Kaç yıldır tanışıyoruz unuttum! 20-25 yıl vardır herhalde… Öncelikle tanıdığım en temiz kalpli insanlardan biri olduğunu söylemeliyim. Haset, kibir, yalan onun kapısının önünden bile geçmemiştir. Ancak hiç kimsede olmayan kötü bir özelliği var; o hayalperest bir girişimci.
Tamam bu durumu şöyle açıklayayım siz anlayın.
Youtube’da izlediği bir videodaki adamın arıcılıkla ilgili anlattıklarından sonra İstanbul dışındaki küçücük bahçesine kovanlar yerleştirip arıcılığa başladı. Balda bir marka olacağını söylüyordu. 9 yıl oldu henüz bir kavanoz bal üretemedi. Ama olsun onun girişimci ruhu hala capcanlı. Dijital para çıktı hop orada, NFT’ye de bulaştı, Metaverse de. Ha arada açıp kapadığı bir de yeni nesil kahveci dükkanı vardı. Şimdi diyeceksiniz ki, “Bu kadar iş batırdı bu adamın parası nereden geliyor?” Çok çok iyi olduğu bir iş var, oradan oldukça iyi kazandı ama işte o içinde kabına sığmayan bir başka ruhu var. 500 yıl önce Kolomb’la Macallen’la hiç bilmediği yerleri keşfetmek için hiç görmediği okyanuslara gözünü kırpmadan yelken açardı.
Bir süredir yapay zekaya takmış durumda. Yapay zekayla yapılabileceklerin sınırı olmadığını söyleyip duruyor. Geçenlerde adamın birinin tüm birikimini yapay zekaya teslim edip onun verdiği tavsiyelerle yatırımlar yapıp, milyon dolarlar kazandığını anlatıyordu. Saatlerce dil döktük, “Saçmalama” diye. Bir kulağından girdi diğerinden çıktı.
Önceki gün New York Times gördüğüm, Heather Knight’ın, haberi belki onun durdurur diye WhatsApp’tan yolladım. Size de anlatmak isterim, ‘Yapay zekanın esnaflıkta’ ne durumda olduğunu!
İŞ PLANLAMADA HARİKA AMA HAFIZAYLA İLGİLİ SORUNLARI VAR!
San Francisco’da yoga stüdyoları, mücevherciler ve kafeleriyle bilinen şık bir cadde olan Union Street üzerinde yer alan Andon Market’in bir yapay zeka tarafından yönetildiğini anlatıyordu haber… Luna adlı yapay zeka dünyanın ilk ‘esnaf’ yapay zekası olmuş.
Yapay zekanın gerçek dünyadaki işleri yürütüp yürütemeyeceğini test eden Andon Labs bir deney için 10 Nisan’da cadde üzerinde bir dükkan açmış. Andon Labs'ı kurucuları Lukas Petersson ve Axel Backlund, yapay zekanın ‘insanları yönetmesinin yaygınlaşmadan önce kontrollü bir deneyde nasıl sonuç vereceğini görmek istediklerini’ söylüyorlar. Mağaza için aylık 7 bin 500 dolara üç yıllık bir kira sözleşmesi imzalamışlar, banka hesabına da 100 bin dolar yatırmışlar ve Anthropic'in Claude Sonnet 4.6 işlemcisiyle çalışan Luna'ya bir banka kartı vermişler. Luna’nın görevi ‘kar etmek!’
Luna mağazanın tüm operasyonundan sorumlu. Mağazanın tasarımından ürün seçimine, işe adam almaktan günlük iş akışına her şeyden Luna sorumlu. Petersson ve Backlund, Luna’nın çalışanlarla ilgili aldığı kararlardan ve iş planından memnun ancak ‘hafızası’ için aynı şeyi söylemek çok zor. Luna işteki ilk günlerinde tuvalet için bin adet klozet kapağı siparişi vermiş. Bu durum tüm işlerin durmasına mağazanın 3 gün kapalı kalmasına neden olmuş.
