verilen, oldukça niş başka grupların da ortaya çıkmasına yol açmış.
Rio de Janeiro'daki Fluminense Federal Üniversitesi'nde Cultpop araştırma laboratuvarının koordinatörü Dr. Adriana Amaral, bu geçici bir araya gelme biçimlerinin her zaman var olduğunu belirtip ekliyor: “Bu pop kültürünün işleyiş biçimiyle bağlantılıdır: İnsanların belirli ritüelleri, alışkanlıkları ve zevklerini yakınlık duydukları topluluklara yönlendirmelerine olanak tanır!”
Islıkla ekskavatör sesi çıkaran biri olduğunu okuduktan sonra haberi kapattım. Telefonuma baktım. 17 gruptan 83 masaj vardı. Hepsinin ıslıkla ekskavatör sesi olabilme ihtimali geldi bir an aklıma... Halime şükredip mesajları okumaya başladım!