Boğaz’a tepeden bakan geniş terasta, toplanmış bir grup insan havadan sudan sohbet ediyor. “Havadan sudan” konuların baş köşesinde hep aynı şey var: ‘Yapay zeka!’
Yapay zekaya ‘şey’ demek doğru mu bilmiyorum; sonuçta insan değil! Gazoz açacağı ya da kerpeten gibi bir alet mi? Otomobil gibi bir araç da sayılmaz sanki, belki de sayılır; kafam karıştı! Neyse bugün için ‘şey’ dememde bir sonun olmadığını düşünüyorum, umarım alınmaz...
Konumuza dönelim.
Terasta 2’şerli, 3’erli gruplar arasında o sohbetten bu sohbete ‘sörf’ yapıyorum. Yurtiçinde, yurtdışında şirketlere danışmanlık yapan bir yazılımcı, “İşlerimizin büyük çoğunluğunu yapay zekaya kaptırdık” diyor. Çalışanlarının saatler boyunca çalışarak yapacağını şeyi dakikalar hatta saniyeler içinde yapabildiğini ve 24 saat aralıksız çalıştığını anlatıyor: “Onunla baş etmek çok zor!” Diğer grup yapay zeka sayesinde klonlama konusunda çok ilerleme kaydedildiğini konuşuyor. Bezos’lar, Altman’lar, Zuckerberg’ler havada uçuşuyor. O ünlü, “5 yıl daha sağ kalmayı başarırsanız, 100-150 yıl yaşamak işten bile olmayacak” cümlesi ortaya atılıyor, gruptakiler başlarıyla onaylıyorlar. Bir kadın yapay zekaya diyet programı hazırlattığını 3 kilo verdiğini iddia ediyor. Hemen karşısında, 50’lerinin ortasındaki adam, spor salonda yapması gerekenler için yapay zekaya bir program çıkarttırdığını söylüyor: “Çok memnunum... Bir spor hocasıyla çalışmaktan daha iyi! Yapay zeka destekli fitness pazarı 9.8 milyar dolardan 2030 yılına kadar 46.5 milyar dolara çıkacakmış...Yapay zeka destekli spor yapanları oranı 2020’de yüzde 10’u altındayken son iki yılda yüzde 40’lara yaklaşmış. 24-35 yaş arası kadınlarda yapay zeka destekli egzersiz programı uygulayanların oranı yüzde 70’leri aşmış.”
Tüm bu bilgileri telefonundaki yapay zeka uygulamasına sorarak aktardığını da belirteyim!
SOSYAL MEDYA KULLANIMI AZALIRKEN YAPAY ZEKA KULLANIMI ARTIYOR!
Geçenlerde Ofcom Britanya’da yaptığı bir araştırmanın yetişkinler arasında yapay zeka kullanımının hızla arttığını ortaya çıkardığını okumuştum. Yetişkinler arasında sosyal medya kullanımı 2024’te yüzde 61 iken 2026’da yüzde 49’a gerilemiş. Birçok insanın sosyal medya hesabı bulunmasına rağmen gittikçe daha pasif olduğu belirtiliyor. İnsanların artık sosyal medyada herhangi bir paylaşım yapmadan sadece izleyici olduğu kaydediliyor... Aynı dönemde yapay zeka kullanımı ise 2024’te yüzde 31’den 2026’da yüzde 54’e yükselmiş. Oran 16-24 yaş arasında yüzde 80’lerde! Yazı yazmak, seyahat ya da spor programı planlamak, sohbet gibi konularda insanlar yapay zekaya başvuruyormuş. Bilim insanları bazı kullanıcıların yapay zekayı ‘dijital bir yardımcı’, bir tür arkadaş hatta ‘partner’ gibi gördüğünü söylüyor.