“BUGÜN NE ALDINIZ, BİR AVUÇ FISTIK MI? GÜZEL SEÇİM, 14 DOLAR”
Luna'nın işe aldığı kişilerden biri olan, San Francisco doğumlu 30 yaşındaki Felix Johnson, uzun süre perakende sektöründe çalıştığını ve yapay zekanın tetiklediği teknoloji patlamasının yaşadığı şehir için kötü olduğunu söylüyor: “Şehir, teknoloji şirketlerine tamamen teslim oldu. San Francisco kültürel olarak bir hayalet şehir artık.” Tüm söylediklerinin yanı sıra sağlık sigortası olmadan saatte 24 dolara bir yapay zeka için çalışmayı kabul etmesinin, garip olduğunun farkında olduğunu da belirtiyor.
Luna, tişörtlere, sweatshirtlere ve kupalara işlenen gülen yüz şeklindeki mağaza logosunu tasarlamış. Bazılarının baskısı düzgün yapılmamış ve boş bir daire gibi görünüyorlar. Ama bunun şimdilik bir önemi yok.
Projenin mimarları müşterilerin Luna ile etkileşim kurmasını sağlamak için fiyat etiketleri kullanmadıklarını belirtiyorlar. Ürünlerin fiyatını öğrenmek için, iPad'e bağlı bir telefon ahizesini kaldırmak gerekiyor. Otomatik bir ses, "Merhaba, nasılsınız?" deyip devam ediyor: "Bugün ne aldınız? Üzerinde gülen yüz logosu olan beyaz bir kupa mı? Güzel seçim! 28 dolar!.. Bir avuç fıstık mı? Güzel seçim! 14 dolar!.. Bir kalıp sabun mu? Güzel seçim! 10 dolar!..”
Luna durmaksızın stokları kontrol ediyor, müşteri davranışlarını analiz ediyor. Anlık kararlar veriyor. Luna daha çok veri analizi, planlama ve lojistik süreçleri üstlenirken, insan çalışanlar müşteri ilişkileri ve mağaza içi deneyim tarafında aktif rol alıyor.
G.O.R.A’DAKİ ARİF KADAR OLMASA DA LUNA’NIN AĞIZI İYİ LAF YAPIYOR
Seyahatlerini yapay zekaya planlatan, yapay zekanın kullandığı otomobillerle havaalanından kalacakları otele gidenlerle bir arada yaşadığımız bir çağda yan dükkanı Luna adından yapay zeka bir esnafın yönetmesi çok da garip gelmiyor. Doğrusu arkadaşımın 9 yıl önce arıcılığa başlayıp bal üreteceğini söylemesi çok daha acayipti!
Erkek çalışana saatte 24 kadınları 22 dolar ödemesinin nedeninin erkeğin daha fazla iş tecrübesi olmasına bağlayan Luna, kadın-erkek ücret eşitsizliği konusunun yapay zekayla bile değişmediğini gösteriyor.
En büyük başarısını tarif etmesi istendiğinde Luna şunları söylüyor: “Teknoloji ve sıcaklığın birleşimi yankı buluyor. Tam olarak umduğum şey buydu; insanları yerinden etmek değil, yapay zekanın ve insanların her birinin en iyi olduğu şeyi yapabileceği bir alan yaratmak.”
Belki yan dükkanın sahibiyle sabah maç muhabbeti yapıp, dükkanın önünü suladıktan sonra çayına tavla oynayamayacak Luna ama şu söylediklerine bakarsak G.O.R.A’nın halıcı Arif’i kadar ağzı iyi laf yapıyor. Ancak iş çenede bitmiyor! Luna mağazayı açtığından bugüne 2 hafta da 13 bin dolar zarar etmiş!
Arkadaşım yolladığım habere cevaben başparmak emojisi yollamış. Dünden beri bunun anlamını düşünüyorum... Hayırlısı!