Habertürk
    Takipte Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
        Anasayfa Özel İçerikler Kadir Kaymakçı Dost kontenjanım dolu!

        Evet dost kontenjanım dolu! En son 16 yıl önce birini dost olarak hayatıma aldım o gün bugündür yüzlerce insanla tanıştım, görüşüyorum ama ‘dost’ diyebileceğim insan sayısı 6! Ve evet 6 kişiyle dost kontenjanımı dolmuş hissediyorum. Burada mesele tanıştığım insanlar değil, benim…

        İnsanlarla tanışmaktan, bir arada olmaktan kaçınan biri değilim. Hatta ‘dost canlısı’ bile diyebilirim kendim için. Harika insanlarla da tanışıyorum, görüşüyorum. Neşeli, kendileriyle barışık, bilgili, beni dinleyen, anlayan insanlar ama sanırım benim için insanlarla tanışıp vakit geçirmekle dost edinmek arasındaki mesafe yıllar içinde iyice açıldı. Aradaki o büyük boşluk gözümü korkutuyor belki. O mesafeyi yürüyüp tanıştığım insanı dostluk kıyısına getirecek gücüm, sabrım yok galiba. Dostluk, sabır işi bence!

        REKLAM

        Benim yaşımda bırakın günleri, saatleri, anların bile kıymeti bir başka oluyor. Biriyle dostluk inşa etmek Sisifos’la birlikte dev bir kayayı dağın zirvesine yuvarlamaya benziyor. Zavallı Sisifos gibi tam tepeye ulaşmışken geresin geri kayanın peşinden aşağı koşmak istemiyorum. Dostluğun talep ettiği zamanı, aştığı tüm o dalgalı denizleri yeniden yeniden geçmek gözümde büyüyor. Sahtelik, vefasızlık, umursamazlık gibi dev dalgalarla boğuşmak için artık nefesim yetmezmiş gibi geliyor.

        İnsanların tarihte hiç olmadığı kadar birbirleriyle iletişim kurabildiği bir çağda bırakın dostluğu, arkadaşlık konusunda yoksunluk çekmesinin tuhaflığı kafamı karıştırıyor.

        REKLAM

        ARKADAŞ BULMAK İÇİN ALGORİTMALARA İHTİYAÇ DUYAN İNSANLAR

        İnsanların kız ya da erkek arkadaş bulmak için ‘dating app’leri kullandığını biliyorum ama dün The New York Times’ta ‘arkadaş’ eşleştirme konusunda hizmet veren şirketlerin sayısının arttığını okuyunca şaşırdım doğrusu! Her geçen gün daha fazla insan ‘arkadaş’ edinmelerine yardımcı olmaları içini bu şirketlere para ödüyormuş. Bizde böyle şirketler var mı bilmiyorum… Ama etrafımdan duyduklarım eli kulağındadır diye düşünmeme neden oluyor.

        Bu girişimlerin amacı, çevrimiçi tanışma ve diğer buluşma uygulamalarının yarattığı stresi ortadan kaldırmakmış... 20-50 yaş arasında binlerce insan bu yeni uygulamalara kaydolurken ilgi alanlarıyla ilgili bazı sorulara cevaplar veriyorlarmış. Mizah anlayışınız, arkadaşlarınızla nasıl vakit geçirmeyi sevdiğiniz ve siyasi yelpazenin diğer tarafındaki insanlarla tanışmaktan hoşlanıp hoşlanmadığınız gibi alışılmadık kriterler de dikkate alıyormuş. Üye olduktan sonra bir etkinlik seçiyormuşsunuz ardından algoritmaları devreye giriyormuş. Sizi, yaş ve verdiğiniz yanıtlara göre size uygun olabileceğiniz küçük bir grupla eşleştiriliyormuş. Sonra da yeni arkadaşlarınızla buluşacağınız önceden belirlenmiş bir yerde buluşma ayarlanıyormuş. Bu bazen bir restoranda yemek, bazen bir doğa yürüyüşü, makarna yapım kursu oluyormuş. Bu arkadaşlık şirketlerinden birinin kurucularından olan Arman Roshannai, “Bence bizim neslimiz, dijital önyargılardan arınmış, daha samimi bir ortamda birbirimizle gerçek hayatta buluşmanın özlemini çekiyor” diyor.

