Gazeteler dükkân mıdır?
Belediye başkanının çalışma ruhsatı yok diye gazete kapatma yetkisi var mı?
Şükran ÖZÇAKMAK –AHT
Bolu Belediye Başkanlığı, Bolu Havadis ve Bolu Gündem gazetesini, çalışma ruhsatları olmadığı gerekçesiyle kapatma kararı aldı. Encümen kararıyla mühürlenmek istenen gazetelerin önünde toplanan 300 kadar vatandaş, olayı protesto etti. Polis, güvenlik amacıyla önlem aldı. Karar, Bolu Valiliği'nin müdahalesiyle şimdilik ertelendi. Kapatılmak istenen gazetelerin sahiplerine ve Bolu Belediye Başkanı Alaaddin Yılmaz'a, karar ile gerekçelerini sorduk. "Belediyelerin, gazete kapma yetkileri var mı" sorusunu da konunun uzmanları yanıtladı. İşte yanıtlar:
"Reklam gelirlerimizi kesti"
Bolu Havadis gazetesi imtiyaz sahibi Mehmet Demirci:
Biz merkezi ve matbaası Ankara'da olan 3 yıllık bir haftalık gazeteyiz. Bolu merkezde çalışma ofisimiz var. Gerekli tüm izni almıştık. Matbaa olmadığı için belediyeden bir çalışma izni almamıza gerek yok diye biliyoruz. Bugüne dek hiçbir siyasi partiye yakınlaşmadık ancak belediyenin faaliyetlerini yazdığımız için muhalif gazete sayılıyoruz. Belediyenin faaliyetleriyle ilgili yazdığımız haberler nedeniyle başkan, 'iftira, yalan' suçlamalarıyla davalar açtı ancak açılan 10 ayrı davanın 7'sinden beraat ettik. Üçü halen sürüyor. Başkan, bize ilan veren firmalara da zabıta gönderip, baskı yapıyordu. Gazetemiz reklam alamaz duruma geldi. Bağışlarla yayınlarımızı sürdürecek duruma geldik. Başkan'ın kişisel kavgası. Biz AK Parti'den veya bir başka partiden bir baskı görmedik. Büroyu mühürleyerek, çalışma alanlarımızı kapatmaya çalıştı. Zabıtalar öğle saatinde tutanak tuttu ve aynı gün alelacele encümen kararı çıkarıldı. Akşam saat 17. 30'da bize tebliğ edildi. Valilik'ten gelen bilgi doğrultusunda kapatma kararının durdurulduğunu öğrendik."
"Kiralık daireye ÇED raporu istediler"
Bolu Gündem Gazetesi'nin sahibi Süha Alparslan:
"26 yıllık gazeteyiz ancak bu binaya 3 ay önce taşındık. 4 katlı yeni bir binanın alt katında kiracıyız. Belediye zabıtaları geldi ve yeni bina için yeniden çalışma ruhsatı almamız gerektiğini söyledi. Binanın iskânı alınmış, vergi ruhsatımız da var. Ama 'neyimiz eksik' diyerek yine belediyeye başvurduk. Bize 'ÇED raporunuz ve elektronik imzanız yok' dediler. Bolu İl Çevre Müdürlüğü'ne başvurduk. Güldüler ama raporumuzu aldık. Elektronik imza için Maliye'ye başvurduk. Maliye, 3-4 gün sonra işlemin tamamlanacağını söyledi. Ancak ertesi gün mühürlemeye geldiler. Encümenden alelacele kapatma kararı çıkarmışlar. 'İçeriden eşyalarınızı alın' dediler ve biz de kedimiz ile kalemlerimizi alıp çıktık. İnternet sayfamızdan da kapatma kararını duyurduk. Vatandaşlar ve siyasi parti temsilcileri geldi. Seçim çalışmaları için Bolu'ya gelen CHP'li Milletvekilimiz Tahir Özcan da oturma eylemi yaparak bize destek verdi. Dışarıda 300-400 kadar vatandaş vardı. Olası bir olaya karşı polis ekipleri de geldi. Vali bey, polisleri geri çekti. Ve sanıyorum Vali beyin müdahalesiyle kapatma işlemi şimdilik ertelendi. Bolu'nun 26 yıldır yaşayan gazetesiyiz. AKP'li belediye başkanının despotik davranışını yazıyoruz. Bolu'da 7 gazetede ve 2 televizyon kanalı var ve çoğunluğu Belediye Başkanı Yılmaz'ın insiyatifinde. Bize reklam veren vatandaşı bile arayıp engelliyor. Gazete tirajımız 1200 – 1500 kadar. İnternet sitemizi günde 15 bin kişi ziyaret ediyor. En güçlü gazete biziz. Belediye Başkan yardımcısı ve baş danışmanı, rüşvet alırken yakalandı ve 7 ay hapse mahkum oldu onu yazdık. İhaleye fesat karıştırma, irtikap suçlarını yazdık. CHP'nin adayı bir bayan ve Bolu'da çok sevilen biri. Biz de yerel seçimde onu destekliyoruz."
