Buluşmamızın 15. dakikasında “Yeter!” demişim istemsizce. O gün ilk kez tanıştığım karşımdaki arkadaş şaşırdı… “Bir şey mi yaptım bilmeden” dedi boş boş yüzüme bakarak. Son 15 dakikada kaç kez parmaklarını çıtlattığının farkında olup olmadığını sordum; farkında değilmiş… Daha doğrusu parmaklarını çıtlattığını biliyor ama kaç kez yaptığını saymamış. “Böyle bir alışkanlığım var, elimde değil! Fark ettiğimde duruyorum ama biraz süre geçinde yine başlıyorum” diye anlattı. Hatta arada boynunu da sağa sola doğru kıtlatıyormuş. Ben ona denk gelmedim ama parmaklarının çıtırtısı hala kulaklarımda. “Ağrımıyor mu?” dedim, “Hayır” dedi. Bir doktora falan da gitmemiş bugüne kadar: “Çıt çıt sesi dışında, o da beni değil yanımdakileri rahatsız ediyor, bir problem yok benim için…”
İnternette parmak çıtlatma takıntısıyla ilgili bilimsel çalışmalar ararken BBC’de Donald Unger’in öyküsüne denk geldim. Unger, çocukluğunda annesi ve teyzeleri tarafından parmak eklemlerini çıtlatmanın kireçlenmeye neden olacağı konusunda uyarılmış. Onları haksız çıkarmaya kararlı olan Unger, 50 yıl boyunca günde en az iki kez -toplamda yaklaşık 36 bin 500 kez- sol parmak eklemlerini çıtlatmış sağ parmağına ise hiç dokunmamış. 1998'de, 72 yaşında, ömür boyu süren çabasının sonucunu öğrenmek için her iki elinin de röntgenini çektirmiş. “Her iki elimde de kireçlenme yoktu ve hatta iki elim arasında belirgin bir fark da yoktu” diye anlatıyor.
Donald Unger’in sırf ebeveynlerini haksız çıkarmak için gösterdiği kararlılık karşısında “Bu nasıl bir delilik” diye düşündüm. Ama BBC’nin haberinde beni asıl şaşırtan yapılan bilimsel çalışmaların, insanların yüzde 20 ila yüzde 50'sinin parmaklarını çıtlattığını söylemesi oldu.
Bu kadar çok parmak çıtlatan insan mı var gerçekten? Peki ben hiç parmak çıtlattı mı? Hatırlamıyorum!
‘PARMAK ÇITLATMA ANI PATLAYAN BİR HAVAİ FİŞEKLE AYNI’
Kimileri için bir alışkanlık olan parmak çıtlatma bazıları için verdiği histen dolayı bir keyif aktivitesiymiş. Parmak çıtlatırken orta çıkan sesi sevenlerin sayısının da azımsanmayacak kadar çok olduğu söyleniyor.
“Parmaklarımızı çıtlattığımızda olan şey aslında oldukça basittir” diyor BBC ve şöyle devam ediyor: “Eklem, iki kemiğin birleştiği yerdir ve parmak eklemlerimizde, boynumuzda ve sırtımızda bulunan eklemler, yağlayıcı görevi gören yumurta akı benzeri bir madde olan eklem sıvısıyla çevrilidir. Eklemlerinizi çıtlatmak için büktüğünüzde, çektiğinizde ve eğdiğinizde, eklem içindeki boşluk geçici olarak genişler. Bu, eklem sıvısının basıncının düşmesine neden olur ve sonuç olarak, bir zamanlar sıvıda çözünmüş olan gazlar kabarcıklar halinde ortaya çıkmaya başlar...”
Eklem çatlamasının sesi şaşırtıcı derecede yüksek olabiliyormuş. Bilim insanları bu sesin 83 desibele kadar ulaşabildiğini belirtiyor. Bu da yaklaşık olarak saatte 64 km hızla geçen bir dizel kamyonun gürültüsüne eşdeğermiş. Kaliforniya Üniversitesi’nden bilim insanları, ultrason kullanarak çatlayan bir eklemi incelediklerinde, ‘çıtlama’ anını ekranda patlayan bir havai fişek gibi tanımlamışlar.
PARMAK ÇITLATMA NORMAL BİR FİZYOLOJİK SÜREÇ
Bilim insanları Kevin de Weber, Mariusz Olszewski ve Rebecca Ortolano 2011’de yaptıkları çalışmada, 50–89 yaşlarındaki 215 kişinin verilerini incelemiş. Sonuçta parmak çıtlatanlarda ve çıtlatmayanlarda el kireçlenmesi oranları arasında anlamlı bir fark bulunmamış. Araştırmacılar, parmak çıtlatma alışkanlığın el kireçlenmesi için bir risk faktörü olduğuna dair kanıt bulamadıklarını söylüyor.
İngiltere'deki Manchester Üniversitesi'nde romatolog olan Kimme Hyrich, eklemlerimizden gelen çıtırtı sesinin gürültülü olabileceğini ancak bunun normal bir fizyolojik süreç olduğunu söylüyor.
ABD'nin Michigan eyaletinde beyin cerrahı Jay Jagannathan, “Elbette parmak çıtlatma sonrası eklemlerde ağrı veya şişlik gibi bazı uyarı işaretleri var. Boyunu çok sert bir şekilde çıtlatmanın ardından burkulma ve diğer sorunlar yaşayan hastalar da görülmüştür. Ancak genel olarak, eklemlerinizi çıtlatma isteği duyduğunuzda, bunun oldukça zararsız olduğu düşünülüyor” diyor.
Ancak 1990 yılında, 18 ila 60 yıl arasında değişen bir süredir parmak eklemlerini çıtlatan 74 kişi üzerinde yapılan bir araştırmada, bu kişilerin parmak eklemlerini çıtlatmayanlara kıyasla daha zayıf el kavrama gücüne ve daha fazla el şişmesine sahip oldukları görülmüş. Ancak bu bulgular, 2017 yılında yapılan bir başka araştırmayla çürütülmüş.
PARMAKLARIMI ÇITLATTIM, ORTAYA BİR KAMYON GÜRÜLTÜSÜ ÇIKMADI
Hayatımda ilk kez gördüğüm akşam 15 dakikada defalarca parmaklarını çıtlatarak kendisini sonsuza kadar beynime kazıyan arkadaşla bir daha buluşur muyum bilmiyorum. Ama sayesinde parmak çıtlatma konusunda yapılan bilimsel araştırmalarda bir parça haberdar olmuş oldum.
Yazıyı okuyup bitirdiğim de bilimsel olarak büyük bir zararı da olmadığından sağ elimle önce sol el işaret, sonra da baş parmağımı çıtlattım. Parmaklarımdan çıkan sese bakarsak, saatte 64 km hızla giden dizel kamyonunun düşündüğümden daha sessiz olduğunu söyleyebilirim.