Habertürk
    Takipte Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
        Anasayfa Özel İçerikler Kadir Kaymakçı Daha iyi tanışmak için tartışmak gerekli mi?!
        Sesli Dinle
        0:00 / 0:00

        Tartışmayı sevmiyorum! Şimdi böyle yazınca kafamın içindeki benlerden biri avazı çıktığı kadar bağırdı: “Yalannnnnnnnnnn!!!”

        Tartışmayı sevmediğim konusunda kendi kendimi mi kandırıyorum? Beynimin içinde, her katında başka bir 'ben'in yaşadığı koca apartmandaki dairesinin penceresinden beline kadar sarkmış ‘ben’, “Yahu tartışma senin göbek adın, üzerine tartışamayacağın bir konu yok…” diyerek kahkahalarla gülüyordu… Birkaç kaç kat yukarısında yaşayan bir diğer ben, bana destek çıktı: “Tartışabildiği için tartışmayı sevdiğini nereden çıkardın, seni moron!” Kafamın içindeki bir benin diğer bana ‘moron’ demesine biraz bozulmadım değil ama benim tarafımı tuttuğu için sesimi çıkarmadım. Ama bir yandan da “Yoksa ben tartışmayı seviyor muyum lan?” diye düşünmeye başladım.

        Tartışmaktan kasıt, inandığım bir konuda düşündüğümü söyleyip fikrimi savunmaksa kafamın içindeki ‘moron’ sonuna kadar haklı; kanımın son damlasına kadar tartışırım! Bu iyi bir şey mi? Bazen evet bazen değil; yaşadım öğrendim… Benim sevmediğim tartışma, özellikle sevdiğim insanlarla, incir çekirdeğini doldurmayacak konularda inatlaşmak! Kafamın içinde benlerin yaşadığı apartmanın girişinde yaşayan ve gün içinde önünden gelip geçen her şeye bir laf söyleyen ‘keçi ben’ üst katlarda yaşanan ‘tartışmaya’ burun kıvırdı. Haksız olduğumu bilsem bile tartışmayı alevlendirmemden yana görüş bildirdi. Tartışmayı kazanmanın ilk kuralının haklı olmak değil haksız da olsan fikrinde inat ederek karşındakini canından bezdirmek olduğunu söylüyor. İşte ben bu ‘keçi ben’i sevmiyorum!

        REKLAM

        SAMİMİ İLİŞKİLER KURMAK İÇİN TARTIŞMAK GEREKLİ ŞEYLERDEN BİRİ

        ‘The Art of Fighting: The Transformative Power of Conflict’ (Kavga Sanatı: Çatışmanın Dönüştürücü Gücü) kitabının yazarı Priye Parker, sevdiğimiz insanlarla tartışmaktan çekinmememiz gerektiğini söylüyor. Daha yakın daha samimi ilişkiler kurmak istiyorsak çatışma, tartışma gerekliymiş. Sevdiğiniz kişiyle bir fikir ayrılığınız varsa ve aranızdaki tansiyonun yükseldiğini hissediyorsanız bunun kötü bir şey olduğunu düşünmeyin, diyor Parker: “Bakış açınızı değiştirin, burada konuşulacak önemli bir şey var…”

        Priye Parker’ın kastettiği kavga değil, karşınızdaki kişiyle, eşiniz, kardeşiniz, arkadaşınız olabilir, anlaşmazlık yaşamaktan korkmamak. O anlaşmazlığın üzerine gidip, tartışarak da olsa onu çözmek.

        Böyle durumlarda sustuğunuzda aslında var olan sorunu daha da büyütüyorsunuz. Susmak bir çeşit odadaki dağınıklığı bir çekmeceye tıkıp görünmez kılmak gibi… Evet oda düzgün görünüyor olabilir ilk bakışta ama çekmece artık daha fazla şey almamaya başladığında ne yapacaksınız? Çekmece dolmadan, ortalık daha az dağınıkken toplamaya başlamak, tartışmak-konuşmak, her şeyi daha da kolaylaştırır.

        Tartışmanın bir diğer tarafında karşınızdaki kişiye kim olduğunuzu göstermesi! Gerçekte kimsiniz, nelerden hoşlanıyor, nelerden hoşlanmıyorsunuz… Olduğunuz gibi onun karşısında durmak, başka birini oynamaktan her zaman daha iyidir.

        Sevdiğiniz insanla tartışmanıza yol açan çatışma ilişkinizi zedeleyip zayıflatır mı yoksa birbirinize daha iyi tanıyıp anlamanıza yol açarak güçlendirir mi?

        REKLAM

        ANAŞMAZLIKLARDA TARITIŞMAKTAN KAÇINMAK BİR TÜR YALNIZLIK TERCİHİ

        Parker'ın çatışma olmadan hiçbir grubun iyi çalışamayacağını söylüyor: “Tartışma, topluluğun ölümü değil, can damarıdır.” Parker, insanların yalnızlığının nedenlerinden bir de zorlu bir durumdan kaynaklanan anlaşmazlıklarla başa çıkmak yerine, o durumdan kaçma isteği! Tartışmaktan kaçmak bir tür yalnız kalma seçimi…

        Tartışmamak bir tür yalnızlık tercihi mi? Bilmiyorum... Bildiğim tek şey tartışmak kazanmak için yapılması gereken bir şey değil bence! İşin içine haklı olmak, kazanmak gibi duygular girince o tartışma kavgaya dönüşüyor. Sesler yükseliyor, akıl devre dışı kalıyor o anlarda. Tüm o harala gürele bittiğinde ise geriye bir şey kalmıyor. Gelişmek, anlamak, anlaşılmak için tartışmak değerli olan. Kendini, fikrini, duygunu ortaya koymak anlaşılmaya çalışmak, karşındakinin seni görmesini sağlamak, senin de onu görmen demek gibi geliyor bana tartışmak. Bazı konularda hiç de aynı fikirde olmadığım arkadaşlarım var ama bu anlaşmazlık onları sevmeme engel değil. Sevdiğim insanla tartışmam onu daha az sevmeme neden olmaz, olamaz... Her zaman aynı fikirde olmamak bir eksiklik değil zenginlik bence. Gelişmek, olgunlaşmak, öğrenmek için biz alan açan bir şey anlaşmazlık, en azında ben böyle olması için çalışıyorum tartıştığımda.

        Tartışmayı sevmediğimi söylediğim için bana yalancı diyen kafamın içindeki apartmanın sakinlerinden kavgacı ‘ben’ ya da giriş katında yaşayan inatçı ‘keçi ben’ beni yanlış anlayan içimdeki bir dolu benden sadece ikisi. Kendimi kendime daha iyi anlatabilmek için şimdi onlarla tartışacağım bir süre. Umarım onlar beni tanır ve onların söylediklerinde de ben kendimi biraz daha iyi tanırım. Daha işi tanışmak için sağlıklı bir tartışma fena bir yol değil sanki...

        REKLAM