Başkan Yılmaz: Kendi kendilerini ihbar edip provoke ediyorlar
Bolu Belediye Başkanı Alaaddin Yılmaz:
Bolu Belediyesi olarak bizim herhangi bir gazeteyi kapatmamız mümkün değil. Gazetelerin açılıp kapatılmasına belediyeler karar vermez. Ancak şuan seçim dönemindeyiz. Bu gazetenin haberlerine ve yorumlarına bakarsanız hemen hemen provokatif bir gazetedir. Sanırım bu seçim zamanında da ruhsatsız olduklarını belirterek, kendi kendilerini ihbar ettiler. Zabıta gidince ruhsatsız olduklarını tespit etti ve kapattı. Ama ruhsatsız olduklarını daha önce bilseydik o zaman kapatırdık. Seçim zamanında bizim bunlarla uğraşacak vaktimiz yok. Bu gazete tamamen CHP ile uyum içerisinde bizim kazanamamamız için yoğun bir kampanya yürüttükleri için kendi kendilerini ihbar ettirerek bizi provoke etmek istediler. Bilseydik daha önce kapatırdık ki biz provokatör gazeteyi yaşatmayız. Ben yerlerini bilmem, ÇED raporları var mı yok mu bilmem. Konuyla irtibatlı değilim, ilgili değilim, şu anda seçim gezilerindeyim. Hukuki konulara ben girmem. Zabıta, bürokrasi kendi kendine işlem yapar. Ben yalnızca 'seçim zamanında provokasyona gelmeyin biraz idare edin' dedim ve işlemi durdurdum."
Basın özgürlüğüne yönelik yeni bir darbedir
Türkiye Gazeteciler Cemiyeti (TGC) Yönetim Kurulu:
Bolu Belediyesi'nin kararı, basın özgürlüğünü daha da daraltma adına yeni bir girişimdir. Gazeteciliğin ayrılmaz parçalarından biri olan yerel medyanın baskı altına alınması, muhalefet yapan gazetelerin çeşitli bahanelerle susturulmaya çalışılması demokrasiyle bağdaşır bir durum değildir. Son olarak Bolu Havadis ve Bolu Gündem gazeteleri çalışma ruhsatlarının yetersiz olduğu gerekçe gösterilerek kapatılmak istenmiştir. Seçim öncesi bu tip bir girişimin basın ve ifade özgürlüğüne yönelik yeni bir darbe oluşturduğunu, ayrıca yerel basında çalışan meslektaşlarımızı da baskı altında tutmayı amaçladığını düşünüyor ve kararı kınıyoruz. Ayrıca Anayasa`nın 30. Maddesi ‘Kanuna uygun şekilde basın işletmesi olarak kurulan basımevi ve eklentileri ile basın araçları, suç aleti olduğu gerekçesiyle zapt ve müsadere edilemez veya işletilmekten alıkonulamaz' demektedir. Karar bu yönüyle de Anayasa'ya aykırıdır. İktidarı ve iktidara yakın belediyeleri halkın gerçekleri öğrenme ve haber alma kanallarını tıkayacak bu tür yollardan bir an önce vazgeçmeye çağırıyoruz."