Araştırmalara göre sosyal medyadaki ‘paylaşma’ dürtüsü yapay zekayla birlikte yerini ‘yardım almaya’ bırakıyor. Sosyal etkileşim için Instagram’da, TikTok’ta vakit geçirenler ‘bilgi almak’ için yapay zekaya yöneliyor. Bunun nedenlerinden biri sosyal medya mecralarındaki nefret dili, yargılama… Yapay zeka mecraları daha güvenli hissettiriyormuş.
Boğaz’a tepeden bakan bir terastaki insanların bütün öğleden sonra sohbetlerinin baş köşesinde oturan yapay zekanın zararlarıyla ilgili de bir dolu araştırma var. Mesela yapay zekanın yazma sürecinde bilişsel aktiviteyi azalttığı belirtiliyor. Yapay zeka kullananlar ortaya çıkan metinlerin kendilerine ait olduğuyla ilgili daha az sahiplik hissederken, ‘kendi yazdıkları’ çıkan bu metinleri hatırlamakta ve ihtiyaç duyduklarında alıntı yapmakta zorlanıyorlarmış. Dört bay boyunca yapay zeka kullanarak bir şeyler ‘yaratan’ insanların sinirsel, dilsel ve davranışsal ölçümlerde sürekli düşük performans gösterdiği de araştırmacıların ortaya koyduğu bir başka veri...
Bilim insanları yapay zekanın kısa vadede birçok konuda kolaylık sağlasa da öğrenme, düşünme ve zihinsel anlamda birçok olumsuz etki yaratma potansiyeli olduğu konusunda uyarıyor.
YAPAY ZEKA KULLANAN DOKTORLARIN YETENEKLERİNDE GERİLEME OLUR MU?
Yapay zekayla dolu bir günün ertesi sabahı sosyal medyada Ece’nin paylaşımında ‘Dijital Baston Etkisi’ diye bir ifade gördüm. Açıkçası yapay zeka için kullanılan bu ifade çok sempatik geldi bana! İfade sempatik ama tanımladığı durum biraz korkutucu doğrusu. Ece’nin ifadesiyle, “Destekleyici bir araç olarak tasarlanan teknolojinin onsuz adım atılamayan bir koltuk değneğine dönüşmesi” durumu sadece yazı yazmak, program yapmak gibi basit işlerde tembelliğe neden olmuyor. Konuyla ilgili okuduğum bir makaledeki örnek ‘Dijital Baston Etkisi’nin vahametini göstermek açısında oldukça çarpıcıydı.
200 yıldır yayınlanan en saygı akademik tıp yayınlarından The Lancet yayınlanan kolonoskopiyle ilgili bir çalışmaya göre doktorlar iyi huylu tümörleri tespitinde yapay zeka kullanmaya başlamadan önce yüzde 28.4’lük bir başarıya ulaşmış. Düzenli olarak yapay zeka desteği almaya başladıktan sonra, yapay zeka kullanmadan tespit oranları yüzde 22.4’e gerilemiş. Her biri 2000’den fazla kolonoskopi yapmış bu deneyimli doktorların yapay zekaya alıştıktan sonra yeteneklerindeki gerileme ‘Dijital Baston Etkisi’nin en acayip göstergelerinden biri! Şu son birkaç yılda yaşanan bu yetenek gerilemesinin önümüzdeki yıllarda ne duruma geleceğini düşündükçe ürperdim doğrusu.
Ece araştırmaların ‘Dijital Baston Etkisi’yle birlikte yapay zeka kullananlarda ‘Klavye Başında Dahi Masada Sessiz’ ve ‘Tüketici İllüzyonu gibi özelliklerin ortaya çıktığını, kendisinin bu durumlarla çok karşılaştığını belirtip takipçilerine “Ya siz?” diye sormuş. Bir sonraki paylaşımında ise gelen mesajlardan ‘herkesin yapay zekadan’ usandığını' gördüğünü yazmış! Ah, ne büyük yalan... Eminim ‘yapay zekadan usandığını’ söyleyenlerin büyük çoğunluğu Ece’nin paylaşımına verdikleri mesajlarını yapay zekaya yazdırmıştır!