        REKLAM

        Bilimsel çalışmalar haklı olduğunu söylüyor. Mesela 2025 Dünya Mutluluk Raporu'nda Stanford Üniversitesi'nden Rui Pei ve Jamil Zaki'nin hazırladığı bölümde 2023 yılında dünya genelindeki genç yetişkinlerin yüzde 19'u, ihtiyaç duyduklarında destek alabilecekleri hiç kimsenin bulunmadığını bildiriliyor. Bu oran 2006'ya kıyasla yüzde 39 artmış! Araştırma birçok genç yetişkinin, akranlarının empati yeteneğini hafife aldığını; bu da onların başkalarıyla bağlantı kurmaktan kaçınmalarına ve anlamlı ilişkiler kurma fırsatlarını kaçırmalarına yol açtığını ortaya koyuyor.

        BİR ORTAMDA BİRİYLE AYNI ANDA BULUNMAKLA ARKADAŞ OLUNMAZ

        Harvard Üniversitesi’ndeki Making Caring Common Projesi'nin 2024 tarihli bir araştırması, yetişkinlerin yaklaşık yüzde 67'sinin sosyal-duygusal yalnızlık yaşadığını, bunun kısmen anlamlı bir grubun parçası olmadıklarını hissetmelerinden kaynaklandığını belirtiyor. Daha da ilginci araştırma yetişkinlerin yaklaşık yüzde 45'inin ‘yakın arkadaşlıklar kurmayı gerçekten bilmediklerini’ de ortaya koyuyor.

        Bireysel bir durum gibi görünen arkadaşı edinememe aslında toplumsal bir sorun olarak ortada duruyor.

        REKLAM

        Kansas Üniversitesi'nden Jeffrey Hall, bir tanışıklığın arkadaşlığa dönüşmesi için gereken süreyi araştırmış. Hall’a göre, yetişkinlerde bir tanışıklığın sıradan arkadaşlığa dönüşmesi için ortalama 94 saat, daha yakın bir arkadaşlığa dönüşmesi için ise yaklaşık 200 saatlik birlikte zaman geçirilmesi gerekiyor. “Bu süre sadece aynı ortamda bulunmakla dolmaz” diyor Hall: “Sohbet etmek, birbirini merak etmek, gündelik hayatı paylaşmak gerekiyor.”

        Şimdi bir düşünün arkadaşlarınızla ne kadar vakit geçiriyorsunuz? Kast ettiğim, WhatApp’te grup sohbetleri, Instagram’da DM kutusuna ‘Reels’ yağdırmak değil, fiziki olarak buluşup, bir şeyler paylaşmak. Birçok kez tekrarlanan ifade burada da karşımıza çıkıyor: Teknoloji insanlara ulaşmamızı, birbirimizden haberdar olmamızı kolaylaştırdı... Her an birbirimizden haberdarız! Sosyal medya paylaşımlarından arkadaşlarımızın nerede olduğundan, ne yaptığından haberdarız, onlar da bizim durumumuzu takip ediyor ama birbirimizin hayatlarına dahil değiliz. Telefonun birkaç inç’lik ekranında sıkışıp kalmış bir ilişki, hayatınızdaki büyük bir boşluğu dolduran ‘dostluk’la bir olur mu?

        REKLAM

        ALGORİTMALAR BİZİM DOSTLUĞUMUZU KAVRAYAMAZLAR!

        Dost kontenjanım dolu! Dostlarımla saniyeleri, dakikaları, saatleri, günleri, haftaları, ayları, yılları üst üste koyarak oluşturduğumuz bir dağın zirvesinde oturmuş aşağıdaki Sisifos’a el sallıyoruz. Kendimi şanslı hissediyorum. Bir sonraki buluşmamızda yazıyı okuyan ‘dostlarım’ benimle alay edecekler. Buna hazırım! Sonra her bir ‘an’ı paha biçilmez bir zamanı paylaşacağız, yıllardır olduğu gibi... Çünkü hepimiz biliyoruz, bizler birbirimiz için paralı app’lerin ‘mükemmel uyumlu’ diye seçtiği kişiler değiliz… Defolarımızla, yaralarımızla, fazlalıklarımızla, eksikliklerimizle birbirini kabul eden, anlayan, dinleyen, gülen, ağlayan dostlarız... Algoritmalar bizim ‘dostluğumuzun’ kavrayamaz, dostluk eşleşmek değil birlikte yaşamakla alakalı bir şey...

        REKLAM