"Bir gazete sadece bir iş yeri olarak değerlendirilemez"
İstanbul Kemerburgaz Üniversitesi Hukuk Fakültesi
Öğretim üyesi Yrd. Doç. Dr. Hasan Sınar:
Bolu'da gerçekleşen bu olayın belediyelerin ceza verme yetkisine ilişkin 1608 sayılı yasa uyarınca gerçekleştirildiği anlaşılmaktadır. Bu kanun ilçe belediyelerine belediye sınırları içinde söz gelimi ruhsatsız olarak açılmış olan iş yerlerine faaliyetten men yetkisi vermektedir. Bu yetki, bu ruhsatsız faaliyetin belediye zabıtası tarafından tespit edilmesi halinde, belediye encümeni tarafından faaliyetten men kararı verilmesini kapsamaktadır. Ancak burada önem taşıyan husus bir gazetenin sadece bir iş yeri olarak değerlendirilemeyeceği hususudur. Çünkü özellikle yerel gazeteler kamuoyunun bilgi edinme hakkını sağlamak üzere ülkenin her yerinde özgür bilgi dolaşımını sağlıklı bir biçimde gerçekleştirilebilmesinin teminatı olan, basının adeta kılcal damarlarıdır. Bu nedenle bir yerel gazetenin hakkında böyle bir işlem uygulanırken öncelikle o kurumun basın özgürlüğünden yararlanmakta olduğunu ve idarenin de basın özgürlüğünü korumakla yükümlü olduğunu göz önünde bulundurarak işlem yapmak gerekir. Somut olayda olduğu gibi salt siyasal kaygılarla olduğu izlenimi veren tartışmalı bir kararla bir gazetenin çalışma ruhsatının iptal edilmesi ve faaliyetten men edilmesi idarenin şeffaflığı tarafsızlığı ve hesap verilebilirliği ilkeleri ile açıkça çelişmektedir. Kapatma işleminin gerçekleşmesi halinde ilgili yerel basın yetkililerinin 15 gün içinde Sulh Hukuk Mahkemesi'ne itiraz yetkilerini kullanmaları gerekir.
"Belediye Başkanı yetkisini kötüye kullanıyor"
Türkiye Gazeteciler Sendikası Genel Sekreteri Mustafa Kuleli:
Yasa bu konuda çok açık. Gazeteler için Mevkute Beyannamesi verilmesi gerekiyor ki o da belediyeye değil savcılığa verir. Buradaki bir ticari işletme olduğu için belediyeden de işyeri ruhsatı alınması gerekir ancak belediye bu yetkisini kötüye kullanıyor. Ayrıca bu ülkede havalimanları, hidroelektirk santralleri, ÇED raporu onaylanmadan inşa ediliyor da bir gazetenin küçücük matbaa makinesi için mi aciliyet var? Burada siyasi bir elem var ki o da gazeteleri baskı altına almak susturmak. Bu tutum, seçim öncesi hoşuna gitmeyen haberleri susturma işlemi. Gazeteciler Sendikası olarak, Belediye Başkanı'nı 'Suç işliyorsunuz' diyerek uyardık. Belediye eğer bu tutumundan vazgeçmezse biz de sendika olarak bu gazetelerin haklarına sahip çıkmak için Bolu'ya gideceğiz. Sendika olarak ana akım, yerel medya diye bir ayrım yapmıyor, ülkenin neresinde olursa olsun en küçük basın özgürlüğüne müdahaleye müdahil oluyoruz. Kimse, 'buranın kralı benim, asarım keserim' havasına girmesin.